Ölüden yardım istemek

Necdî genç, (Peygamber mu'cize, evliyâ kerâmet gösterir demek küfürdür. Çünkü insana yaratıcılık vasfı verilmiş olur. Peygamber de olsa, ölülerden şefâ'at, yardım veya başka şey istemek şirktir) diyor. İlk ikisi dün açıklanmıştı. Diğerleri de bugün bildirilecektir.Buhârî, Müslim ve Tirmizî'deki hadîs-i şerîfte, Benî İsrâil'den gâibi bilen, kerâmet sâhibi zâtların bulunduğu ve bu ümmetten de Hz. Ömer'in onlar gibi kerâmet sâhibi bir zât olduğu bildirilmektedir. (Taç)
Hz. Âdem, çok duâ etti ise de kabûl olmadı. Peygamber efendimizi vesîle ederek, O'nun hürmeti için duâ edince duâsı kabûl oldu. Allahü teâlâ buyurdu ki:
(Yâ Âdem, Muhammed aleyhisselâmın ismi ile, her ne isteseydin kabûl ederdim, O olmasaydı seni yaratmazdım.) [Hâkim, Beyhekî]
Bu husustaki hadîs-i şerîflerden birkaçı da şöyle:
(Yâ Rabbî, senden isteyip de, verdiğin zâtların hâtırı için, senden istiyorum.) [İbni Mâce]
(Çölde yalnız kalan kimse, birşey kaybederse, "Ey Allahın kulları bana yardım edin!" desin; çünkü Allahü teâlânın, sizin göremediğiniz kulları vardır.) [Taberânî]
(Hayvanı kaçan kimse, "Ey Allahın kulları bana yardım edin, Allah da size merhamet etsin!" desin!) [Hısn-ül hasîn]
(Halil-ür-rahmân [İbrâhim aleyhisselâm] gibi kırk kişi her zaman bulunur. Onların bereketiyle gökten yağmur yağar, suya kavuşulur, yardım görülür ve zafere kavuşulur. Onların yerine yeni birisi gelmedikçe, içlerinden biri ölmez.) [Taberânî]
Ölü Elbette İşitir
Bekara 154. ve Âl-i İmrân 169. âyet-i kerîmelerinde Allah yolunda ölenlerin [şehîdlerin] ölü olmadığı, diri olduğu bildiriliyor. (Peygamberlerin vücudunu toprak çürütemez.) ve (Ben öldükten sonra da, diri iken olduğu gibi anlarım.) ve (Buhârî)deki (Siz beni kâfir ölülerinden daha iyi işitemezsiniz.) hadîs-i şerîfleri, mü'min ve gayr-ı müslim her ölünün işittiğini açıkça bildirmektedir.
Allahü teâlâ, (Ölüye işittiremezsin.) buyuruyor. Bu âyet-i kerîmede, diri olup, gözü, kulağı ve beyni olan kâfirler ölülere benzetilmektedir. Yâni (Ölü kalbleri [Kâfirleri] îmâna kavuşturamazsın.) demektir. Allahü teâlâ, (Ölülere, sağırlara işittiremezsin.) buyurduktan sonra, ancak îmân eden müslümanlara işittirebileceğini bildiriyor.(Rum 52,53)
(Fâtır) sûresinin (Diri ile ölü [Mü'min ile kâfir] bir olmaz. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere [inatçı kâfirlere] işittiremezsin. [Îmâna kavuşturamazsın] ) meâlindeki 22. âyet-i kerîmesinde de kâfirler ölülere benzetilmiştir. (Hac) sûresinin 46. âyet-i kerîmesinde meâlen, (Kâfirlerin gözleri değil, göğüslerindeki kalbleri kördür.) buyurularak, hakkı görmedikleri için kâfirlere kör denildiği bildiriliyor. (Bekara 18), (Mâide 71), (A'râf 64) ve daha birçok âyet-i kerîmelerde, kâfirler ölülere benzetilmiş; onların kör, sağır ve dilsiz oldukları yâni hakkı görmedikleri, işitmedikleri, söylemedikleri, yâni hidâyete kavuşmadıkları, bildirilmektedir. Bu âyet-i kerîmelerde geçen işitmek, kabûl etmek demek olduğu (Beydâvî) ve diğer tefsirlerde bildirilmektedir.
Rûhların Kerâmetleri
Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:
(İnsan ölürken rûhunun ölmediğini âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler açıkça bildiriyor. Rûhun şuûr sâhibi olduğu, ziyâret edenleri ve onların yaptıklarını anladıkları da bildiriliyor. Kâmillerin, velîlerin rûhları, diri iken olduğu gibi, öldükten sonra da, yüksek mertebededirler. Allahü teâlâya ma'nevî olarak yakındırlar. Evliyâda, dünyada da, öldükten sonra da kerâmet vardır. Kerâmet sâhibi olan, rûhlardır. Rûh ise, insanın ölmesi ile ölmez. Kerâmeti yapan, yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Herşey O'nun kudreti ile olmaktadır. Her insan, Allahü teâlânın kudreti karşısında, diri iken de, ölü iken de hiçtir. Bunun için, Allahü teâlânın, dostlarından biri vâsıtası ile, bir kuluna ihsânda bulunması şaşılacak birşey değildir. Diriler vâsıtası ile çok şey yaratıp verdiğini, herkes, her zaman görmektedir. İnsan diri iken de, ölü iken de birşey yaratamaz. Ancak Allahü teâlânın yaratmasına vâsıta, sebep olmaktadır.) [Mişkât]
(Hadîs-i erba'in)de (Herhangi bir işinizde, sıkışıp şaşırınca, kabirdekilerden yardım isteyin!) ve (Deylemî]nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı.) hadîs-i şerîfleri ile yukarıda bildirilen hadîs-i şerîfler, Allahü teâlânın izni ile, ölülerin dirilere yardım ettiğini göstermektedir.