Nefsimizi taniyor muyuz ?

KUR’AN’IN REHBERLİĞİNDE NEFSİN ISLAH EDİLİŞİ

Tevbeye Önem Vermek

Nefsi terbiye etmede birinci mertebe; Tevbeye ehemmiyet vermektir. Tevbe, her makam ve halin temelidir. Tevbe, bina için arsa hükmündedir. Tevbesiz kimsenin ne hali ne de makamı vardır. Allah yolunda tevbe, işlerin en mühimidir. Çünkü bu yol son derece temiz ve nezihtir. Türlü pisliklerle kirlenmiş kimseleri kabul etmez. Tevbe, kişinin kendini yenilemesi ve bir iç onarımdır. Tevbe, kulun Allah’a yaklaşmasında en büyük bir etkendir.

Tevbe, geçmişteki hata ve kusurların telafisi hükmündedir. Tevbe, geçmiş hataların verdiği bir iç sancısıdır....

Kalbi Endişelerden Korumak

Nefsi terbiye etmede ikinci mertebe; gelecek endişesini kalpten çıkarmaktır. Mü’min, yaşadığı vaktin hükmüne göre amel etmelidir. Gelecek ikinci bir vakte kalben bağlı kalmamalıdır. Zira dünya hayatı üç günlük bir hayattır. Bu hayatın üç günlük olması dünü, bu günü ve yarınıdır. Dün geçti, yarın ise meçhuldür. Ama bu gün ise çok mühimdir. Hem dünün eksikliklerini tamir etmede ve hem de yarın teminat altına alınabilir.

Bu bakımdan gelecek endişesi taşımanın anlamı yoktur.

Kalpten Dünya Sevgisini Atmak

Nefsi terbiye etmede üçüncü mertebe; Dünya sevgisini kalpten çıkarmak ve zaruri olmayan meşguliyetleri terk etmek gibi mühim amelleri işlemektir. Çünkü bu şerefli yolun esası, kalbin lüzumsuz şeylerden, zaruri olmayan şeylerin sevgi ve meşguliye*tinden kopuk olmasıdır. Bu da, kalbin Allah (cc) ile meşgul olmasına mani olacak şeylerden temizlenmesidir. Bu maniler ise; mal sevgisi, makam sevgisi, baş olma sevgisi ve kadın veya erkek sevgisidir.

Ölüme Hazırlıklı Olmak

Nefsi terbiye etmede dördüncü mertebe; Ölüme hazır olmak*tır. Ölümü beklemek, fakirlik haline veya kendisine gelip yüklenilen belalara karşı sabır ve rıza meydana gelir. Ölümü düşünmekte, yersiz şeylere karşı ümit beslemenin kısılması vardır. Nefis ancak böyle bir durumda kırılır.

Nefisten, dünyaya ait yersiz arzuların tümü silinip gider.

Kalbe Mahluk Sevgisini Yerleştirmemek

Nefsi terbiye etmenin beşinci mertebesi; yaratılmışları kalpten çıkarmaktır. Zira mahluk sevgisi, Halik sevgisi derecesine vardığında kul şirke düşmüş olur.

Eğer bu sevgi o derecede bulunmasa bile kul, tamahkar olmaktan yine kurtulamaz. Bu durumda yapılacak iş, sebeplere bel bağlamamaktır. Mesela: ‘Filan olmasa idi kurtulamazdım’ demek gibi. Sebeplere bel bağlamak, yaratıcıyı unutmak demek olur ki, bu en büyük felakettir.