SON ÂNI İYİ TANIMAK
Ey cihan sultanı!
Şunu bil ki, insanlar iki gruptur: Bir grup dünyanın hâline bakıp uzun ömürlü olmayı temenni ederek ona sımsıkı sarılır.
Diğer grup ise akıllıdır; onlar devamlı son nefesi göz önüne getirip sonuçta nereye gideceklerini, dünyadan sağlam bir iman ile nasıl ayrılacaklarını, dünyadan yanlarında kabre neler götürebileceklerini, ölümlerinden sonra düşmanlarına neler bırakacaklarını ve bunların kendilerine yükleyeceği vebali düşünürler.
Bu düşünce herkese gereklidir; sultanlara ve dünya ehline ise daha fazla gereklidir. Çünkü onlar çoğu kez insanların canını yakarlar, hizmetçileri ile insanlara kötülük yaparlar, halkı korkuturlar, onların kalbine korku salarlar.
Şunu unutma! Cenab-ı Hakk'ın yanında daha korkutucu bir memur olan Azrail var ki; kimse ondan bir kaçış yolu bulamaz.

Sultanın bütün görevlileri, ücretlerini altın, gümüş ve yiyecek olarak alırlar, Yüce Allah'ın görevli memuru olan Azrail ise, ücret olarak ancak insanın ruhunu alır.
Sultanın görevlilerinin yanında birisinin aracı ve yardımcı olması fayda verir; fakat Allah'ın görevlisi olan Azrail'in yanında, hiç kimsenin yardımı ve aracı olması fayda vermez.
Sultanın bütün görevlileri, görev yaptıkları kimselere bir gün, bir gece, bir saat mühlet verirler; fakat Allah'ın görevlisi olan Azrail (a.s), bir nefes olsun mühlet vermez; emredilen vakitte işini bitirir.
Azrail'in hayret verici hâlleri çoktur. Ancak biz onun hakkında beş hikaye anlatmakla yetineceğiz.