Tabiî ki ALLAH.Allah; o kadar büyük, o kadar yüce ki, yerlere, göklere,
alemlere, kâinatlara sığmadı..sonunda varettiklerinin gönüllerine girdi
ve ancak oraya sığdı.
Sonra da; Ben; göklerde değil, varettiklerimin gönüllerindeyim! dedi.
Evet, Allah; gerçekden çok sevdiği, severek yarattığı insanların gönüllerindedir.
Ama bu böyle kalmadı, Şeytan baktı ki, Allah en yüce yere yerleşmiş,
kendisini böldü parçaladı, didikledi ve o da adını "Nefs" yaparak, insanoğlunun içine girdi.
Allah müdahale etmedi çünkü adaleti vardı.
İnsanoğluna
"Hür irade" verdi ve
İşde buyur; istediğini seç, ya şeytana ya da gönlüne, yani bana kulak ver.
Ama güveniyordu, ama biliyordu, yarattığı insanın eninde sonunda
gönlünün sesine kulak verip O'na döneceğine,
O'na varacağına..emindi..bekledi..büyük bir sabırla bekledi.
Ne yaptı insanoğlu; gönlünü sardı sarmaladı bir kenara koydu.
İçindeki nefsine uydu, dünyaya geldi nefsiyle yaşadı,
hiçbir şey yapmadan yine nefsine hizmet ederek
Bu böyle devam ediyor, asırlardan beri de böyle sürüyor.
Allah;
o örtünün altında, gönlümüzdeki yerinde büyük bir sabırla bekliyor..
Ve hala diyor ki;
Birgün mutlaka gönlünün üzerindeki örtüyü açacak, beni görecek,
gönülden gönüle geçecek ve bendeki gönüle varacak!!!