Tevhidin faziletleri..
Muhakkak ki hamd Allah’adır (c.c.). O’na hamdeder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız.
Allah (c.c.) kime hidayet ederse onu kimse saptıramaz, kimi de saptırırsa ona da kimse hidayet edemez. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O, şeriksiz olarak birdir (ve yine) şehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) O’nun kulu ve Rasulü’dür. Selam O’nun ehline, ashabına ve Kıyamete kadar O’nun Sünnetine sarılıp tabi olanların üzerine olsun.
İbadetlerden sonra Allah Sübhanehu ve Teala bize kendisini zikretmemizi emretmiş ve zikredenleri övmüştür. Bunun karşılığı olarak büyük sevap vaadetmiştir.
Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
“Artık namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzereyken Allah’ı anın.” (Nisa: 4/103)
“Hac ibadetinizi bitirince Allah’ı atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla anın (zikredin)...” (Bakara: 2/200)
(Hac esnasında) Rabbinizden rızık istemenizde herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan indiğiniz zaman, Meşairi’l-Haram’da Allah’ı zikredin...” (Bakara: 2/198)
“... Belirli günlerde kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah’ın adını zikretsinler...” (Hac: 22/28)
“Sayılı günlerde Allah’ı zikredin.” (Bakara: 2/203)
“Beni anmak için namaz kıl.” (Ta-Ha: 20/14)
“Ey insanlar! Allah’ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzab: 33/41-42)
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Teşrik günleri (bayramlarda tekbirlerin getirildiği günler) yemek, içmek, Allah’ı zikretmektir." (Müslim, Oruç: 23.)
“Duaların en hayırlısı Arafat gününün duasıdır. Benim söylediğim ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en hayırlı şey şudur: ‘Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur, birdir, ortağı yoktur. Mülk yalnız O’nundur. Hamd yalnız O’nadır ve O her şeye kadirdir." (Tirmizi, Deavat: 133; Muvatta, Kur’an: 32.)
“La İlahe İllallah” zikirlerin en faziletlisidir. Bu kelimenin zikir çeşitleri arasındaki yeri çok büyük olduğundan manası ve şartları bilinip gereklerinin yerine getirilmesi gerekir. Bu kelimeyi sadece dille söylemek yeterli değildir.
Allah’tan (c.c.), bizi ve sizi“La İlahe İllallah” ın manasını bilenlerden, gizli ve açık bütün hükümlerini yerine getirenlerden ve O’na bağlananlardan kılmasını dileriz.
Şeyh Salih b. Fevzan b. Abdullah el-Fevzan

La İlahe İllallah” ın Allah (c.c.) katındaki yeri ve fazileti çok büyüktür. Kim sadık olarak bu kelimeyi söyler (ve gereklerini yerine getirir) se Cennete girer.
Kim ki bu kelimeyi yalandan söylerse hapsedilir ve malına da el konulur. Hesabı ise Allah’a (c.c.) aittir.
Az harflerle, kısa lafızlarla söylenen ve dile hafif gelen bu kelime mizanda (ölçüde) ağır gelecektir.
Ebu Said el-Hudri’den (r.a.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Musa (a.s.) dedi ki, ‘Ya Rabbi! Bana seni hatırlayıp dua edebileceğim bir şey öğretti.Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
‘Ey Musa! “La İlahe İllallah” de. Musa (a.s.) dedi ki:
‘Ey Rabbim! Bütün kulların bunu diyorlar.’ Bunun üzerine Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
‘Ey Musa! Yedi gökler ve içinde bulunanlar ile yedi yerler bir kefeye konsa, “La İlahe İllallah” ağır gelir.” (Hakim: 1/528, İbn Hibban: 2324; Mevaridü’z-Zaman: 19.)
Bu hadisten de anlaşıldığı gibi “La İlahe İllallah” İllallah zikirlerin en faziletlisidir.
Abdullah b. Ömer’den Rasulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Duaların en hayırlısı Arafat günü duasıdır. Benim söylediğim ve benden önceki rasullerin söyledikleri en hayırlı şey şudur:
Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur, birdir, ortağı yoktur, mülk yalnız O’nundur. Hamd yalnız O’nadır ve O her şeye kadirdir.” (Tirmizi, Deavat: 133; Muvatta, Kur’an: 32.)
Abdullah b. Amr b. el-As’dan (a.s.) Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Allah ümmetimden bir kişiyi Kıyamet Gününde herkesin önünde ayıracak. Onun aleyhinde doksandokuz sicil (dosya) açacak. Her bir dosyanın boyu gözün uzanabildiği mesafe kadar olacak. Sonra:
‘Bunlardan bir şey reddediyor musun?’ diyecek. Adam:
‘Hayır Ya Rabbi’ diye cevap verecektir. Sonra:
‘Herhangi bir özrün var mı?’ buyuracak ve o kimse:
‘Hayır Ya Rabbi’ diye cevap verecektir.
Bunun üzerine Allah(c.c.):
‘Yanımızda senin bir hasenen (makbul olan amelin) vardır ve bugün sana haksızlık yapılmayacaktır.’ Sonra içinde ‘Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet ederim ve Muhammed’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim’ yazılı bir kağıt parçası çıkarılacak Cenab-ı Hak:
‘Kendi tarafından hazır bulun!’ buyuracak.
‘Ya Rabbi! Bu ufacık kağıt parçası (kocaman) dosyalar nedir?’ diyecek. Cenab-ı Hak:
‘Sana zulüm yapılmayacaktır.” buyuracak.
Müteakiben siciller bir kefeye kağıt parçası bir kefeye konacak, siciller havaya kalkacak ve kağıt parçası (yani “La İlahe İllallah” ın konulduğu kefe) ağır gelecektir.” (Tirmizi, İman: 17; İbn Mace, Zühd: 35; Ahmed: 2/213, 22.)
Bu kelimenin fazilet ve büyüklüğünü Hafız İbni Receb ‘Kelimetü’l-İlhas’ ismini verdiği risalesinde şöyle delillendirmektedir:
“La İlahe İllallah” Cennetin karşılığıdır. Kim bu kelimeyi söyleyerek ölürse Cennete girer. Bu kelime ateşten kurtuluştur ve en güzel hasenedir. Günah sayfalarını silerek kalpteki imanı yeniler, varlığını ortaya çıkarır. Hicapları ortadan kaldırır. Bu, söyleyeni Allah’ın (c.c.) doğruladığı ve nebilerin söylediği faziletli bir söz, en güzel ve en faziletli zikirdir. Amellerin en faziletlisi ve sevabı en çok olanıdır. Bu kelime köle azat etmeye eşdeğer bir sevap kazandırır. Şeytandan Allah’a (c.c.) sığınmadır. Haşr’ın korkusundan ve kabrin vahşetinden güvenli olmaktır. Kabirlerinden kalktıklarında (La İlahe İllallah) müminlerin bir şiarı (işareti) dir.
O’nu söyleyene Cennetin sekiz kapısı açılır ve hangisinden dilerse oradan girer. O’nun hakkını vermediklerinden dolayı ateşe giren günahkar müminler, günahları nisbetinde yandıktan sonra ateşten çıkarılırlar.
İbni Receb bunların her birini delillendirmiştir.(Hafız İbn Receb el-Hanbeli, Kelimetü’l-İhlas: 54-66.)