İskilipli Atıf Hoca neden idam edildi?

Başında hoca lakabı bulunan hele de “Şapka Kanunu’na” karşı çıktığı için idam edildiğine dair hakkında efsaneler türetilen bir kişi hakkına yazı yazmanın zor olduğunu söylemeliyim. Ama dini konularda epeyce mürekkep yalamış bir kişi olarak “idam edilmiş” bir kişi hakkında asla ve asla belgeye dayanmayan bir tek satır bile kaleme almayacağımı, bunun aksinin “iftira” olduğunu herkes gibi ben de çok iyi biliyorum.
Ama bazı kesimler hiçbir araştırma, insaf, izan ve ahlak duygusu taşımadan, “İskilipli bizim hocamızdır, o hemşehrimizdir, ona karşı çıkanlar dinden çıkar” gibi sapıklık ötesi bir cehalet sergiliyorlar.
Allah indinde hiç kimse sakalı ve cüppesi vardı diye temize çıkmayacak, yaptıklarından yani fiillerinden sorumlu tutulacak. Hz. Peygamber’in “Kızım Fatıma bile hırsızlık yapsa, ona cezasını verin” dediği ölçü işte budur. Herkesin cezada ve mizanda eşit olduğu ölçü.
Şimdi konuya gelelim:
İskilipli Atıf Hoca’nın idamı konusundan önce, kendisi hakkında pek konuşulmayan bir hususu gündeme getirelim. Malumuz İskilipli Atıf Hoca’nın yazdığı bir kitap var. Adı Frenk Mukallitliği ve Şapka. Hoca, bu kitabı yazarak Anadolu’nun birçok yerine satılması için gönderir.
Kitabın adında geçen “Frenk” ne anlama geliyor? Frenk Osmanlının Batılılara bilhassa Fransız kökenli Hıristiyanlara (ki o dönemde Fransa bütün Batı medeniyetini temsil ediyordu) verilen addır. Frenklik toplumda çoğunlukla gâvurluk olarak da adlandırılır.
İskilipli, Müslümanın şapka giyerek gâvuru taklit etmesinin dine aykırı olduğunu çeşitli vesikalarla anlatmıştı kitabında.
Buraya kadar güzel.
Peki, “şapka giyerek gâvuru taklit etmenin caiz olmadığını” yazan İskilipli hangi derneğin kurcusu ve üyesi idi?
İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin!
İyi de bu İngilizler gâvur değil mi?
Bir hoca efendi, hem de “gâvuru taklit etmeye” bile karşı çıkan bir hoca efendinin “gavur sevenler derneğine” üye olması dine uygun mu acaba? Kuran-ı Kerim’in “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” (Maide 51) emrine rağmen İskilipli neden “İngiliz Muhipleri Cemiyetine” üye oldu?
Gâvuru sevenler derneğine üye olan İskilipli için acaba “Allahın sevdiği bir kulu” denilebilir mi?
Ya da “Allah, gavuru seveni,sever mi?
Hem “Frenk’i taklit etmeyin” deyip hem de Frenk’e sevgisini ilan eden İskilipli’nin bu çizgisini “Çorum’un Atıf Hoca aşığı dernekleri” neden sorgulamazlar?
Gelelim idam bahsine:
İskilipli Atıf Hoca, şapka kanununa muhalefetten dolayı idam edilmedi. İskilipli’nin Şapka Risalesi’inden yargılandığı mahkeme Giresun İstiklal Mahkemesi’dir ve bu yargılamanın tarihi 16-18 Aralık 1925’tir. İskilipli, bu yargılama sonunda, Şapka Risalesi’nin, geçmiş bir tarihte yazıldığı ve binaenaleyh buna dayanılarak yeni kanun muvacehesinde suçlama yapılamayacağı gerekçesiyle beraat ettirilmiş ve mahkeme heyetiyle aynı gemide İstanbul’a dönmüştür.
Giresun Mahkemesi şapka risalesinden dolayı İskilipli’yi beraat ettirmiştir.
Ancak bu defa başka suçlardan dolayı Ankara İstiklal Mahkemesine sevk edilmiş burada esas olarak vatana ihanetle suçlanmıştır. Bu mahkemede de şapka konusu gündeme gelmekle beraber İstiklal Mahkemesi zabıtları incelendiğinde kendisine ağırlıklı olarak “Teali İslam Cemiyeti üyesi iken neden Yunanla yapılan savaşa karşı çıkan bildiriler yazıp dağıttığı sorulmuştur.”
Mahkeme zabıtları incelendiğinde mahkeme başkanının kendisine defalarca ve öfkeyle “Neden Yunan tayyareleri ile Milli Mücadele karşıtı bildiriler attınız? Ama bu yaptığınız aksi tesir yaptı. Anadolu halkı Milli Mücadeleye daha fazla destek vermiştir” diye hesaba çektiği görülür. İskilipli ise Milli Mücadelenin başarıya ulaşması üzerine Vakit gazetesinin 1034. nüshasında tekzip yayınlayarak “o bildiri bana ait değil” diyecekti.
Ankara İstiklal Mahkemesi zabıtlarında idam gerekçesi olarak şunlar yazar:
“Bundan başka milli mücadelenin en buhranlı zamanında Anadolu içlerine doğru uzanmış işgal ordusuna mukavemet edilmemesi hususunda başkanlığını yaptığı Teali İslam Cemiyeti adına düzenlediği beyannameleri sonradan aldığı çeşitli inkâr tertiplerine rağmen yunan tayyareleri ile istiklali ve hayat hakkı için mücadele eden Anadolu köylerine attırdığı ve yeniliğe ve cumhuriyete daimi bir düşman vaziyeti almış olan adı geçen kişinin son isyan hadisesi ile maddeten ve manen alakadar bulunduğu birçok delil ile anlaşıldığını ve ortaya çıktığı... adı geçen kanunun 55. Maddesinin TC’nin teşkilat-ı esasiye kanununu tamamen veya kısmen tağyir... veya ifa-yı vazifeden men’ine cebren teşebbüs edenler idam olunur” diyen muharrer fırkası mûcebince İskilipli Hoca Atıf... efendinin salben idamlarına... oy birliği ile karar verildi.”
Yani İskilipli’nın idam kararında “şapka” değil “devleti ortadan kaldırmaya” teşebbüs suçu vardır.
Bugün “İngiliz Muhipleri Cemiyetine mensup” İskilipli’yi savunanların bu muhabbetinin tek nedeni “O’nun Mustafa Kemal”e olan düşmanlığıdır.
Mustafa Kemal’e düşman isen “İngiliz’e muhip, Yunan’a dost” olabilirsin, bir beis yoktur!
Tarihten ve akıldan yoksun olan “devlet, millet hatta din düşmanları” bunu böyle bile.