MUDARİBİN (İŞLETİCİNİN) HAKLARI: Sermaye sahibinden almış olduğu "mudaraba sermayesi"; emanet hükmündedir. Nitekim Mecelle'de: "Mudarib emindir. Onun elindeki sermaye vedia (Emanet) hükmündedir. Sermayede tasarruf etmesi noktasında Rebbü'lmal'in (sermaye sahibinin) vekilidir."(220) Hükmü yer alır. Kâr ortaya çıktığı zaman, anlaştıkları oranda "Kâr Hakkı" vardır.(221).
1489 Sermaye sahibinin iznini almak şartıyla va'deli şatış yapabilir.(222) Ancak bu va'de; o beldedeki ticari örfle sınırlıdır. Ticaret ehli arasında ma'ruf olmayan uzun vade ile mal satamaz.
1490 Yapmaya güç yetiremiyeceği bazı işleri yaptırmak için vekil olarak birini tutma hakkı vardır.(223)
1491 Mudarib; ticaret için sefere çıktığı zaman (ister kâr sağlasın, ister sağlamasın) sermayeden harcama hakkına haizdir.(224) Ancak başka sebeblerle (mudarabanın konusu dışında) seyahat ederse sermayeden masrafları karşılama hakkı yoktur.(225).
1492 Ticaret için seyahat ederken hastalanırsa, tedavi masrafları sermayeden karşılanır.(226).
1493 Mudarib'in; sermayenin bir bölümünü borç olarak bir başkasına vermesi veya teberru etmesi caiz değildir. Zira bu hakka sahip değildir.(227) Ancak sermaye sahibinin sarih izni bulunursa; borç verebileceği gibi, teberru da yapabilir.(228).
1494 MUDARABANIN SONA ERMESİ: Mudaraba şu on sebebten birisiyle münfesih olur. Bunların bir kısmı iradi, diğer bir kısmı da irade dışında cereyan eder.
1) Sermaye sahibinin ölmesi.
2) Müdaribin (Emek sahibinin) ölmesi.
3) Sermaye sahibinin akli melekelerini yitirmesi.
4) Müdaribinin (işleticinin) cinneti.
5) Sermaye sahibin sefeh veya hacr sebebiyle mahcuriyeti. (Tasarruf hakkının elinden alınması.) Buna "kadı" karar verebilir.
6) Müdaribin mahcuriyeti, tasarruf hakkının elinden alınması.
7) Belli bir zamanla sınırlandırılmış mudaraba akdinde, sürenin dolması.
8) Sermaye sahibinin, müdaribi (emek sahibini) azletmesi.
9) Müdaribin (emek sahibinin) istifa ederek işi bırakması.
10) Daha tasarruf vukû bulmadan sermayenin telef olması.(229).
1495 İki taraftan birisinin kararı ile mudaraba feshedilebilir. Hem sermaye sahibi (Rabbü'lmal), hem müdarib (emek sahibi) bu hususta tam yetkilidir. Ancak feshin gerçekleşmesi için bunu iki tarafın da bilmesi gerekir.(230) Sermaye, ticari eşya durumunda iken mudarib azledilirse; bu eşyayı satması hakkıdır. Peşin veya vadeli satması arasında fark yoktur. Zira hakkı olan kârın ortaya çıkması, malın nakde çevrilmesiyle gerçekleşir.(231).
1496 Mudaraba'da; herhangi bir kasda dayanmayan ziyan, önce kârdan düşülür. Eğer helâk olan mal, kâr nisbetinden daha fazla ise, fazla kısmı sermayeden düşülür. Böyle bir durumda mudarib; ziyanı (helak olan malı) tazmin etmez. Çünkü o bir emanetçi hükmündedir