Tefsîr Okumanın Zararları:3 Tefsîrler ve fıkhın önemi
İbni Âbidîn hazretleri buyuruyor ki:(Namaz kılacak kadar sûre ezberlemek farzdır. Bundan sonra, fıkıh bilgilerinden farz-ı ayn olanları öğrenmek, Kur'ân-ı kerîmin fazlasını ezberlemekten daha iyidir. Çünkü, Kur'ân-ı kerîmi ezberlemek [hâfız olmak] farz-ı kifâyedir. İbâdetler ve mu'âmelât için lâzım olan fıkıh bilgilerini öğrenmek ise farz-ı ayndır. Helâlden, harâmdan ikiyüzbin mes'eleyi ezberlemek lâzımdır. Bunların bir kısmı farz-ı ayndır. Bir kısmı da farz-ı kifâyedir. Herkese, işine göre, lüzûmlu olan farz-ı ayn olur. Fakat hepsini öğrenmek, hâfızlıktan daha iyidir. Fıkıh ilmini öğrenmeden tefsîr ile vakit geçirmek doğru değildir. Çünkü, tefsîr ile, va'z, kıssa öğrenilir. Fıkıh ile, helâli, harâmı öğrenmelidir. [R. Muhtâr-Önsöz]
Tefsîr okumak, emrolunmadı. Fıkıh okumak ise, emrolundu (Berîka s. 1297)
Mezhep imâmlarımız, (Âlimlerden sorup öğrenin) meâlindeki âyet-i kerîme mucibince, Kur'ân-ı kerîmin ma'nâsını, Tâbi'înden ve Eshâb-ı kirâmdan öğrenerek, kitaplarına yazmışlardır. Diğer âlimlerimiz de, bunların kitaplarından, tefsîrden, hadîsten anladıklarını, bizim gibilere açık, kolay öğretmek için, binlerce Fıkıh ve İlmihâl kitâbı hazırlamışlardır. (Birgivî)
Ehl-i sünnet i'tikâdını ve farzları, harâmları öğrenmek farzdır. Bunlar, ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkhı, âlimler, âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden çıkarmışlardır. (Hadîka s. 324)
Hz. Ömer'in Cevabı
İmâm-ı Şa'rânî hazretleri de buyuruyor ki: (Hadîs-i şerîfler, Kur'ân-ı kerîmi açıklar. Mezheb imâmları, hadîs-i şerîfleri açıkladı. Diğer âlimler de, mezheb imâmlarının sözlerini açıkladı. Namazların kaç rek'at olduğunu rükü' ve secdede okunacak tesbîhleri, bayram ve cenâze namazlarının nasıl kılınacağını, zekât nisâbını, orucun ve haccın farzlarını, hukuk bilgilerini, Peygamber efendimizin açıklaması olmadan Kur'ân-ı kerîmden anlamak mümkün değildir.
İmrân bin Hasîn hazretleri, (Bize yalnız Kur'ân'dan söyle!) diyene, (Ey ahmak, Kur'ân-ı kerîmden her şeyi anlamak mümkün mü? Meselâ namazların kaç rek'at olduğunu bulabilir miyiz?) buyurdu. Hz. Ömer'e de, (Farzlar seferde kaç rek'at kılınır? Kur'ânda bulamadık.) dediler. Cevaben, "Allahü teâlâ bize Muhammed aleyhisselâmı gönderdi. Biz, Kur'ân-ı kerîmde bulamadıklarımızı, Resûlullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rek'atlık farzları, iki rek'at olarak kılardı. Biz de öyle yaparız" buyurdu.) [Mîzân]
Kur'ân-ı kerîmde, Resûlullaha ve âlimlere uymamız emrediliyor. (A.İmrân 31, Haşr 7, Nahl 43)
Peygamber efendimiz de, (Âlimlere tâbi' olun) buyuruyor. (Deylemî)
O halde, Allahü teâlânın emrine uyarak, âlimlere tâbi' olmamız, uymamız şarttır. Fıkhı bilmeden dine uymak mümkün olmaz. Çünkü dinin temeli fıkıhtır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(İbâdetlerin en kıymetlisi fıkhı öğrenmek ve öğretmektir.) [İbni Abdilberr]
(Her şeyin dayandığı direk vardır. Dinin temel direği, fıkıh ilmidir.) [Beyhekî]
(Âlimlerin en hayırlısı fıkıh âlimleridir.) [Mâverdî]
(Allah, iyilik vermek istediği kimseyi fıkıh âlimi yapar.) [Buhârî]
(İbâdet için fıkıh kâfidir.) [Beyhekî]
(Fıkhı bilmeden ibâdet eden, gece karanlıkta binâ yapıp, gündüz yıkana benzer.) [Deylemî]
Din Nereden Öğrenilir?
Nisâ sûresinin (Bir işte anlaşamazsanız bu işin hükmünü, Allah ve Resûlünden anlayın!) meâlindeki 59. âyet-i kerîmesi, (Bir işte anlaşamazsanız, bu işin nasıl yapılacağını âlimler, Kur'ân ve sünnetten anlasınlar, âlim olmıyan ise, âlimlere uyarak yapsın!) demektir. (R. V. Hindi)
Dinimizi doğru olarak öğrenmek için Ehl-i sünnet âlimlerinin sözbirliği ile kabûl ettikleri fıkıh kitaplarını okumak lâzımdır. Ehl-i sünnet âlimi olan hakîkî din adamlarının kabûl ve tasdîk etmediği kitaplardan ve sözlerden din bilgisi öğrenmeye kalkışmamalıdır! Her din kitâbına yahut âlim görünen ve din adamı denilen herkesin sözüne veya kitâbına uyarak ibâdet yapmak câiz değildir. Ehl-i sünnet olmayan din adamlarının kitaplarına ve sözlerine uymamalıdır! Mu'teber kitaplardan toplanmış, tercüme edilmiş İlmihâli okumalıdır! Böyle tercüme edilmemiş, kafadan yazılmış ilmihâl kitaplarını ve uydurma tefsîrleri okumak insanı dünya ve âhıret felâketlerine sürükler. (İslâm Ahlâkı)
Se'âdet-i Ebediyye kitâbı kelâm, fıkıh ve ahlâk bilgilerini içine alan çok kıymetli bir eserdir. İçindeki bilgilerin hepsi, mu'teber eserlerden derlenmiştir. Bu kitâbı okuyan, dinimizin bütün hükümlerini öğrenir. Bu eseri herkes okuyup, çoluk çocuğuna da okutmalıdır. En güzel hediye, en güzel mîrastır. [Yarın: Çağa göre tefsîr olur mu?]