Kurbanlıklar hacda kurban edilmek üzere Harem'e hediye edilen beş yaşını tamamlamış deve ile iki yaşını tamamlamış sığırlara bedene adı verilmektedir. Bedene kurbanlıkları Harem'e hedy* edildikten sonra sahibi tarafından sütü sağılmaz. Sağıldığı takdirde de bu süt fakirlerin hakkıdır, onlara dağıtılır. Şayet bedene'den sahibi istifade etmişse, istifade miktarınca tasaddukta bulunması gerekir. Bedene kurbanlıklara binmek caizdir. Ancak zaruret olmadığı müddetçe binilmemesi daha uygun görülmüştür. Bu görüş İmam-ı A'zam Ebu Hanife, İmam Şafii ve İmam Mâlik b. Enes'in görüşüdür. Fakat İmam Ahmed b. Hanbel'e göre ise bedene kurbanlıklara zaruret hali olsun olmasın binilebilir. Bunun da delili şu hadistir. Resulullah (s.a.s.), ashabtan birinin Kâbe'ye götürmekte olduğu devesinin yanında yaya olarak yürüdüğünü görür. Bunun üzerine Hz. Peygamber o sahabiye devesine binmesini söyler. Sahabi bu devenin kurbanlık olduğunu söylemesi üzerine Resulullah sözünü tekrar eder. Sahabi de devesine biner. (Buhârî, Hacc,.112; Ebû Hac'da, Harem'e hediye edilen beş yaşını aşmamış; kurbanlık develere 'bedene' denir.
"Biz kurban edilen büyükbaş hayvanları sizin için Allah'ın nişaneleri kıldık. Onlarda sizler için hayırlar vardır. Kurbanlık hayvanlar sıra sıra dizilip boğazlanacakları zaman mutlaka Allah'ın adını zikrederek kesin... " (el-Hacc, 22/36/Davûd, Menâsik, 17; Tirmizî, Harc, 72; Nesâî, Hacc, 73; Muvatla', Hacc, 144; İbn Hanbel, III, 99).
Bedene kurbanlıklarıyla ilgili olarak Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:
"(Mekke'ye sevk olunan) kurbanlık develeri de size Allah'ın Şeâir (nişanlar)ından kıldık. Onlar(ın kurban edilmesin)de sizler için (dünyevî ve uhrevî) hayırlar vardır. Onlar ayakları üzere iken Allah'ın adını zikrederek kesin. Artık o (kurban) yanı üzere düşüp can verince etinden yeyin ve ondan dilenen ve dilenmeyen fakir(ler)e yedirin. (Bu kurbanlıkları ayakta size boğazladığımız gibi) onlar/böylece (bu büyüklük, ve kuvvetleriyle) size musahhar kıldık ki, (size vermiş olduğumuz nimetlere) şükredesiniz.hacc 22-36