+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Efendimize (S.A.V) Bir Mektup

 Peygemberimiz (s.a.v) Katagorisinde ve  Peygamber Efendimiz (S.A.V) Forumunda Bulunan  Efendimize (S.A.V) Bir Mektup Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Efendimize (S.A.V) Bir Mektup Sana mektup yazmak ha! Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek, Yaratılan her zerrenin senin aşkınla yandığını idrak edemeden, utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha! Affet YA RASULLALLAH(sav). Affet sultanım. Cüretimi bağışla. Bir gün seni özlemiş, sana olan hasretiyle yanmış tutuşmuş ...

  1. #1
    Status
    Offline
    inkıYAD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Foruma Alışıyor
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    46
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Efendimize (S.A.V) Bir Mektup

    Efendimize (S.A.V) Bir Mektup
    Efendimize (S.A.V) Bir Mektup Sana mektup yazmak ha! Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek, Yaratılan her zerrenin senin aşkınla yandığını idrak edemeden, utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha!
    Affet YA RASULLALLAH(sav). Affet sultanım. Cüretimi bağışla. Bir gün seni özlemiş, sana olan hasretiyle yanmış tutuşmuş bir güzel kul tanıdım, yemek ikram etmişlerdi ona. Rabbimin nimetlerine hamd ederek başladı. Yüzündeki o parlaklık ne güzeldi. Ama gözlerinin altındaki kızarıklık, alnındaki kıvrımlar, sakalındaki bembeyaz kıllar, şakaklarına yağan karlar bir şeyler haykırıyordu YA RASULLALLAH.
    Ümmetinden bir kul, Rahmanın güzel bir kulu, gülüyordu çehresi, Nur saçıyordu. Yemek yiyorduk hep beraber, çok lezzetliydi. Dudaklarında daima bir kıpırdanma vardı, yemek yerken zorlanıyor zor yutkunuyordu, dertli kul. Yüzüne her bakışımda gözlerinin daima artan ışıltısı dikkatimi çekti. Ve birden ak düşmüş sakallarına doğru iki damla gözyaşını yolculuğa çıkardı. Ağlıyordu ihtiyar amca, gözyaşlarını saklama ihtiyacı hissediyordu. Ama gözleri coşmuştu bir kere, yemeği bırakıp yanına oturdum. Amca dedim:

    -Rahatsız mısınız? Bir şeyiniz mi var?
    -Hayır, evladım iyiyim sağol! Dedi.
    -Peki, amca, niye ağlıyorsun? Dedim.
    -Peygamberimiz (sav)aklıma geldi birden. Onu düşündüm ve ağlayıverdim kusura bakma.

    Gözünün yaşını sildi, Elhamdülillah dedikten sonra çekildi sofradan. Kenarda bucakta bir yere oturdu, elinin tersiyle gözlerini siliyor ve cebindeki mendilini arıyordu. Ben de kalktım sofradan yeni demlenmiş çaydan getirdim ihtiyar amcama. Çayı karıştırırken elleri titriyor ve dudakları büzülüyordu. Mendiliyle tekrar sildi gözlerini. Çayını içti ve Rabbimin selamı ile müsaade isteyerek ayrıldı yanımızdan.
    Düşünce idrakini yitirmiş bir hal içinde düşünüyordum. Adamcağız yemek yerken seni anıyor ve ağlıyordu YA RASULLALLAH(sav). Sana yakın olmanın verdiği coşkuydu gözyaşları. Senin ümmetinden bir kul nasıl oluyor da seni görmeden, kokunu almadan, mübarek ellerini öpmeden sanki yanı başındaymışsın gibi seninle yaşıyor. Ben de anlamalıydım, çözmeliydim bu sırrı.
    Seni YA RASULLALLAH(sav) evet seni tanımam, bilmem gerekiyordu. Ashabı Kiram efendilerimizin hayatından başladım işe. Onların hayatlarını okuyarak sana ulaşmalıydım YA RASULLALLAH (sav), okudum. Ebu Bekir Sıddık, Ali bin Ebu Talip, Hz. Ömer Hz. Osman, Hz. Talha, Hz. Bilal, Sad bin Ebi Vakkas, Hz. Hamza, Abdullah bin Revaha, Ebu Hureyre, Muaz bin Cebel... Hepsini okudum YA RASULLALLAH(sav).

    Şimdi seni okuyorum. Halık’ı zül celal Rabbimin sevgilisi, biricik kulu. Senin nurunun hürmetine var olan ben seni arıyorum Ya RASULLALLAH(sav). Ömrümün sonuna kadar her nerede ve ne zaman olursa olsun seni hakkıyla tanıyamayacağımı biliyorum. Ben senin deven Kusva'ya âşık oldum efendim. Dayandığın hurma kütüğünün yerinde olabilmek için bin canım olsun feda ederdim. Yeter ki inleyeyim, sen beni okşarsın susarım. Yanımdan ayrılırsan tekrar inlerim YA RASULLALLAH(sav).

    Ebu Hureyre(ra) sıcak bir günün öyle vaktinde evinden çıkıp mescide gelmişti. Sende oradaydın YA RASULLALLAH(sav) Açlıktan evinde duramayıp mescidine sana koşmuşlardı. Sen de aç idin. Günlerdir bir şey yememiş açlıktan zayıf düşmüştünüz. Hendek günü karnına iki taş bağlayan da sendin YA RASULLALLAH(sav). Bir deri parçasını temizleyip kızarttıktan sonra açlığını dindiren Sad bin Ebi Vakkas (ra) değil miydi EFENDİM. Bir hurma tanesini annesine saklayan Ebu Hureyre değil miydi? Bir avuç arpa ekmeğiyle yetinen HABİBULLAH sendin efendim. Ya ben midemin doluluğunun sarhoşluğuyla seni unutan ben değil miyim? Abdullah bin Revaha (ra) gibi elimdeki kemik parçasını fırlatıp ''ben hala bu dünyada yaşıyor muyum?''diyebilir miyim? Senin ölümünle Hz. Bilal(ra) susmuştu. Bir daha ezan okumayacaktı. Kızgın çölde kayaların altında inlerken EHAD, EHAD diyerek senin nurunu görmüyor muydu YA RASULLALLAH(sav).

    Sana nasıl kavuşacağız bilemiyorum. Günahlarımın derdiyle, hasretinin yangınıyla, Aşkının ateşiyle, sana ümmet olmanın sevinciyle arz ediyorum halimi. Sana gelmek var ölmeden önce, Şehrinde narına yanıp kül olmak var. Sana geldikten sonra bir daha dönmemek olsa (inşallah) yanında kalsam, ayak bastığın yerlere gömülsem. Kıyamete kadar yanında olsam, Toprağın altında dahi alırım kokunu YA RASULLALLAH(sav).

    VE ÖLÜM...
    Nikâh saati: RABBİME ve SANA yolculuk. Tahta arabanın içinde keyifli seyahat…
    Ölmeyi bilene kutlu olsun. EY DÜNYA!
    Anlat şimdi ayrılık acısını, Peygamber sana veda ederken çektiğin acıyı anlat. Bağır, durma, Haykır: VAĞLEMU ENNE FİKUM RASULLALLAH de...

    O'nun vefat ettiği gün, söyle ey dünya ne haldeydin. Her zerre O'nun ölümüyle yok olmak isterken sen nasıl raks ettin. Yine sabahları güneşi davet ettin. Karanlığı nasıl kovdun. Söyle...
    Her gün raks edip dönmektesin değil mi ey dünya. Kâinatta yalnız sen ONA kucak açtın, bu mutluluk senin değil mi. Güneş bile kıskanır seni ALLAH’IN Habibi yaşadı üzerinde. Ne kadar bahtiyardın o devirde varlığının şükrünü eda ediyordun. Denizlerin bir ayrı güzeldi O varken. Suların daha bir tatlıydı. Ağaçlar, dağlar, ovalar, bitkiler, kuşlar ve sen ey dünya ne kadar mutluydunuz.
    Ama o gün: RABBİM (c.c.) çağırıyordu Habib'ini.
    Rabbimin emriyle Cebrail yanına geldi YA RASULLALLAH(sav), Azrail (a.s.) kapıda senden izin bekliyordu. Kisranın sarayını aydınlatan nurunla gelecektin.
    Sessizlik acımasız ve dert yüklüydü, Aniden peygamberin dudakları kıpırdadı,

    YÜCE DOSTA, REFİK’İ ALA'YA

    PEYGAMBER vefat etti.

    Usame seferden döndü, zafer müjdesiyle kavuşacaktı sana. Ali bin Ebu Talibin dizine başını dayamıştın. Ölüm bile sana o kadar yakışmıştı ki, VUSLAT seninle güzel oldu. Kusva gözyaşlarıyla inlemekteydi. Hz. Ebu Bekir(ra.)geldi seni öptü öptü öptü...

    Yokluğun acısıyla yanan gönüller, kardeşlerin, Seni çok özlediler Ya Resulallah(sav)
    Ben de özledim seni. Rüyalar da teselli bulan ümmetine şefaat eyle EY SEVGİLİ...


  2. #2
    Status
    Offline
    Ottomanya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yer
    Erzurum
    Mesajlar
    1.409
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    seni hakkıyla sevmek için tanımam gerekti demiş ve okumaya tanımaya başlamış ya,eksiğimiz o galiba


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


Rabbin kim? (Cevabı Büyük Harfle Yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279