+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Kalbine mukabil bir kalp bulmak

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  Evlilik Rehberi Forumunda Bulunan  Kalbine mukabil bir kalp bulmak Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Evliliğin en güzel tariflerinden birini de, Başkasının Günahına Ağlayan Adam yapmıştır: KALBİNE MUKABİL BİR KALP BULMAK… Kalbine karşılık bir kalp bulmak; manevi frekansları bütünüyle tutan, gönül iletişimini tam kurabilen bir insanı bulmak demektir. Evliliğin mutluluğa dönüşmesi için, kalplerin uyuşması,anlaşması,kaynaşması gerekir. Kalpsiz mutluluk olmaz. Kalp kalbe karşı olmalı… Kalp kalbe kalbolmalı… ...

  1. #1
    Status
    Offline
    YemiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Yer
    aydın
    Yaş
    31
    Mesajlar
    289
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Kalbine mukabil bir kalp bulmak

    Kalbine mukabil bir kalp bulmak
    Evliliğin en güzel tariflerinden birini de, Başkasının Günahına Ağlayan Adam yapmıştır:

    KALBİNE MUKABİL BİR KALP BULMAK…
    Kalbine karşılık bir kalp bulmak; manevi frekansları bütünüyle tutan,
    gönül iletişimini tam kurabilen bir insanı bulmak demektir.
    Evliliğin mutluluğa dönüşmesi için, kalplerin uyuşması,anlaşması,kaynaşması gerekir.
    Kalpsiz mutluluk olmaz.
    Kalp kalbe karşı olmalı…
    Kalp kalbe kalbolmalı…
    Kalpler bir olmalı,iri olmalı,diri olmalı…
    Ölmüş kalpler taşıyan kalıplar,mutlu olabilir mi?
    Evet ,mesele kalıp değil,kalp meselesidir.
    Kalıbına göre kalıp arayanlar; eş arayışını,bedene,kaşa,göze bağlayanlar,mutluluğu yanlış adreste arayanlardır.
    Bulmak için,önce böyle birini aramak gerek…
    Gerçi her arayan bulamaz ama,bulanlar hep arayanlardır.Aramadan bulmak mümkün mü?
    Bir de arıyormuş gibi yapanlar vardır.Bunlar,her ne kadar evliliğin bir gönül işi ve manevi frekansların uyumu manasına geldiğini kabul etseler de,seçimlerini,hep maddeden,görüntüden yana yaparlar.Yani inandıkları ve düşündükleri gibi davranmazlar.
    Bulamayacağı yerde arayanlar da bunlardan sayılmalıdır.Hani Nasreddin Hoca gibi…Evin bodrumunda,kömürlükte kaybettiği yüksüğünü,dışarıda,evin önünde arıyormuş…Sebebini sormuşlar…”Aşağısı çok karanlık” demiş…
    Bazı gençler de kalbine karşılık kalbi böyle arıyorlar.Kalp,duygular,sevgi,
    şefkat,merhamet tamam ama,görüntü,en boy,kaş göz diyorlar…Hatta oralara takılıp kalıyorlar.Gönle değil,gövdeye itibar ediyorlar. Hatta bu insan sana göre değil,diyenlere de “Ben onu değiştiririm” derler.Ya da , “O gördüğünüz gibi değil,aslında çok iyi biri” iddiasında bulunurlar.
    Sonra da,iletişimimiz neden kötüleşti,niçin kavga çıktı,geçimsizlik nereden geldi diye şaşırıyorlar.
    Atalarımız, İKİ GÖNÜL BİR OLURSA, SAMANLIK SEYRAN OLUR demişler.Ne güzel söylemişler.İki gönül bir olmazsa,yani kalbine karşılık bir kalp yoksa,saraylar zindan olur ve tabii ki eşler hayal kırıklığına uğrarlar.Zaten,sadece iki gövdenin bir olması insani bir hal de değildir.
    Evliliği maddileştirenler,yalnız ten ve beden isteklerinin tatmini manasına alanlar, çok ayaklılarla aralarındaki farkı ortadan kaldıranlardır.
    Bir insanın evlilik anlayışı ve bu husustaki beklentileri onun seviyesini ortaya koyar.
    Evlenmeyi düşünen gençlerimiz,kalplerine karşılık bir kalp mi arıyorlar,yoksa,kalıplarına karşılık bir kalıp mı arıyorlar?
    İnsan,aradığını bulur.
    Kalıp arayan kalp bulabilir mi?
    Bulsa bile ,bulduğunun ne olduğunu idrak edebilir mi?
    Evlenecek gençler,önce niyetlerini düzeltmelidir.Kalbe karşı kalp mi arıyorlar,kalıba karşı kalıp mı?
    Madde arayanın ruh bulması,gövde arayanın gönül bulması mümkün müdür?
    Doğru ölçülerle arayışa geçtikten sonra da, “Rabbim, karşıma iyi olanı ;
    sevebileni,merhamet edebileni çıkar” diye ciddi ve samimi dualarda bulunmalıdır.
    ……………………………………….
    Bazen,evlenmek üzere olan kızlarımıza , oğullarımıza soruyorum:
    “-Nasıl,evliliğe hazır mısın?”
    Bir çoğunun cevabı,aşağı yukarı hep şöyle oluyor:
    “-Hocam,hazırlıklar tamam…Ev tuttuk,döşedik,beyaz eşya filan her şey tamam…”
    Sizce bu cevapta tamam olmayan bir taraf yok mu?
    Bana göre,en önemli bir taraf eksik kalmış oluyor.Bu sebeple o gençlere şu soruyu sormaktan kendimi alamam:
    “-Peki gönlünüz hazır mı evliliğe?”
    Sorum,bir çok genci şaşırtır,durup düşünürler,genellikle de bir soruyla karşılık verirler:
    “-O nasıl oluyor?”
    İşte onun nasıl olduğunu bilmeyenler,Üsküdar vapurunda tanışıp evleniyor,üç gün sonra da,Kadıköy vapurunda da boşanıveriyorlar.
    Evliliği, böylesine gönül dışı bir gövde işi zannedenler,Nasreddin Hoca’mızdan almışlar cevabı…
    ”-Bu sizinki “ demiş, “Evlilik değildir.
    “-Peki evlilik değilse nedir bu yaptığımız?” diye sormuşlar.
    ” -Gündüz çifte hırlama,gece çifte horlamadır…”demiş.
    …………………………………
    Evlilik,sağlam bir iletişim temeline oturmalı…Bu olmazsa olmaz mutluluk kuralını da tersinden ve hoş bir nükte ile anlatır Hocamız.Eşiyle sağlıklı bir iletişim kuramayanları bakın nasıl uyarır:
    “-Evliliğiniz nasıl geçiyor?” demişler.
    Hocamız da anlatmış:
    “-Evliliğimizin ilk senesi çok güzel geçti…Ben söyledim,hanım dinledi,ben söyledim hanım dinledi…İkinci sene, bizim hanım işi anladı…O söylemeye başladı…O söyledi ben dinledim,o söyledi ben dinledim…”
    “-Peki hocam, sonra nasıl oldu” diyenlere de, “Hiç sormayın” demiş, “Sonraki yıllarda da,ikimiz birlikte söyledik, komşular dinledi…”
    Şimdi eşlerin birlikte söylediklerini,sadece komşuları değil,bütün dünya dinliyor.Aile mahremiyeti içinde kalması gereken her şey,ekran pazarlarına dökülüyor.Sadece kirli çamaşırlar değil;edepsizlikler,iffetsizlikler,kısacası ahlaksızlığın her çeşidi,basın yoluyla toplumun tepesine yağdırılıyor.
    İyi ki adına evlilik demiyorlar.Seviyesiz birliktelikler,evlilik olamaz çünkü…
    …………………………………..
    Evliliği,Allah’ın emri,Peygamber Efendimiz’in (s.a.) sünneti bilenler,örnek aileler kurmak mecburiyetindedirler.Zira,başkalarını da saadetlerine imrendiren sağlam ve tutarlı aile yapısı,günümüz dünyasının en çok hasretini çektiği bir güzelliktir.
    İnsanlık alemi,kaybettiği aile hayatını çamla çırayla,yana yakıla aramaktadır.
    Aile,dünyevileşmenin getirdiği benlik,bencillik ve maddecilik yüzünden yıkılmaktadır.Bu sebeple,aileyi yeniden diriltmenin yolu,maneviyattan,imandan geçmektedir.Sağlam bir ve ahiret inancı olmaksızın,sağlam bir aile kurmak imkansızdır.
    Aile,daha çok almayı düşünenlerin değil;paylaşmayı,bölüşmeyi,fedakarlığı bilenlerin kurabileceği kutsal bir müessesedir.Ailede mutluluk,almayı hayaline bile getirmeden verebilenlerle sağlanır.Aile mutluluğunun kahramanları,almayı hiç düşünmezler… Ancak verdikleri döner onlara,katlana,çoğala…Bir verip bin alırlar.
    Böyle bir mutluluk,ancak iki gönlün bir olmasından doğar.
    Çocuklarımız ,gençlerimiz gönül ehli mi?
    Daha doğrusu gönülden haberdar mı?
    Gönülsüz mutluluk olmaz…Ne tek başımıza,ne de evlilik hayatımızda…
    Zira aile,iki gönlün tekleşmesiyle kurulur.


    Vehbi VAKKASOĞLU



    Evliliğin en güzel tariflerinden birini de, Başkasının Günahına Ağlayan Adam yapmıştır:

    KALBİNE MUKABİL BİR KALP BULMAK…
    Kalbine karşılık bir kalp bulmak; manevi frekansları bütünüyle tutan,
    gönül iletişimini tam kurabilen bir insanı bulmak demektir.
    Evliliğin mutluluğa dönüşmesi için, kalplerin uyuşması,anlaşması,kaynaşması gerekir.
    Kalpsiz mutluluk olmaz.
    Kalp kalbe karşı olmalı…
    Kalp kalbe kalbolmalı…
    Kalpler bir olmalı,iri olmalı,diri olmalı…
    Ölmüş kalpler taşıyan kalıplar,mutlu olabilir mi?
    Evet ,mesele kalıp değil,kalp meselesidir.
    Kalıbına göre kalıp arayanlar; eş arayışını,bedene,kaşa,göze bağlayanlar,mutluluğu yanlış adreste arayanlardır.
    Bulmak için,önce böyle birini aramak gerek…
    Gerçi her arayan bulamaz ama,bulanlar hep arayanlardır.Aramadan bulmak mümkün mü?
    Bir de arıyormuş gibi yapanlar vardır.Bunlar,her ne kadar evliliğin bir gönül işi ve manevi frekansların uyumu manasına geldiğini kabul etseler de,seçimlerini,hep maddeden,görüntüden yana yaparlar.Yani inandıkları ve düşündükleri gibi davranmazlar.
    Bulamayacağı yerde arayanlar da bunlardan sayılmalıdır.Hani Nasreddin Hoca gibi…Evin bodrumunda,kömürlükte kaybettiği yüksüğünü,dışarıda,evin önünde arıyormuş…Sebebini sormuşlar…”Aşağısı çok karanlık” demiş…
    Bazı gençler de kalbine karşılık kalbi böyle arıyorlar.Kalp,duygular,sevgi,
    şefkat,merhamet tamam ama,görüntü,en boy,kaş göz diyorlar…Hatta oralara takılıp kalıyorlar.Gönle değil,gövdeye itibar ediyorlar. Hatta bu insan sana göre değil,diyenlere de “Ben onu değiştiririm” derler.Ya da , “O gördüğünüz gibi değil,aslında çok iyi biri” iddiasında bulunurlar.
    Sonra da,iletişimimiz neden kötüleşti,niçin kavga çıktı,geçimsizlik nereden geldi diye şaşırıyorlar.
    Atalarımız, İKİ GÖNÜL BİR OLURSA, SAMANLIK SEYRAN OLUR demişler.Ne güzel söylemişler.İki gönül bir olmazsa,yani kalbine karşılık bir kalp yoksa,saraylar zindan olur ve tabii ki eşler hayal kırıklığına uğrarlar.Zaten,sadece iki gövdenin bir olması insani bir hal de değildir.
    Evliliği maddileştirenler,yalnız ten ve beden isteklerinin tatmini manasına alanlar, çok ayaklılarla aralarındaki farkı ortadan kaldıranlardır.
    Bir insanın evlilik anlayışı ve bu husustaki beklentileri onun seviyesini ortaya koyar.
    Evlenmeyi düşünen gençlerimiz,kalplerine karşılık bir kalp mi arıyorlar,yoksa,kalıplarına karşılık bir kalıp mı arıyorlar?
    İnsan,aradığını bulur.
    Kalıp arayan kalp bulabilir mi?
    Bulsa bile ,bulduğunun ne olduğunu idrak edebilir mi?
    Evlenecek gençler,önce niyetlerini düzeltmelidir.Kalbe karşı kalp mi arıyorlar,kalıba karşı kalıp mı?
    Madde arayanın ruh bulması,gövde arayanın gönül bulması mümkün müdür?
    Doğru ölçülerle arayışa geçtikten sonra da, “Rabbim, karşıma iyi olanı ;
    sevebileni,merhamet edebileni çıkar” diye ciddi ve samimi dualarda bulunmalıdır.
    ……………………………………….
    Bazen,evlenmek üzere olan kızlarımıza , oğullarımıza soruyorum:
    “-Nasıl,evliliğe hazır mısın?”
    Bir çoğunun cevabı,aşağı yukarı hep şöyle oluyor:
    “-Hocam,hazırlıklar tamam…Ev tuttuk,döşedik,beyaz eşya filan her şey tamam…”
    Sizce bu cevapta tamam olmayan bir taraf yok mu?
    Bana göre,en önemli bir taraf eksik kalmış oluyor.Bu sebeple o gençlere şu soruyu sormaktan kendimi alamam:
    “-Peki gönlünüz hazır mı evliliğe?”
    Sorum,bir çok genci şaşırtır,durup düşünürler,genellikle de bir soruyla karşılık verirler:
    “-O nasıl oluyor?”
    İşte onun nasıl olduğunu bilmeyenler,Üsküdar vapurunda tanışıp evleniyor,üç gün sonra da,Kadıköy vapurunda da boşanıveriyorlar.
    Evliliği, böylesine gönül dışı bir gövde işi zannedenler,Nasreddin Hoca’mızdan almışlar cevabı…
    ”-Bu sizinki “ demiş, “Evlilik değildir.
    “-Peki evlilik değilse nedir bu yaptığımız?” diye sormuşlar.
    ” -Gündüz çifte hırlama,gece çifte horlamadır…”demiş.
    …………………………………
    Evlilik,sağlam bir iletişim temeline oturmalı…Bu olmazsa olmaz mutluluk kuralını da tersinden ve hoş bir nükte ile anlatır Hocamız.Eşiyle sağlıklı bir iletişim kuramayanları bakın nasıl uyarır:
    “-Evliliğiniz nasıl geçiyor?” demişler.
    Hocamız da anlatmış:
    “-Evliliğimizin ilk senesi çok güzel geçti…Ben söyledim,hanım dinledi,ben söyledim hanım dinledi…İkinci sene, bizim hanım işi anladı…O söylemeye başladı…O söyledi ben dinledim,o söyledi ben dinledim…”
    “-Peki hocam, sonra nasıl oldu” diyenlere de, “Hiç sormayın” demiş, “Sonraki yıllarda da,ikimiz birlikte söyledik, komşular dinledi…”
    Şimdi eşlerin birlikte söylediklerini,sadece komşuları değil,bütün dünya dinliyor.Aile mahremiyeti içinde kalması gereken her şey,ekran pazarlarına dökülüyor.Sadece kirli çamaşırlar değil;edepsizlikler,iffetsizlikler,kısacası ahlaksızlığın her çeşidi,basın yoluyla toplumun tepesine yağdırılıyor.
    İyi ki adına evlilik demiyorlar.Seviyesiz birliktelikler,evlilik olamaz çünkü…
    …………………………………..
    Evliliği,Allah’ın emri,Peygamber Efendimiz’in (s.a.) sünneti bilenler,örnek aileler kurmak mecburiyetindedirler.Zira,başkalarını da saadetlerine imrendiren sağlam ve tutarlı aile yapısı,günümüz dünyasının en çok hasretini çektiği bir güzelliktir.
    İnsanlık alemi,kaybettiği aile hayatını çamla çırayla,yana yakıla aramaktadır.
    Aile,dünyevileşmenin getirdiği benlik,bencillik ve maddecilik yüzünden yıkılmaktadır.Bu sebeple,aileyi yeniden diriltmenin yolu,maneviyattan,imandan geçmektedir.Sağlam bir ve ahiret inancı olmaksızın,sağlam bir aile kurmak imkansızdır.
    Aile,daha çok almayı düşünenlerin değil;paylaşmayı,bölüşmeyi,fedakarlığı bilenlerin kurabileceği kutsal bir müessesedir.Ailede mutluluk,almayı hayaline bile getirmeden verebilenlerle sağlanır.Aile mutluluğunun kahramanları,almayı hiç düşünmezler… Ancak verdikleri döner onlara,katlana,çoğala…Bir verip bin alırlar.
    Böyle bir mutluluk,ancak iki gönlün bir olmasından doğar.
    Çocuklarımız ,gençlerimiz gönül ehli mi?
    Daha doğrusu gönülden haberdar mı?
    Gönülsüz mutluluk olmaz…Ne tek başımıza,ne de evlilik hayatımızda…
    Zira aile,iki gönlün tekleşmesiyle kurulur.


    Vehbi VAKKASOĞLU


  2. #2
    Status
    Offline
    NeHaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Gönüllü Paylaşımcı
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    587
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    paylaşımlarınız için teşekurler kardeşim rabbim razı olsun..


  3. #3
    Status
    Offline
    YemiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Yer
    aydın
    Yaş
    31
    Mesajlar
    289
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    ecmain olsun inşaallah.....


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


4+3 (Harfle Yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379