İbni Ömer r.a. anlatıyor:
- Başlangıçta peygamberimizin s.a.v camiinde minber yoktu,Resûlûllah s.a.v hutbe okurlarken kuru bir hurma kütüğüne dayanırlardı. Yeni yapılan minbere çıkıp ilk hutbesini okuduklarında,hamile deve ağlayışını andıran acı sesler ve ağlamalar duyuldu. Ağlamasını bir türlü kesmiyordu, peygamberimiz s.a.v.minberden inip yanına geldi. Elini üstüne koyup teselli edince sustu. Üzerinde yapılan zikrullah dan uzak kaldığı için ağlıyordu.
Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyurdu:
‘Eğer ben onu kucaklayıp teselli vermeseydim,kıyamete kadar ağlaması böyle devam edecekti’.


- Cabir ibnu Abdullah r.a. anlatıyor:
- 'Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe sırasında bir ağaç kökünün veya bir hurma kütüğünün yanında ayağa kalkardı. Sonradan bir minber edindi.' Ravi der ki terk edildiği vakit hurma kütüğü ağladı.' Cabir der ki: 'Kütüğün bütün iniltisini mescid halkı işitti. O kadar ki Resulullah aleyhissalatu vesselam yanına gelip okşadı. Bunun üzerine kütük sustu.' Bazıları da: 'Eğer Resulullah aleyhissalatu vesselam yanına gelip teselli etmeseydi Kıyamete kadar ağlayacak' dedi.


- Enes r.a. anlatıyor:
- 'Resulullah aleyhissalatu vesselam bir hurma kütüğüne dayanarak
hutbe verirdi. Minber yapılınca hutbelerde kütüğü bırakıp minbere çıktı. Bunun üzerine kütük bu ayrılık sebebiyle ağlayıp inledi. Aleyhissalatu vesselam yanına gelip kucaklayıp teselli etti, kütük sustu. Aleyhissalatu vesselam bu açıklamayı yaptı: 'Eğer onu kucaklamasaydım Kıyamet gününe kadar inleyecekti.'


- Enes r.a. anlatıyor:
- 'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hurma kütüğüne dayanarak hitapta bulunurdu. Duyulan ihtiyaç üzerine ona bir minber yaptılar, onun üzerinde hutbe vermeye başladı. Hurma kütüğü kendisini terk etmesi üzerine bir deve inleyişi gibi inleyip ağlamaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm minberden inip kütüğü meshedip okşadı. Kütük inlemeyi bırakıp sükûnet buldu.'