Gâziliğin fazîleti

Suâl: Gâziliğin fazîleti nedir?Cevap: Gâzi, savaşa, cihâda katılıp sağ olarak geri dönen kimse demektir. Cihâd edene mücâhid denir.
Mücâhid sağ olarak evine dönerse buna gâzi denir. Savaşta her ölene şehîd, geri dönenlere de gâzi deniyorsa da, hakîkî şehîd ve gâziyi ancak Allahü teâlâ bilir. Îmânı olan ancak şehîd ve gâzi olur. Diğerlerinki zâhiren öyledir. Gâzilik ve şehîdlik yüce bir mertebedir. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
(Ey mü'minler, Allahtan korkun, O'na [O'nun rızâsına kavuşmak için] vesile arayın ve Allah yolunda cihâd edin ki, kurtuluşa eresiniz.) [Mâide 35]
(Onlar, [şerefli mü'minler] hiç kimsenin kınamasından çekinmeden Allah yolunda cihâd ederler.) [Mâide 54]
(Îmân edip de Allah yolunda hicret edenler, cihâd edenler ve bunları barındırıp yardım edenler, işte gerçek mü'min bunlardır.) [Enfâl 74]
(De ki, eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hanımlarınız, aşiretiniz [hısım, akrabâ ve yakınlarınız] kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz ticâret ve hoşlandığınız meskenler, size Allahtan, Resûlünden ve Allah yolunda cihâd etmekten daha sevgili ise, Allahın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fâsıklar güruhunu hidâyete erdirmez.) [Tevbe 24]
Şehîdlik ve Gâzilik
Kur'ân-ı kerîmde şehîdlik ve gâzilik için iki güzellik, iki iyilik tabiri kullanılmaktadır. (Tevbe 52)
Şehîd olmasa da, cihâda katılmanın, gâzi olmanın sevâbı büyüktür. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Allah yolundaki bir savaşta bir saat durmak, 60 yıl ibâdetten üstündür.) [F.Kadir]
(Allah yolunda bir ok atan, bir köle azâd etmiş gibi sevâb kazanır.) [F.Kadir]
(Bir gün nöbet tutmak, bir ay oruç tutmaktan ve gecelerini ibâdetle geçirmekten hayırlıdır.) [Müslim]
(Allah için savaşmıyan veya bir mücâhidi silâhla donatmayan veya bir mücâhidin çoluk çocuğuna yardım etmiyen bir belâya mâruz kalır) [E.Dâvüd]
(Bir mücâhidi donatan, o mücâhid kadar sevâba kavuşur.) [İbni Mâce]
(Cihâda çıkan bir gâziyi donatan, cihâd etmiş gibi ecre kavuşur.) [Buhârî]
(Mü'minin amelinin en efdali, Allah yolunda cihâddır.) [Taberânî]
(En fazîletli insan, malı ve canı ile Allah yolunda cihâd eden mü'mindir) [Buhârî]
(Cihâd etmeden veya cihâda niyyet etmeden ölen, nifak üzere ölür.) [Müslim]
(Cihâdı terk eden topluluk, mutlaka umumi bir belâya mâruz kalır.) [Taberânî]
(Fî-Sebilillah cihâd eden, Cenneti hak eder.) [Taberânî]
(Cihâd eden, üzüntüden, sıkıntıdan kurtulur.) [Hâkim]
Peygamber efendimiz, Mi'râc gecesi, ekin ekip bir günde biçen bir topluluğu gördü. Biçtiği mahsûl yeniden eski hâline dönüyordu. Bunların kim olduğunu sorunca, Cebrâil aleyhisselâm, (Bunlar Allah yolunda cihâd edenlerdir. Bunların bir iyiliğine yediyüz misli sevâb verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir) dedi. (Bezzâr)