Insan bir yolcudur. Sen burada misafirsin. Ve buradan da diger bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremedigi birseye kalbini baglamaz. Bu menzilden ayrildigin gibi, bu sehirden de çikacaksin. Ve keza, bu fani dünyadan da çikacaksin. Öyle ise aziz olarak çikmaya çalis.

Kendini basibos zannetme. Zira su misafirhane-i dünyada nazar-i hikmetle baksan; hiçbir seyi gayesiz, nizamsiz göremezsin. Nasil sen nizamsiz, gayesiz olabilirsin.

Insan ebed için yaratilmistir. Onun hakiki lezzetleri, ancak marifetullah, muhabbetullah, ilim gibi umur-u edebiyedir Hayatin lezzetini, zevkini isterseniz hayatinizi imanla hayatlandiriniz ve feraizle ziynetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eger siz daire-i mesruada kalmazsaniz, o gençlik zayi olup basiniza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek. Eger terbiye-i Islamiye ile o gençlik nimetine karsi bir sükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik manen baki kalacak ve edebi bir gençlik kazanmasina vesile olacak. Dünyada gençlige muhabbet, yani ibadette gençlik kuvvetini sarf etmenin neticesi: dar-i saadette edebi bir gençliktir.