Peygamber efendimiz, bu âyet-i kerimeleri açıklamıştır. Kadere inanmak, imanın altı şartından biridir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, [yani Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana], kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.)
[Buhari, Müslim, Nesai]


(Kadere inanmak, iman esaslarındandır.)
[Ebu Davud, Tirmizi]

(Kadere inanmayan imanın gerçeğine erişmez.)
[Nesai]


(Kaderi inkâr edenin İslam’dan nasibi yoktur.)
[Buhari]

(Kadere iman etmek, tevhidin nizamıdır.)
[Deylemi]

(Ahir zamanda şerli kimseler kader hakkında konuşur.)
[Hâkim]


(Ahir zamanda kaderi inkâr edenler çıkacaktır)
[Tirmizi]


(Ahir zamanda, şu üç şeyden korkuyorum: Müneccimlere [falcılara] inanmak, kaderi inkâr ve idarecilerin zulmü.)
[Taberani, İbni Asakir, Hatib, İbni Ebi Âsım]


(Kaderi inkâr etmeyin. Hıristiyanlar kaderi inkâr eder.)
[Cami-us-sagir]

(Ümmetim kaderi inkâr etmedikçe, dinde sabittir. Kaderi yalanlayınca helak olurlar.)
[Taberani]

(Ahirette kaderi tekzib edene rahmet nazarı ile bakılmaz.)
[İ. Adiy]

(Şu üç şeyden korkuyorum:

1- Âlimin sürçmesi,
2- Münafıkların (Kur'an böyle diyor) diyerek tartışmaya girişmesi,
3- Kaderin inkâr edilmesi.)
[Taberani]


(Kaderden bahsedilince dilinizi tutunuz!)
[Taberani]

(Kaderi inkâr edene, bütün peygamberler lanet eder.)
[Taberani]


(Kadere, hayra ve şerre iman etmedikçe, başa gelenin asla şaşmayacağına, başa gelmemesi mukadder olanın da asla gelmeyeceğine inanmadıkça, hiç kimse iman etmiş sayılmaz.)
[Tirmizi]

(Bütün Peygamberler şunlara lanet etmiştir:

1) Allah’ın kitabında olmayan şeyi ona ekleyen [Kur’anda böyle yazıyor diye yalan söyleyen, Kur’anı kendi görüşüne göre tevil eden],
2) Allah’ın kaderini inkâr eden,
3) Allah’ın zelil ettiğini aziz, aziz ettiğini de zelil eden zalim idareci.)
[Taberani]


Kaderi yaratan Allahü teâlâdır. Her şeyi yaratan Allahü teâlâdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Allahü teâlâ buyurur: “Ben âlemlerin rabbiyim, hayrı da, şerri de ancak ben tayin ederim. Hakkında şer yazdığıma yazıklar olsun, hakkında hayır yazdığıma ise ne mutlu.)
[İ.Neccar] (Allahü teâlâ, kullarının iyilik mi kötülük işleyeceklerini, Cehennemlik mi, Cennetlik mi olduklarını elbette bilir, bildiğini yazıyor. Yoksa yazdığı için kul öyle yapmak zorunda kalmıyor. Cebriye zorla Allah yaptırır der, Mutezile ise Allah’ın kaderini inkâr eder.)


(Bütün işler Allahü teâlâdandır; hayır olanı da şer olanı da.)
[Taberani]


(Kaderiyenin İslam’dan nasibi yoktur. Bunlar, Şer takdir edilmedi derler.)
[Beyheki] (Kaderiye, Mutezile demektir.)


(Allahü teâlâ buyurdu ki: Bana iman edip de kadere, hayır ve şerrin benim takdirimle olduğuna iman etmeyen, benden başka Rab arasın.)
[Şirazi]

(Ümmetimin helaki üç şeydedir: Irkçılık, kaderi inkâr ve nakle itibar etmemek)
[Taberani]


(Allahü teâlâ, ilk önce Kalemi yaratıp, “Kaderi, olanı ve sonsuza kadar olacak olanı yaz” buyurdu.)
[Tirmizi, Ebu Davud]


(Her şey ezelde yazıldı. Kalem kurudu.)
[Tirmizi](Yani kader, takdir son buldu ve kaleme yazacak bir şey kalmadı.)

(Ya Resulallah, yaptığımız ve yapacağımız işler önceden takdir edilip yazıldığına göre, iş yapmanın ne önemi var) diye soranlara, (Herkes, kendi işine hazırlanır) ve (Herkes önceden takdir edilmiş olan işlere hazırlanır) buyurdu.
(Müslim, Tirmizi)