Hz. Peygamber s.a.v. efendimizi ziyaret etmenin lüzum ve önemi 18


Mehmet Talü

araştırmacı yazar


Boş vakitlerini kaza ve nafile namazları kılarak değerlendirir. Mümkün olursa, Mescid-i Saâdet'te bir hatim indirir. İmkân oldukça oruçlu bulunmaya gayret eder, bu müstehaptır. Her fırsatta tasaddukta bulunur. Böyle bir fırsatın bir daha ele geçemeyeceği düşüncesi ve bilinci ile hareket eder.
Çünkü hadis-i şeriflerdeki sevab ve mükafatın kat kat verilmesi, sadece farz olan ibadetlere mahsus değildir. Mescid-i Haram, Mescid-i Resûl yani Mescid-i Nebî'de kılınan farz, nafile namazlar, okunan Kur'an-ı Kerimler, tesbihler, salavat-ı şerifeler, tutulan oruçlar, verilen sadakalar, izah edilen dini bilgiler v. b. yapılan bütün ibadet ve taatlara aynı sevab yani bire bin ve yüzbin sevap verilir. Abdullah b. Abbas (R.A.) den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Kim Ramazan ayına Mekke-i Mükerreme'de kavuşup orucunu tutar ve mümkün olduğu kadar gecesini ibâdetle ihya ederse, ALLAH Teâlâ, ona Mekke-i Mükerreme dışında yüzbin Ramazan ayı orucunu tutma sevabını yazar ve ALLAH Teâlâ ona beher gün ve beher gece karşılığında bir köleyi âzad etme sevâbını yazar. Beher gün karşılığında ALLAH Teâlâ yolunda bir atın düşmana saldırısının sevabını yazar. Keza her gün bir hasene, her gece bir hasene yazar." (İbn-i Mace, Menasik: 106, No: 3117, 2/1041)buyurmuştur.
Abdullah b. Ömer (R.A.)'den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç, başka mescidlerde kılınan bin namaz gibidir. Medine-i Münevvere'de kılınan bir cuma namazı, Mescid-i Haram hariç, başka mescidlerde kılınan bin cuma namazı gibidir. Medine-i Münevvere'de tutulan bir Ramazan orucu, başka yerlerde tutulan bin Ramazan orucu gibidir." (Beyhekî, Şuabu'l-İman, 3/487, No: 4148)
Hasan-ı Basrî (R.A.): Mekke-i Mükerremede birgün oruç, yüzbin oruç; bir dirhem sadaka, yüzbin dirhem sadaka ve her hangi bir iyiliğin sevabı yüzbindir, demiştir.
Bu sevap keyfiyet ve değer ağırlığıdır. Kemmiyet şeklinde değildir. Yâni bir iyilik görünüşte adet itibariyle azdır veya küçüktür ama ağırlık ve değeri pek çoktur. Madde ve cisimlerden demir, altın, gümüş ve emsali eşyaların bir kilosu ile yün ve pamuk gibi eşyaların bir kilosunun hacimleri ve kapladıkları yerin durumlarına benzemektedir.
Her iki maddenin kilogram ağırlıkları eşit iken, kapladıkları yerin hacmi ve şekilleri nasıl değişik ise, Kabe ve Ravzada yapılan ibadetlerin adetleri diğer mescidlerde yapılan ibadetlerin adetleri aynı olmakla beraber fazilet ve dereceleri çok ve çok değişiktir.
İzahına çalıştığımız bire bin ve yüzbin derece sevap verilme keyfiyeti, her ferdin kendi başına yaptığı ibadetlerin mükâfatıdır. Cemaatla kılınan namazların sevabı, yirmibeş veya yirmiyedi derece daha yükselmektedir.
Bu takdirde, Mescid-i Nebi'de cemaatla kılınan bir namaza, yirmi yedi bin; Mescid-i Haram'da cemaatla kılınan bir namaza iki milyon yedi yüz bin namaz sevabı verilir.