Unutmak büyük bir nimettir aslinda, ama ayni zamanda büyük bir eksiklik.

Ilkler hep önemlidir denir de yine de unutulur birçoklari, belki de sandigimiz kadar önemli degildirler.Ilkokula basladigimiz an, ilk ögretmenimiz, ilk girdigimiz topluluk, ilk edindigimiz komsularimiz, ilk oturdugumuz evimiz, ilk, ilk, ilkler….

Ya da bazi yasanan hayata dair aci- tatli anlar vardir; Okurken çektigimiz sikintilar, kimligimizden kaynaklanan dislanmalar, anne-baba tartismalari, en yakin arkadasimizdan ayrilisimiz, sevdiklerimizden ayrilirken yasadigimiz anlar, hastaliktan kaynaklanan bitmeyecegini sandigimiz sancilar, belki de bize ölümü hatirlatan dogum sancilari.Bunlari unutmak bir nimettir aslinda.

Hayata dair unuttuklarimizi çogaltabiliriz, ama bir de o unuttugumuz olaylarin sonucunu hiç unutmayiz.Birer hatiradir kalir aklimizda:Ocakta yemek unuturuz da o çikan yangini unutmayiz, okuldan çocugumuzu almayi unuturuz da o yavrucagin çektigi sikintilari unutmayiz, yanimiza para almayi unuturuz da otobüste muavine para verirken elimizi cüzdanimiza atip mahcup oldugumuz o ani unutmayiz, anahtari kapi üzerinde unuturuz da eve giren hirsizi unutmayiz.Kisaca sebebi unuturuz sonucu hiç unutmayiz.

Aslinda unutma ile ilgili sayfalar dolusu yazilar yazabiliriz.Ama burada önemli olan bir nokta var:Unutulmasi gereken durumlar muhakkak vardir, olmalidir.Ama bir de unutulmamasi gereken durumlari unutmak insanda bir eksikliktir.

Nasil mi?

*Anne- baba hakki unutulmamalidir, ama yeri gelir o anne –babayi ya yikilmis eski bir evde sogukta, ya sokaga atilmis bir kösede, ya da bir huzur evinde buluruz.

*Evlat unutulmamalidir, ama unutulan evlat sokakta dilenci, evde gibi görünen evlat sahip çikilmayinca diskoda, kafede, gece hayatinda, yanlis egitimin ürünü belki de baska dünyalarda, baska hülyalarda, rüyalarda.

*Komsu unutulmamalidir, ama kapisi çalinmayan komsu perisan, dertli, belki de aç ve hasta.

*Akraba unutulmamalidir, ama unutulunca biten ve düsmanliga dönüsen akrabaliklar.

*Kadin kocayi unutur, koca karisini sonra da bitmeyen kavgalar.

*Kardesler birbirini unutur ve biten kardeslikler.

Gerisini siz çogaltin.Bu örneklere bakarak unutulmamasi gereken kisileri, olaylari, durumlari unutunca nasil vahim sonuçlari olacagini siz düsünün.Düsünün unutmak ne büyük eksiklik.

Peki ya bizi Yaradani unutmak….

Anneyi unutunca acisini anne, evladi unutunca acisini evlat, komsu unutulunca aciyi komsu çeker de, Allah unutulunca aciyi kim çeker hiç düsündünüz mü?

Üstelik karsiliginda kaybedilecek bir de ahiretteki hesaplasma. Unutmanin sonucunda dünyada çekilen sikintilar geçicidir de, peki ya ahiretteki.Bunlari unutuyoruz degil mi?

Allah’i unutmak dedik;

*Ayetleri okuduk, hayata geçirecegimiz anda unuttuk.

*Nimetlerini kullandik, ama O’nun yarattigini unuttuk.

*Belki de çogu zaman dünyalik kaygilarimizdan namaz vakitlerini unuttuk.

*Ögrendik ama hep yasamayinca unuttuk.

*Cenneti ve cehennemi unuttuk.

*Hep O’nu anmayi (tefekkürü), zor animizda baskalarindan bir seyler umup tevekkülü unuttuk.

*Yeryüzüne niçin gönderilip, niçin yaratildigimizi unuttugumuzu unuttuk.

Unuttuk da unuttuk.

Unutmak kolaydir da, hatirda tutabilmek pek zordur.Ama su bir gerçek, Islami duyarliligimiz arttikça, unutmalarimiz da en aza iniyor.Anneye, babaya, kardese, komsuya, arkadasa, çevreye sorumlulugumuzun bilincinde olup, daha az unutuyoruz, unutmamamiz gereken görevlerimizi unutmuyoruz.Ama bu duyarlilik olmayinca dua etmeyi bile unutuyoruz:

Bizi unutanlardan ve Ahirette unutulanlardan eyleme Allah’im!

AMIN

islami sohbet, dini sohbet, dini forum