MUHAKKAK ŞİRK EN BÜYÜK ZULÜMDÜR

İnsanlar dünya menfaati için zalimlere muhabbet göstermemelidir. Allâhü Teâlâ'nın "Zalimlere meylederseniz ilâhî azaba uğrarsınız." ikazını düşünerek onlar ile oturup kalkmamalı, onların hareketlerini doğru görmemeli, onların yollarına gitmemelidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır: "Zulüm üç nevidir.

1- Bir zulüm vardır ki, onu Cenâb-ı Hak asla mağfiret buyurmaz. Bu şirkten ibarettir. Allâhü Teâlâ "Şirk, büyük bir zulümdür." (Lokman S. âyet 13) diye buyurmuştur.

2- Bir zulüm de vardır ki, onu Allâhü Teâlâ dilerse mağfiret buyurur. Bu kulların kendileriyle Rab'leri arasındaki hususlarda kendi nefislerine yaptıkları zulümdür.

3- Bir zulüm de vardır ki, onu affetmez. Bu kullardan bazılarının bazıları hakkında yaptıkları zulümdür ki, bunlardan bazıları, bazılarından haklarını almadıkça bunları bağışlamaz."

İnsan, şirke düşüren, küfre götüren şeylerden son derece sakınması lâzımdır. Allâh'tan başka ilahlara inanıp şirk üzere ölenler cehennemde ebedî azap olunacaklardır. Bu ceza, Allâhü Teâlâ'nın zatının inkar neticesidir.

Hak Teâlâ hazretlerine karşı mükellef olduğumuz vazifeleri yapmayan mü'minler de nefislerine zulmetmiş, Allâhü Teâlâ'ya karşı nankörlük yapmış olacaklarından azab olunurlar. Şu kadar var ki, bunların azabı ebedî değildir. Cenâb-ı Hak bunların bir kısmını bir müddet azap ettikten sonra affeder. Bir kısmını da hiç azap etmeden mağfiret buyurur. Fakat hiçbir insan, kendi hakkında ne yolda muamele olunacağını bilemediği için kulluk vazifelerinde kusur etmemeye çalışmalıdır.

İslâmiyet, herkesin malına, canına, hürriyetine, namusuna riayet edilmesini katî surette emretmektedir. Güzel bir terbiyeye ve itikada sahip olan, Allâhü Teâlâ'nın azabından korkan, ahiret gününe iman eden, ilâhi adaletin muhakkak tecelli edeceğine inanan bir insan, kul hakkına asla cür'et edemez. Şayet kendisinden böyle bir hareket zuhur etse hemen pişman olur ve tevbe eder.