+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

neden hicret ediyorlardı

 İslami Konular ve kaynakları Katagorisinde ve  Doğru İslam Bilgileri Forumunda Bulunan  neden hicret ediyorlardı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>N İ ÇİN H İCRET EDİYORLARDI? Bu adamlar niçin hiçret ediyorlardı ? Mal, „mülk, ev, bark ne varsa, hepsini geride bırakarak ana baba yurdundan çıkıp gurbet ellerine niye gidiyorlardı? Bu soruların cevâbını kavrayabilmek, insanlığın ma'nâsını anlamak demektir. Bu insanlar hürriyet arıyorlardı: akîde, vicdan hürriyrti. Mekke'de ya ş ama haklarına sâhip ...

  1. #1
    Status
    Offline
    MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üst Düzey Yönetici
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.525
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart neden hicret ediyorlardı

    neden hicret ediyorlardı
    NİÇİN HİCRET EDİYORLARDI?
    Bu adamlar niçin hiçret ediyorlardı? Mal, „mülk, ev, bark ne varsa, hepsini geride bırakarak ana baba yurdundan çıkıp gurbet ellerine niye gidiyorlardı? Bu soruların cevâbını kavrayabilmek, insanlığın ma'nâsını anlamak demektir. Bu insanlar hürriyet arıyorlardı: akîde, vicdan hürriyrti. Mekke'de yaşama haklarına sâhip değildiler. Mekkeliler onları tazyik altında boğmak istiyorlar, en mukaddes varlıklarına, îman ve akîdelerine saldırıyorlardı. Onlara hayat hakkı, vicdan hürriyeti tanımıyorlardi. Îmân ve akîde ise her şeyden azizdir. Din uğrunda her şey den, mal, mülk ne varsa hepsinden vazgeçtiler. Gözleri arkalarında kalmıyordu. Hür ufuklara doğru açılıp giderken, rehberleri îmân nûru olduğundan, yüzlerinde parlak bir ümîdin tatlı ışıkları beliriyor ve güle güle gidiyorlardı. Baskı altında yaşamak canlarına tak demişti. Tedhiş ve zulüm altında yaşamak insanı ezer, canından bezdirir, derin bir kasvet içinde çürür gider. İnsan böyle bir yerde düşünme kabiliyetini bile kaybeder. Düşünmekten bile korkar ve çekinir olur. Vâkıa fikirler cebir ve şiddetle öldürülemez, fakat sindirilir. Müşrikler işte müslümanlar hakkında bunu yapıyorlardı. "Günümüzde olduğu gibi" Böyle bir yerde yaşamaktansa göçmek daha evlâdır. Habeş'e hicreti de böyle, bu zarûretle olmuştu. Zulümden kurtularak hür yaşamak için şimdi de daha müsâit buldukları Medîne'ye can atıyorlardı. Esasen Medîne onlara âğuşunu açmış bekliyordu. Onları tatlı tebessümlerle karşılayacaktı. Vâkıa Mekke onların ana baba ocağı idi. Orada doğmuşlar, orada büyümüşlerdi. Vücutları oranın toprağından yoğrulmuştu. Yine orada ölüp vatanın toprağına karışmak hoş bir şeydi. Fakat "Rabbimiz bir tek Allah'tır" dedikleri için müşrikler onlara her türlü ezâ ve cefâyı revâ görüyorlardı. "Günümüz müşrikleri onlardan farklı davranmiyor, bu gün ayni kelimeyi söyleyen mü'minlere" Medîne'ye hicretin sâikı bunlardır.
    Mekke'de, böyle hicret vâsıtasından mahrum olanlarla, bizzat Peygamber Efendimizin kendileri ve bir de Ebû Bekir Hazretleri kalmıştı. O da Hazret-i Peygamber'e mürâcaat ederek hicret arzusunu izhâr etmişti. Peygambr'imiz ona:
    -Acele etme, bakalım, belki, Allah sana bir arkadaş verir, dedi.
    Kureyş, Hazret-i Muhammed'in (S.A.V.) ne fikirde olduğunu bilmiyordu. Müslümanlar Habeş'e hicret ederken O hicret etmemişti. Acaba yine öyle mi yapacaktı? Ashâbı hicret ederek kendisi Mekke'de mi kalacaktı? Yoksa O da Medîne’ye müslümanların arasına gidip dîni neşir için orasını kendine merkez mi ittihaz edecekti? Bu hususta kimse bir şey bilmiyordu. Hazret-i Peygamber'in en yakın ve samîmi ahbâbı, yâr-ı cânı olan Ebû Bekir'e bile bu hususta sarih bir şey söylememişti. Ufak îmâlarla iktifâ ediyordu.


  2. #2
    Status
    Offline
    MuHaMMeD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üst Düzey Yönetici
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    3.525
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart DarÜ'n-nedve'nin korkunÇ karari

    DARÜ'N-NEDVE'NIN KORKUNÇ KARÂRI
    Fakat ne de olsa müşrikler, müslümanların Medîne'de çoğalmasından son derece telâş içinde idiler. Medîne onların ticâret yolunun üzerinde idi. Sûriye'ye yaptıkları ticâret kervanları oradan geçiyordu. Medîne, kuvvetli bir Islâm merkezi hâline geliyordu. Bunun sonu müşriklerin aleyhine çıkacağı şüphesizdi. Eskiden müslümanları Şi'b-i Ebî -Tâlib'de abluka edebiliyorlardı, fakat şimdi onları ellerinden kaçırmışlardı. Lâkin Islâm hareketinin başında bulunan Peygamber henüz Mekke'de idi. Bir de Onu ellerinden kaçırırlarsa, bittikleri gündü. Fakat ne yapmalı idi? Hazret-i Muhammed (S.A.V.)'i Mekke'de muhâfaza altında bulundurmak, Onun Medîne'ye gidip müslümanların başına geçmesine mânî olmak, Onun hicretine müsâade etmemek, işte bu olabilirdi. Fakat Medîne'dekiler Peygamberlerini kurtarmak için Mekke'ye hücûm edebilirlerdi. Mekke'liler, Medîne'lilerin misliyle mukaabelesinden korkarak kat'î karar veremediler. Nihâyet en kötü ve korkunç bir şey düşündüler: İşi kökünden halletmek, İslâm cereyânının kaynağını kurutmak. "Bu günkü müşriklerin emelleri Mekke müşriklerinkinden farklı değildir." Bu da Hazret-i Muhammed (S.A.V.)'i ortadan kaldırmakla olacaktı. İşte bu hâîn maksadla Dârü'n-Nedve'de mühim bir toplantı akdettiler ve bu mes'eleyi ortaya atıp tartışma yatılar
    İçlerinden bir kısmı; Onu zincire bağlayıp zindana atalım, dedi. Arapların böyle şeyler yaptıkları vâki' idi. Meslâ: Züheyr ve Nâbiga gibi şâirlerin başına böyle haller gelmişti. Yeni fikirleri öldürmek için Araplar bu vâsıtaya baş vuruyordu. Fakat bu def'a bu fikir kabûl edilmedi. Bâzıları: Onu aramızdan çıkarıp sürgün edelim, Arabiistanın ıssız bir çölüne atarak göz hapsine alalım, dediler. Lâkin bu da uygun görülmedi. çünkü sürgünden kurtulup Medîne'ye giderek Müslümanların başına geçmesi mümkündü. Onun için buna da yanaşmadılar. Nihâyet Ebû Cehil ortaya bir teklif attaı: Onun vücudunu ortadan kaldırmak. Fakat kim öldürecekti? Çünkü Arapların kan gütme da'vâsı vardı. Abd-i Menâf Oğulları, Hazret-i Muhammed (S.A.V.)'in kan da'vâsını asla bırakamazlardı. Bu ise düşman karşısında birlik olmaları lâzım gelen Arapları birbirine düşürür, düşman yapardı. Nihâyet onun da kolayını buldular: Her kabîleden birer genç alacaklardı. Bunlar birden kılıç çalıp vuracaktı. Kimin darbesinden maktul düşdüğü belli olmıyacaktı. Abd-i Menâf Oğulları böylelikle kan da'vâsına kalkışamayacak, çâresiz diyete râzı olacaktı. Onlar da diyeti ödeyecekler; böylece mes'ele kapanacaktı!
    Onlar böyle düşündüler ve böyle kararlaştırdılar. Adamlarını hazırlayıp Muhammed'in evini abluka altına almak üzere faaliyete geçtiler. Onlar bu işe artık olmuş bitmiş nazariyle bakıyorlardı. Tevhid dîninin nûru sönecek sanıyorlardı. " Bu günkü müşriklerin sandığı gibi." Halbuki, Allah'ın takdiri bambaşka zuhûr edecekti. Hâdisat behemehal takdîr-i ilâhî üzere vuku' bulacaktı, fakat gafiller bunu hesâba katmıyordu.


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


İslamın sartı kactır Cevabı ? (Harfle Yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379