+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Salİha bİr eŞ

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  Evlilik Rehberi Forumunda Bulunan  Salİha bİr eŞ Konusunu Görüntülemektesiniz.=>SALİHA BİR EŞ Allah'ın kuluna verdiği iman nimeti gibi bir nimet yoktur. Bu aynı zamanda Allah'ın kulları üzerine bir Hakkıdır. Allah'ın kullarına verdiği bir çok nimet içinde dünyanın en hayırlı nimeti de saliha bir eştir. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve Sellem, "Dünya bir faydalanmadan ibarettir. Bunun en Hayırlısı da, saliha ...

  1. #1
    Status
    Offline
    inkıYAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Foruma Alışıyor
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    46
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Salİha bİr eŞ

    Salİha bİr eŞ
    SALİHA BİR EŞ
    Allah'ın kuluna verdiği iman nimeti gibi bir nimet yoktur. Bu aynı zamanda Allah'ın kulları üzerine bir Hakkıdır. Allah'ın kullarına verdiği bir çok nimet içinde dünyanın en hayırlı nimeti de saliha bir eştir. Çünkü
    Resulullah sallallahu aleyhi ve Sellem, "Dünya bir faydalanmadan ibarettir. Bunun en Hayırlısı da, saliha bir eştir" buyurmuştur.
    Resulullah sallallahu aleyhi Vesellem, Veda hutbesinde kadınların, Allah'ın emaneti oldukların belirtmiş, "Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en iyi davrananızdır" buyurarak, bu nezih insanın korunmasını öğüt etmiştir.
    O halde, bu ikrama yakışan bir ahlak içinde bulunmalıdır:
    Resulullah sallallahu aleyhi Vesellem, şöyle buyurmuştur:

    "Bir Kadın" Kilar, ırzını korur ve KOCASINA itaat ederse, cennet kapılarının dilediğinden girer namazlarını
    Ümmü Seleme'den, Rasûlullah'ın, "Kocası kendisinden razı olarak ölen kadın cennete girer" dediği rivayet edilmiştir.
    Kadını cehenneme sokan sebeplerin başında eşine karşı gelmesi ve üzerine olan iyiliklerini inkar etmesidir. İbn Abbas Radıyallahu anhümâ'dan, Buhari'nin rivâyetinde Resulullah şöyle buyurmuştur:
    "Cehennem bana gösterildi. Oradakilerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm. Kocalarına nankörlük ederler. Şayet kadınlardan Birisine uzun zaman iyilik etsen, sonra senden bir kötülük Karaçalı 'senden hiçbir zaman iyilik görmedim' der."
    Selef-i salihînden birinin hanımına şöyle tavsiyede bulunduğu nakledilir: [Beni affet ki, sevgimiz sürsün. Kızgın olduğumda benimle konuşma, def gibi beni çalmaya kalkma. Bilemezsin gelecek nasıl olacak. Şikayeti çoğaltma kuvvetin gider. Şikayeti çoğaltırsan kalbim sana buğzeder. Çünkü kalpler dönektir. Ben gördüm ki, Kalpte hem sevgi hem eza bulunabilir. Ikisi biraraya gelince, sevgi devam etmez gider]
    Ebu Derdâ Radıyallahu anh, ise hanımına şöyle derdi: "Kızdığımı gördüğünde beni öylece kabul et. Ben de seni kızgın gördüğümde ses çıkarmam"

    Evlilik, hayatı müşterek paylaşmaktır. Kadın ve erkek birlik olup Allah'ın, eda etmekle bizleri sorumlu kıldığı "ilahi kelimetullah" görevini üstlenmektir. Bu müşterek hayat, müslümana Rabbine karşı görevlerini yerine getirmede ayrı bir dinamiklik sağlar. Bu açıdan bakıldığında evlilik, birbirlerine örtü olan iki insanın; yine birbirlerinin zayıflıklarını gidererek daha güçlü bir yapı meydana getirmeleri şeklinde tanımlanabilir.
    Öyleyse toplumda bir takım kalıplarla yozlaştırılan aile MÜESSESESİ, İslâmın tanımladığı ölçülerle yeniden yapılandırılmalıdır. Kadın, bilinçli olmak; dinini yaşamak ve çevresine bu konuda örnek olmak için Gayretli olmalı, yine bu şûurda çocuklarını yetiştirmelidir. Eşi de ona yardımcı olmalı ve Rasûlullah'ı kendisine rehber edinmelidir. Yuva Kur'an ve sahih sünnet nûruyla bir mektebi andırmalıdır. Umulur ki, Allah bizleri rahmetiyle Bağışlar ve bizleri salihler zümresine ilhâk eder ...
    Evlilik İçin Terbiye Görmüş İyi Bir Eş Seçimi
    "İslam bir aile dinidir. Müslümanın aile içindeki sorumluluğunu ve evi içindeki görevini İslâm belirler. Müslümanın evi, İslam Toplumunun çekirdeğidir. Ayrıca o, herşeyin özü ve temelidir. Çocuğun bakımı ve eğitimi hususunda babaya yardımcı olacak olan şüphesiz, görevini bilen ve bunu en güzel şekilde yerine getirecek olan iyi eştir. Evin Hanımı, bu eğitim faaliyetinde temel direktir. Toplumların hayatında onun faaliyetinin tarihi bir rolü vardır. Toplumu ıslah eden, ümmeti daha iyiye ve daha güçlü olmaya götüren lideri de o dünyaya getirir ... İşte ev, bu inanç ve Düşüncenin kalesidir, içerden ve dışardan kalenin sağlam olması gerekir. Kalenin her ferdi, Dışarıdan sızılmaması için gediklerin önünde durur. Aksi halde, düşman saldırısı karşısında kalenin savunması zorlaşır.
    Mü'minin görevi, bu kalenin iç güvenliğini sağlamak ve davetini uzaklara götürmeden önce oranın gediklerini kapatmak olmalıdır. Bunu yapabilmek için de İslâm'a gönül vermiş bir ana gerekir. Bu kalenin güvenliğini sağlamak için, tek başına Müslüman bir baba yeterli olmaz. Kız ve erkek çocuklarını gereği gibi yetiştirebilecek ana ve babaya ih * tiyaç vardır. Bir erkek, bir grup erkekle birlikte İslâm toplumunu inşa teşebbüsünde başarılı olamaz. Bu toplumda kadınlar da mutlaka Katkıda bulunmalıdır; onlar, geleceğin tohumu ve meyvesi olan neslin bekçileridir ... Bu, İslam davetçilerinin iyi düşünmeleri gereken önemli bir noktadır.
    Müslüman yuvayı inşa edecek müslüman ananın Yetiştirilmesi için fazla ihtimam göstermek gerekir. Böyle bir yuva kurmak isteyenler, öncelikle İslâm'a gönül vermiş bir eş araştırmalıdır. Aksi halde, İslam toplumunu bina etmek gecikecek, gedikleri çoğalmış, zayıf ve tembel olarak devam edecektir. "(Düstûru'l-USRA fi Zılâli'l-Kur'ân, s. 112)

    Evlenilecek Kadının en iyi özelliği dinine bağlılığı, takvası ve Allah'a olan yakınlığıdır. Böyle bir kadın neşe ve saadet vesilesi olur, kendisi, kocasının serveti ve çocuklarının terbiyesi hususunda ona güven duyulur. Böyle bir ana, çocuklarının karnını doyururken onları aynı zamanda iman ve ahlak umdeleriyle de besler. Yanlarında Allah'ı anar. Rasûlüne Salât ve selam getirir. Onlara takvayı zerkeder ve hayatlari boyunca İslâm sevgisini kazandırır. Kişi, çocukluk ve gençliğinde aldığı hayat sürer tarzına göre eğitim. Ana Babanin nitelikleri, hiç şüphesiz Çocuklarına intikal eder.
    "Çocukta takva Suur çoğu kez, ana babaya, onlardan birine, amcaya veya dayıya bağlı olarak ortaya çıkar. Hz. Aişe'nin (ra) rivayet ettiği şu hadis bu noktayı açıklamaktadır:
    "(Nesli devam ettirecek olan) nutfeleriniz için (evlenece * ğiniz kadını) seçiniz. Çünkü kadınlar, erkek kardeşlerine ve kız kardeşlerine benzer çocuklar doğururlar." (Sahihu'l-Cami)
    Karısının kültürlü OLMASINI istemek kocanın Hakkıdır. Zira kültür, evin idaresi ve çocuğun iyi bir şekilde eğitilmesinde kadına yardımcı olur. Kadın, yapısına ve kemaline uygun bir metodla dilediği ilmi tahsil edebilir. Şu da akla gelmektedir:
    "Erkek ile kadın, şiirin Beyti gibidir. Şiirin beytinin yarısının sağlam, öbür yansının da zayıf olması güzel olmaz."
    Resulullah (sav), kocalarını gözeten ve Çocuklarına Şefkat gösteren iyi hasletlerin sahibi Kureyş kadınlarını övmüştür.
    Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre Resulullah (sav) şöyle buyurur:
    "Develere binen (Arap) Kadınların Hayırlısı, çocuğuna çok şefkatli olan ve evindeki kocanın hukukuna riayet eden Kureyş'in iyi kadınlarıdır." (Buhârî, Nikah, 12; Ahmed b. Hanbel, II. 269)
    Kadının, çocuklarının eğitimini üstlenmesi ve kocasının hizmetini yerine getirmesi onu en yüksek derecelere yükseltir ve büyük hanımların Safina / listesine koyar. Kadının bu Ameli, erkeklerin savaş meydanındaki cihadına, mesciddeki Cuma Namazına denktir.
    Yezid b. es-Seken'in kızı Esma (ra) Rasûlüllah'a (sav) gelerek şöyle demişti;
    "Ben, arkamda bulunan müslüman kadınlar topluluğunun elçisiyim. Hep birlikte biz şöyle düşünmekteyiz: Şüphesiz Allah seni hem erkeklere hem de kadınlara gönderdi. Biz sana iman ettik ve sana tabi olduk. Biz kadınlar, kocalarına bağlı ve kılık-kıyafetine dikkat eden tesettürlü hanımlarız, evlerde oturmaktayız. Erkekler ise, Cuma ve cenaze namazlarını kılarak ve cihâda katılarak bizden daha faziletli durumdadır. Ama onlar cihada çıktıklarında, mal ve servetlerini biz korumaktayız, çocuklarını da biz Terbiye etmekteyiz. Acaba sevap ve mükafatta onlara ortak olabilir miyiz ey Allah'ın Elçisi? " Bunun üzerine Rasulullah (sav) ashabına yönelerek
    "Siz, bir kadının, diniyle ilgili bundan daha güzel bir sual sorduğunu duydunuz mu?" deyince, onlar:
    "Evet (öyle) Ya Rasulallah (s.a.v.)" dediler. Resulullah da (s.a.y.):
    "Ey Esma! Git ve arkanda bulunan kadınlara şunu bildir: Sizden birinizin KOCASINA itaat ederek iyi davranması, onun hoşnutluğunu istemesi ve ona tabi olması, söylediklerinin hepsine Bedeldir."
    Ebu'l-Hasen el-Mâverdî, iyi bir eş seçmenin, çocuğun babası üzerindeki hakkı olduğu görüşündedir. O, bu kanaate varırken Hz. Ömer'in şu sözünü dikkate almıştır:
    "Çocuğun babası üzerindeki ilk hakkı, evlat istemeden önce ona Dindar, iffetli, akıllı, tecrübeli, güzel Ahlâk sahibi ve her halükârda kocasıyla uyuşabilen olgun bir ana seçmesidir."
    Netice itibariyle Saliha bir eş, erkeğin sakladığı gerçek bir dünya ve ahiret hazinesidir.
    Sevbân der ki:
    "Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara elem verici bir azabı müjdele"
    ayeti nazil olduğunda Resulullah (sav) ile beraber bir yolculukta idik. Sahabeden bazıları
    "Ayet altın ve gümüş hakkında indirildi. Hangi malin daha hayırlı olduğunu bilseydik onu edinirdik" deyince, Resulullah (sav) şöyle buyurdu:
    "En hayırlı varlık, zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve imanı hususunda mü'mine yardımcı olan saliha bir eştir." (Tirmizî, Tefsir, 9; İbn Mâce, Nikah, 5; Ahmed b. Hanbel, V, 278)
    İbn Abbas da () şöyle der r.a.:
    "Sözkonusu ayet nazil olunca bu, müslümanlara ağır gelmişti. Bunun üzerine Hz. Ömer:
    "Ben bir çıkış yolu bulur ve sizi rahatlatırım" diyerek gitti ve
    "Ya Rasulallah! Bu ayet ashabına ağır geldi" dedi. Resulullah da (s.a.v.):
    "Allah, geriye kalan mallarınız temiz olsun diye zekatı farz kıldı. Sizden sonrakilere intikal etmesi için de Mirası farz kıldı" deyince, Hz. Ömer tekbir getirdi. Sonra da Resulullah (s.a.v.) ona şöyle dedi:
    Erkeğin hazinesini sana bildireyim mi? O, saliha bir eştir; Kocası ona baktığı zaman sevindirir, emrettiği zaman itaat eder, gıyabında da onu korur." (Ebu Davud, Zekat, 32; İbn Mâce, Nikah, 5)
    SALİHA BİR EŞ
    Allah'ın kuluna verdiği iman nimeti gibi bir nimet yoktur. Bu aynı zamanda Allah'ın kulları üzerine bir Hakkıdır. Allah'ın kullarına verdiği bir çok nimet içinde dünyanın en hayırlı nimeti de saliha bir eştir. Çünkü
    Resulullah sallallahu aleyhi ve Sellem, "Dünya bir faydalanmadan ibarettir. Bunun en Hayırlısı da, saliha bir eştir" buyurmuştur.
    Resulullah sallallahu aleyhi Vesellem, Veda hutbesinde kadınların, Allah'ın emaneti oldukların belirtmiş, "Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı en iyi davrananızdır" buyurarak, bu nezih insanın korunmasını öğüt etmiştir.
    O halde, bu ikrama yakışan bir ahlak içinde bulunmalıdır:
    Resulullah sallallahu aleyhi Vesellem, şöyle buyurmuştur:

    "Bir Kadın" Kilar, ırzını korur ve KOCASINA itaat ederse, cennet kapılarının dilediğinden girer namazlarını
    Ümmü Seleme'den, Rasûlullah'ın, "Kocası kendisinden razı olarak ölen kadın cennete girer" dediği rivayet edilmiştir.
    Kadını cehenneme sokan sebeplerin başında eşine karşı gelmesi ve üzerine olan iyiliklerini inkar etmesidir. İbn Abbas Radıyallahu anhümâ'dan, Buhari'nin rivâyetinde Resulullah şöyle buyurmuştur:
    "Cehennem bana gösterildi. Oradakilerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm. Kocalarına nankörlük ederler. Şayet kadınlardan Birisine uzun zaman iyilik etsen, sonra senden bir kötülük Karaçalı 'senden hiçbir zaman iyilik görmedim' der."
    Selef-i salihînden birinin hanımına şöyle tavsiyede bulunduğu nakledilir: [Beni affet ki, sevgimiz sürsün. Kızgın olduğumda benimle konuşma, def gibi beni çalmaya kalkma. Bilemezsin gelecek nasıl olacak. Şikayeti çoğaltma kuvvetin gider. Şikayeti çoğaltırsan kalbim sana buğzeder. Çünkü kalpler dönektir. Ben gördüm ki, Kalpte hem sevgi hem eza bulunabilir. Ikisi biraraya gelince, sevgi devam etmez gider]
    Ebu Derdâ Radıyallahu anh, ise hanımına şöyle derdi: "Kızdığımı gördüğünde beni öylece kabul et. Ben de seni kızgın gördüğümde ses çıkarmam"

    Evlilik, hayatı müşterek paylaşmaktır. Kadın ve erkek birlik olup Allah'ın, eda etmekle bizleri sorumlu kıldığı "ilahi kelimetullah" görevini üstlenmektir. Bu müşterek hayat, müslümana Rabbine karşı görevlerini yerine getirmede ayrı bir dinamiklik sağlar. Bu açıdan bakıldığında evlilik, birbirlerine örtü olan iki insanın; yine birbirlerinin zayıflıklarını gidererek daha güçlü bir yapı meydana getirmeleri şeklinde tanımlanabilir.
    Öyleyse toplumda bir takım kalıplarla yozlaştırılan aile MÜESSESESİ, İslâmın tanımladığı ölçülerle yeniden yapılandırılmalıdır. Kadın, bilinçli olmak; dinini yaşamak ve çevresine bu konuda örnek olmak için Gayretli olmalı, yine bu şûurda çocuklarını yetiştirmelidir. Eşi de ona yardımcı olmalı ve Rasûlullah'ı kendisine rehber edinmelidir. Yuva Kur'an ve sahih sünnet nûruyla bir mektebi andırmalıdır. Umulur ki, Allah bizleri rahmetiyle Bağışlar ve bizleri salihler zümresine ilhâk eder ...
    Evlilik İçin Terbiye Görmüş İyi Bir Eş Seçimi
    "İslam bir aile dinidir. Müslümanın aile içindeki sorumluluğunu ve evi içindeki görevini İslâm belirler. Müslümanın evi, İslam Toplumunun çekirdeğidir. Ayrıca o, herşeyin özü ve temelidir. Çocuğun bakımı ve eğitimi hususunda babaya yardımcı olacak olan şüphesiz, görevini bilen ve bunu en güzel şekilde yerine getirecek olan iyi eştir. Evin Hanımı, bu eğitim faaliyetinde temel direktir. Toplumların hayatında onun faaliyetinin tarihi bir rolü vardır. Toplumu ıslah eden, ümmeti daha iyiye ve daha güçlü olmaya götüren lideri de o dünyaya getirir ... İşte ev, bu inanç ve Düşüncenin kalesidir, içerden ve dışardan kalenin sağlam olması gerekir. Kalenin her ferdi, Dışarıdan sızılmaması için gediklerin önünde durur. Aksi halde, düşman saldırısı karşısında kalenin savunması zorlaşır.
    Mü'minin görevi, bu kalenin iç güvenliğini sağlamak ve davetini uzaklara götürmeden önce oranın gediklerini kapatmak olmalıdır. Bunu yapabilmek için de İslâm'a gönül vermiş bir ana gerekir. Bu kalenin güvenliğini sağlamak için, tek başına Müslüman bir baba yeterli olmaz. Kız ve erkek çocuklarını gereği gibi yetiştirebilecek ana ve babaya ih * tiyaç vardır. Bir erkek, bir grup erkekle birlikte İslâm toplumunu inşa teşebbüsünde başarılı olamaz. Bu toplumda kadınlar da mutlaka Katkıda bulunmalıdır; onlar, geleceğin tohumu ve meyvesi olan neslin bekçileridir ... Bu, İslam davetçilerinin iyi düşünmeleri gereken önemli bir noktadır.
    Müslüman yuvayı inşa edecek müslüman ananın Yetiştirilmesi için fazla ihtimam göstermek gerekir. Böyle bir yuva kurmak isteyenler, öncelikle İslâm'a gönül vermiş bir eş araştırmalıdır. Aksi halde, İslam toplumunu bina etmek gecikecek, gedikleri çoğalmış, zayıf ve tembel olarak devam edecektir. "(Düstûru'l-USRA fi Zılâli'l-Kur'ân, s. 112)


  2. #2
    Status
    Offline
    ŞehadetGüvercini - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Gönüllü Paylaşımcı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.289
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    tabi eşin de salih olması lazım


  3. #3
    Status
    Offline
    Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.424
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Salİha bİr eŞ

    Evlenilecek Kadının en iyi özelliği dinine bağlılığı, takvası ve Allah'a olan yakınlığıdır. Böyle bir kadın neşe ve saadet vesilesi olur, kendisi, kocasının serveti ve çocuklarının terbiyesi hususunda ona güven duyulur. Böyle bir ana, çocuklarının karnını doyururken onları aynı zamanda iman ve ahlak umdeleriyle de besler. Yanlarında Allah'ı anar. Rasûlüne Salât ve selam getirir. Onlara takvayı zerkeder ve hayatlari boyunca İslâm sevgisini kazandırır. Kişi, çocukluk ve gençliğinde aldığı hayat sürer tarzına göre eğitim. Ana Babanin nitelikleri, hiç şüphesiz Çocuklarına intikal eder. "Çocukta takva Suur çoğu kez, ana babaya, onlardan birine, amcaya veya dayıya bağlı olarak ortaya çıkar. Hz. Aişe'nin (ra) rivayet ettiği şu hadis bu noktayı açıklamaktadır:
    "(Nesli devam ettirecek olan) nutfeleriniz için (evlenece * ğiniz kadını) seçiniz. Çünkü kadınlar, erkek kardeşlerine ve kız kardeşlerine benzer çocuklar doğururlar." (Sahihu'l-Cami)
    Karısının kültürlü OLMASINI istemek kocanın Hakkıdır. Zira kültür, evin idaresi ve çocuğun iyi bir şekilde eğitilmesinde kadına yardımcı olur. Kadın, yapısına ve kemaline uygun bir metodla dilediği ilmi tahsil edebilir. Şu da akla gelmektedir:
    "Erkek ile kadın, şiirin Beyti gibidir. Şiirin beytinin yarısının sağlam, öbür yansının da zayıf olması güzel olmaz."
    Resulullah (sav), kocalarını gözeten ve Çocuklarına Şefkat gösteren iyi hasletlerin sahibi Kureyş kadınlarını övmüştür.
    Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre Resulullah (sav) şöyle buyurur:
    "Develere binen (Arap) Kadınların Hayırlısı, çocuğuna çok şefkatli olan ve evindeki kocanın hukukuna riayet eden Kureyş'in iyi kadınlarıdır." (Buhârî, Nikah, 12; Ahmed b. Hanbel, II. 269)
    Kadının, çocuklarının eğitimini üstlenmesi ve kocasının hizmetini yerine getirmesi onu en yüksek derecelere yükseltir ve büyük hanımların Safina / listesine koyar. Kadının bu Ameli, erkeklerin savaş meydanındaki cihadına, mesciddeki Cuma Namazına denktir.
    Yezid b. es-Seken'in kızı Esma (ra) Rasûlüllah'a (sav) gelerek şöyle demişti;
    "Ben, arkamda bulunan müslüman kadınlar topluluğunun elçisiyim. Hep birlikte biz şöyle düşünmekteyiz: Şüphesiz Allah seni hem erkeklere hem de kadınlara gönderdi. Biz sana iman ettik ve sana tabi olduk. Biz kadınlar, kocalarına bağlı ve kılık-kıyafetine dikkat eden tesettürlü hanımlarız, evlerde oturmaktayız. Erkekler ise, Cuma ve cenaze namazlarını kılarak ve cihâda katılarak bizden daha faziletli durumdadır. Ama onlar cihada çıktıklarında, mal ve servetlerini biz korumaktayız, çocuklarını da biz Terbiye etmekteyiz. Acaba sevap ve mükafatta onlara ortak olabilir miyiz ey Allah'ın Elçisi? " Bunun üzerine Rasulullah (sav) ashabına yönelerek
    "Siz, bir kadının, diniyle ilgili bundan daha güzel bir sual sorduğunu duydunuz mu?" deyince, onlar:
    "Evet (öyle) Ya Rasulallah (s.a.v.)" dediler. Resulullah da (s.a.y.):
    "Ey Esma! Git ve arkanda bulunan kadınlara şunu bildir: Sizden birinizin KOCASINA itaat ederek iyi davranması, onun hoşnutluğunu istemesi ve ona tabi olması, söylediklerinin hepsine Bedeldir."
    Ebu'l-Hasen el-Mâverdî, iyi bir eş seçmenin, çocuğun babası üzerindeki hakkı olduğu görüşündedir. O, bu kanaate varırken Hz. Ömer'in şu sözünü dikkate almıştır:
    "Çocuğun babası üzerindeki ilk hakkı, evlat istemeden önce ona Dindar, iffetli, akıllı, tecrübeli, güzel Ahlâk sahibi ve her halükârda kocasıyla uyuşabilen olgun bir ana seçmesidir."
    Netice itibariyle Saliha bir eş, erkeğin sakladığı gerçek bir dünya ve ahiret hazinesidir.
    Sevbân der ki:
    "Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara elem verici bir azabı müjdele"
    ayeti nazil olduğunda Resulullah (sav) ile beraber bir yolculukta idik. Sahabeden bazıları
    "Ayet altın ve gümüş hakkında indirildi. Hangi malin daha hayırlı olduğunu bilseydik onu edinirdik" deyince, Resulullah (sav) şöyle buyurdu:
    "En hayırlı varlık, zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve imanı hususunda mü'mine yardımcı olan saliha bir eştir." (Tirmizî, Tefsir, 9; İbn Mâce, Nikah, 5; Ahmed b. Hanbel, V, 278)
    İbn Abbas da () şöyle der r.a.:
    "Sözkonusu ayet nazil olunca bu, müslümanlara ağır gelmişti. Bunun üzerine Hz. Ömer:
    "Ben bir çıkış yolu bulur ve sizi rahatlatırım" diyerek gitti ve
    "Ya Rasulallah! Bu ayet ashabına ağır geldi" dedi. Resulullah da (s.a.v.):
    "Allah, geriye kalan mallarınız temiz olsun diye zekatı farz kıldı. Sizden sonrakilere intikal etmesi için de Mirası farz kıldı" deyince, Hz. Ömer tekbir getirdi. Sonra da Resulullah (s.a.v.) ona şöyle dedi:
    Erkeğin hazinesini sana bildireyim mi? O, saliha bir eştir; Kocası ona baktığı zaman sevindirir, emrettiği zaman itaat eder, gıyabında da onu korur." (Ebu Davud, Zekat, 32; İbn Mâce, Nikah, 5)


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


İslamın sartı kactır Cevabı ? (Harfle Yazınız)

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    10-27-2016, 05:01 PM
  2. Yandex
    Refback Bu Konu
    04-04-2015, 08:44 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379