Mülk edinme vasıtalarından olan satın alma, hibe, vasiyyeti kabul veya miras gibi bir sebeple, yahut malları ayrılması mümkün olmayan bir şekilde karıştırmak suretiyle; bir malın birden çok kimse arasında müşterek olmasına "Şirket-i Mülk" denir. Müşterek mülkiyetin meydana gelmesi tarafların rızasının dışında ortaya çıkarsa buna cebri ortaklık denir. Miras veya malları karıştırmak gibi!.. Tarafların rızasıyla olursa buna ihtiyari ortaklık denilir. Bir malı iki kişinin satın alması gibi!.. Dolayısıyla mülk ortaklığı; cebri ve ihtiyari olmak üzere iki kısma ayrılır.(134)
1436 Şirket-i Mülk'ün rüknü; hisseleri birleştirmektir.(135) Bu birleştirmenin cebri veya ihtiyari olması mahiyete tesir etmez. Şirketi Mülk'te (Mülk ortaklığında); ortaklardan birisinin diğerinin hissesini, onun izni olmadan tasarruf etmesi caiz değildir. Ancak ittifak ederlerse, diledikleri gibi tasarrufta bulunabilirler.(136) Müşterek mülkün geliri; ortaklar arasında hisselerine göre taksim olunur. Hiç kimse payından fazlasını talep edemez. Müşterek mülk taksim edilmeye elverişli ise; taraflar anlaşma suretiyle mallarını ayırabilirler.(137).
1437 Müşterek milkiyet, malın çeşidi bakımından da iki kısma ayrılır. Birincisi: Şirket-i Ayn'dır. Bu, belli ve mevcut bir malda müşterek mülkiyettir. İki kişinin bir koyunda yahud bir sürü koyunda şayian iştirakleri gibi.(138) İkincisi: Şirket-i Deyn'dir. İki kişinin başka birinin zimmetinde bulunan şu kadar para veya mal alacaklarında müşterek olmaları gibi!.. Alacaklılardan her biri ne elde edebilirse, diğer alacaklı da buna ortaktır. Borçlu, birinin payını ödeyip, diğerinin payını erteleyemez