“Ahir zamanda türemeler çıkacak: beyinleri çalışmayacak. Konuşurken çok güzel konuşacaklar. Kuran okuyacaklar, fakat imanları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek...” (Buhari, Sahih 3611, 5057, 6930, Müslim, 1066, Ebu Davud 4767, Ahmed bin Hanbel, Müsned 1, 81, 113, 131, 289; Tayalisi, el-Müsned, nr. 1984.)

Ahir zaman kıyametten önce dünyanın yaşayacağı son vakittir. Peygamberimiz (sav) ahir zamanda yaşanacak olaylarla ilgili birçok bilgi vermiştir. Bunlardan biri de, ahir zamanda çıkacak, hurafelerle birçok insanın İslam’ı yanlış tanımalarına neden olacak olan ulema olarak bilinen kişilerin türemesidir. Hadiste de haber verildiği üzere bu kişiler insanları Kuran ile kandırmaya çalışacaklardır. Ancak bu kişiler Kuran’ın özünü bilmeyen kimseler olacaktır. Bu insanlar Kuran’a uymadıkları gibi Kuran’ın hükmüymüş gibi yeni hükümler getireceklerdir.

Bu bağnaz insanların amacı Kuran’ın özünden insanları uzaklaştırmaktır. Bu insanlar Kuran’da var olan sevgi, saygı, adalet, hoşgörü, incelik, temizlik, sanata değer verme gibi güzel ahlak özelliklerini yok etmeye çalışacaklardır. Kısacası bu bağnaz kişiler kaliteli Müslüman modelini ortadan kaldırmaya çabalayacaklardır.

Ancak elbette ki bağnaz kişiler ile bilgisizliğinden dolayı hurafelere uyan insanları birbirinden ayırt etmek gerekmektedir. Bu insanlara Kuran’ın özü tebliğ edildiği taktirde Allah’ın izni ile hakka uyacaklardır.

İslam barış dinidir. Yani bağnaz zihniyetin öğrettiğinin aksine Kuran’da öfke, kin, düşmanlık ve kan dökme yoktur. İslam hangi dinden olursa olsun insanların barış içinde yaşamasına teşvik eder. Bağnaz insanların bildiğinin aksine Kuran’da haber verilen savaş sadece kendini savunmak içindir. Peygamberimiz (sav) zamanındaki savaş Müslümanların kendini koruması içindi. Hz. Muhammed (sav) savaş ortamında dahi sahabelere affedici olmayı ve zulmetmemeyi öğütlemiştir.

Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. (Bakara Suresi, 190)

Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir. (Bakara Suresi, 192)

Bu zihniyeti ortadan kaldırmanın tek yolu ise gerçek Kuran ahlakının tebliğ edilmesidir. Yani Peygamberimiz (sav) zamanında yaşanan İslam’ı günümüze tanıtmaktır. Kuran’daki Müslüman’ın neşeli, sevgi dolu, barış yanlısı, hoşgörülü, nezaketli, modern, adalet sahibi yüzünü insanlığa anlatmaktır. Bu anlamda dindar Musevi ve Hıristiyanlar da Müslümanlara yardım etmelidirler.

Ahir zamanda tüm dünyaya barışı ve sevgiyi getirecek olan Hz. Mehdi’dir. Bu sebepten Kitap Ehl-i ve Müslümanların Mehdiyeti savunup, desteklemesi çok hayatidir. Bütün kutsal dinler için tehlike arz eden bağnaz sistem ancak Hz. Mehdi’nin desteklenmesi ile sona erecektir.

Bütün bu anlattıklarım her şeyden önce Allah’ın emridir. İslam’ın doğru yaşanması bir tek Müslümanların değil yeryüzündeki tüm insanların huzura kavuşmalarına vesile olacaktır. Deccal tarafından alınmış neşe ve sevgi geri gelecektir. Ölü olan sanat yeniden canlanacak, bilim ve teknoloji en üst seviyede yaşanacaktır. Tüm bunların kaynağı Allah sevgisi olacaktır. Ahir zamanda Deccaliyetin son bulması ile meydana gelecek ortamda yaşanacak olan rahatlığı Peygamberimiz (sav) şöyle haber vermiştir:

Benim ümmetim o devirde öyle bir refah bulacak ki, o güne dek onun mislini kesinlikle bulmamıştır. Yer yemişini (gıda ürünlerini) verecek ve insanlardan hiçbir şey saklamayacak (vermemezlik etmeyecek)tır. Mal da o gün çok birikmiş olacaktır. (Sünen-i İbni Mace, 10-347/ Ramuz el Ahadis, s. 508/ İbni Mace-Tabaranai'nin Kebiri)

Mehdi insanlara malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol bol verecektir. (El-Kavlu Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)