İnfak 4

Mehmet Talü

araştırmacı yazar


Tabiî ki, "bire yedi yüz" gibi büyük mükâfata nail olabilmek için: Yapılan infak ve tasadduk gösterişten uzak, yalnız ALLAH Teâlâ'nın rızâsı için yapılmalıdır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu: "ALLAH Teâlâ'nın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer de yine ürün verir. ALLAH Teâlâ, yaptıklarınızı görmektedir."

"Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden bir miktar bulunan bir bahçesi olsun da, bakıma muhtaç çoluk çocuğu varken kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek yakıp kül etsin! Elbette bunu kimse arzu etmez. İşte düşünüp anlayasınız diye ALLAH Teâlâ size âyetleri açıklar." (Bakara sûresi:265-266)

Bununla birlikte farz olan zekât ve benzeri infaklar, açıktan da verilebilir. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu: "Eğer sadakaları, zekât ve benzeri hayırları açıktan verirseniz ne âlâ! Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır. ALLAH Teâlâ da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. ALLAH Teâlâ, yapmakta olduklarınızı bilir." (Bakara sûresi:271)

Fakat nasıl olursa olsun, hedef ALLAH Teâlâ'nın rızasını kazanmak olmalıdır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu: "... Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak ALLAH Teâlâ'nın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa; karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız." (Bakara sûresi:272)

"Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarfedenler var ya, onların mükâfatları ALLAH Teâlâ katındadır. Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler." (Bakara sûresi:274)

"Bana kalacak mı?", "çoluk çocuğun taleplerine yetecek mi?", "dünyanın binbir hâli var, yarın âniden lazım olabilir" ve "fakir olmak, muhtaç kalmak" gibi, tamamen şeytanî olan korku ve endişelerle infaktan geri kalmamak gerekir. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu: "Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder. ALLAH Teâlâ ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vâdeder. ALLAH Teâlâ herşeyi ihata eden ve herşeyi bilendir." (Bakara sûresi:268)

İnfakın yerine ulaşması için gerçek ihtiyaç sahiplerini iyi tesbit etmek gerekir. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu: "Yapacağınız hayırlar, kendilerini ALLAH Teâlâ yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak ALLAH Teâlâ bilir." (Bakara sûresi:273)

En değerli infak, aile fertlerinin ihtiyaçları için sarf edilen paradır. Nitekim: "Sana ALLAH Teâlâ yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz ALLAH Teâlâ yapacağınız her hayrı bilir." (Bakara sûresi:215) Âyet-i kerimesinde infakla ilgili öncelik sırasına işaret edilmekle birlikte âyet-i kerimenin sonundaki ifadeden asıl önemli noktanın hayır yapma arzusu ve niyeti olduğu anlaşılmaktadır. Birçok hadis-i şeriflerde de aile fertlerine yapılan harcamalar infak kavramıyla ifade edilmiş ve bunun bütün sadakaların en hayırlısı olduğu belirtilmiştir. Meselâ bir insanın; hanımını ve çocuklarını sevindirmek ve onlarla ünsiyet kurmak niyetiyle, onlara yaptığı harcamaların tamamı mükâfat kazanmasına vesile olur. Nitekim Ebu Mes'ûd el-Ensari (R.A.)den rivayete göre, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: "Bir kimse mükâfatını yalnız ALLAH Teâlâ'dan umarak ailesine harcama yaptığı zaman, onun bu harcaması kendi lehine bir sadaka olur. (Buhari, İman:39; No:55, 1/30, Nafakat:1, No:5036, 5/2047; Müslim, Zekât:48, No:1002; Tirmizî, Birr:42, No:1966; Neseî, Zekât:60; No:2545, 5/69; Dârîmî, İsti'zan: 35, No:2664, 2/370; Ahmed b. Hanbel, No: 16634, 4/120) buyurmuşlardır.