+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Saffat Suresi

 Kuranı Kerim Katagorisinde ve  Kuranı Kerim Meal Forumunda Bulunan  Saffat Suresi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara. 2 - O haykırıp da sürenlere. 3 - Ve o yolda zikir okuyanlara. 4 - Ki sizin ilâhınız birdir. 5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir. 6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla ...

  1. #1
    Status
    Offline
    EhLiSuNNeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.644
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Saffat Suresi

    Saffat Suresi
    1 - Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
    2 - O haykırıp da sürenlere.
    3 - Ve o yolda zikir okuyanlara.
    4 - Ki sizin ilâhınız birdir.
    5 - O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
    6 - Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
    7 - Onu her inatçı şeytandan koruduk.
    8 - Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
    9 - Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
    10 - Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
    11 - Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
    12 - Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
    13 - Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
    14 - Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
    15 - Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
    16 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
    17 - "Önceki atalarımız da mı?.."
    18 - De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
    19 - Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
    20 - "Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
    21 - (Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
    22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
    24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
    25 - (Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
    26 - Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
    27 - Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
    28 - Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
    29 - (İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
    30 - "Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
    31 - "Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
    32 - "Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
    33 - O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
    34 - İşte biz günahkarlara böyle yaparız.
    35 - Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
    36 - Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
    37 - Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
    38 - Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
    39 - Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
    40 - Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
    41 - İşte onlar için belli bir rızık vardır.
    42-43 - Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
    44 - (Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
    45-46 - İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
    47 - Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
    48 - Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
    49 - Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
    50 - Derken birbirine dönüp sorarlar:
    51 - İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
    52 - Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
    53 - "Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
    54 - "Siz onu tanır mısınız?" der.
    55 - Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
    56 - Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
    57 - "Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
    58-59 - "Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
    60 - İşte bu büyük kurtuluştur.


  2. #2
    Status
    Offline
    EhLiSuNNeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.644
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    61 - Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
    62 - Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
    63 - Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
    64 - O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
    65 - Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
    66 - Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
    67 - Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
    68 - Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
    69 - Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
    70 - Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
    71 - Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
    72 - Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
    73 - Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
    74 - Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
    75 - Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
    76 - Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
    77 - Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
    78 - Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
    79 - Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
    80 - İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
    81 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
    82 - Sonra diğerlerini suda boğduk.
    83 - Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
    84 - Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
    85 - O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
    86 - "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
    87 - "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
    88-89 - Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
    90 - O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
    91 - Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
    92 - (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
    93 - Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
    94 - Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
    95 - İbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
    96 - "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
    97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
    98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
    99 - Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
    100 - "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
    101 - Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
    102 - Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
    103 - Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
    104 - Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
    105 - "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
    106 - "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
    107 - Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
    108 - Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
    109 - Selam olsun İbrahim'e...
    110 - İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
    111 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
    112 - Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.
    113 - Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
    114 - Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
    115 - Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
    116 - Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
    117 - Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
    118 - Kendilerini doğru yola çıkardık.
    119 - Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
    120 - Selam olsun, Musa ile Harun'a.


  3. #3
    Status
    Offline
    EhLiSuNNeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Site Kurucusu
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    NEW YORK
    Mesajlar
    1.644
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    121 - İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
    122 - Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
    123 - Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
    124-125-126 - Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
    127 - Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
    128 - Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
    129 - Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
    130 - Selam olsun İlyâsîn'e .
    131 - İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
    132 - Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
    133 - Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
    134 - Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
    135 - Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
    136 - Sonra diğerlerini helak etmiştik.
    137-138 - Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
    139 - Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
    140 - Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
    141 - (Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
    142 - Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
    143-144 - Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
    145 - Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
    146 - Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
    147 - Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
    148 - O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
    149 - Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
    150 - Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
    151-152 - Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
    153 - (Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
    154 - Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
    155 - Hiç düşünmüyor musunuz?
    156 - Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
    157 - O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
    158 - Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
    159 - Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
    160 - Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
    161-162-163 - Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
    164-165-166 - (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
    167-168-169 - (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
    170 - Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
    171-172-173 - Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
    174 - Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
    175 - Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
    176 - Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
    177 - Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
    178 - Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
    179 - (İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
    180 - Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
    181 - Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun. 182-Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


İslamın sartı kactır Cevabı ? (Harfle Yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277