+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
12 sonuçtan 11 ile 12 arası
Like Tree1Beğeniler

Bediüzzamanın Hazretlerinin Çarşaf savunması

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  Tesettür Baş Örtüsü Forumunda Bulunan  Bediüzzamanın Hazretlerinin Çarşaf savunması Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Tesettür, kadinlar için fitrîdir ve fitratlari iktiza ediyor Çünkü kadinlar hilkaten zayif ve nazik olduklarindan, kendilerini ve hayatindan ziyade sevdigi yavrularini himaye edecek bir erkegin himaye ve yardimina muhtaç bulundugundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale mâruz kalmamak için fitrî bir meyli varHem kadinlarin on adetten alti yedisi, ya ...

  1. #1
    Status
    Offline
    BeRkCaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Gönüllü Paylaşımcı
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1.578
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Bediüzzamanın Hazretlerinin Çarşaf savunması

    Tesettür, kadinlar için fitrîdir ve fitratlari iktiza ediyor Çünkü kadinlar hilkaten zayif ve nazik olduklarindan, kendilerini ve hayatindan ziyade sevdigi yavrularini himaye edecek bir erkegin himaye ve yardimina muhtaç bulundugundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale mâruz kalmamak için fitrî bir meyli varHem kadinlarin on adetten alti yedisi, ya ihtiyardir, ya çirkindir ki, ihtiyarligini ve çirkinligini herkese göstermek istemezler Ya kiskançtir, kendinden daha güzellere nisbeten çirkin düsmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar; taarruza mâruz kalmamak ve kocasi nazarinda hiyanetle müttehem olmamak için, fitraten tesettür isterler Hattâ dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan, ihtiyarlardir Ve on adetten ancak iki üç tanesi bulunabilir ki, hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sikilmasinMalûmdur ki, insan sevmedigi ve istiskal ettigi adamlarin nazarindan sikilir, müteessir olur Elbette açik saçiklik kiyafetine giren güzel bir kadin, bakmasina hoslandigi nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder Hem tefahhus ve tefessüh etmeyen bir güzel kadin, nazik ve serîütteessür oldugundan, maddeten tesiri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sikilir Hattâ isitiyoruz, açik saçiklik yeri olan Avrupa'da çok kadinlar, bu dikkat-i nazardan sikilarak, "Bu alçaklar bizi göz hapsine alip sikiyorlar" diye polislere sekvâ ediyorlar Demek, medeniyetin ref-i tesettürü hilâf-i fitrattir Kur'ân'in tesettür emri fitrî olmakla beraber, o maden-i sefkat ve kiymettar birer refika-i ebediye olabilen kadinlari, tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefaletten kurtariyor
    (24LEMA, 1HİKMET)

    Elhasıl: Nasıl ki kadınlar kahramanlıkta, ihlâsta, şefkat itibarıyla erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar Öyle de, o mâsum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler Onun için, fıtratlarıyla ve zayıf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmaya kendilerini mecbur bilirler (24Lema, 2Nükte)

    ---------- ********** ----------
    Hem bin seneden beri çarşaf altında bulunan muhadderat-ı İslâmiye şimdi de çarşaflarını muhafaza ediyorlar Avrupa gibi ekseriyeti açık-saçık olmadıklarını gösteriyorlar Bu risale, hükûmetin kanunuyla muaraza etmiyor
    Hem, "tesettür aleyhinde olanların yüzüne şamar vurmak" fıkrası ise, o zaman payitaht olan İstanbul'da bana haber verilen bir vukuat münasebetiyle, Abdullah Cevdet gibilerin yüzüne havaledir (Tarihçe-i Hayat, EŞehir Hayatı)

    ---------- ********** ----------
    Hem kadınlarda ecnebî erkeklere karşı, fıtraten korkaklık, tahavvüf var Tahavvüf ise, fıtraten, tesettürü iktiza ediyor Çünkü, sekiz dokuz dakika bir zevki cidden acılaştıracak sekiz dokuz ay ağır bir veled yükünü zahmetle çekmekle beraber, hâmisiz bir veledin terbiyesiyle, sekiz dokuz sene, o sekiz dokuz dakika gayr-ı meşru zevkin belâsını çekmek ihtimali var Ve kesretle vâki olduğundan, cidden şiddetle nâmahremlerden fıtratı korkar ve cibilliyeti sakınmak ister Ve tesettürle, nâmahremin iştahını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zayıf hilkati emreder ve kuvvetli ihtar eder VE BİR SİPERİ VE KALESİ, ÇARŞAFI OLDUĞU GÖSTERİYOR Mesmûâtıma göre, merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor! (24LEMA, 1HİKMET)

    ---------- ********** ----------
    Kadın, erkek gibi giyinse maskara olur Erkek, kadın gibi süslense muhannesliktir (alçaklıktır), yakışmaz Mert ve âlihimmet, zîb ü zîverle muzahraf cilveli hanım gibi olmamalı (DİVAN-I HARBİ ÖRFİ, HÜRRİYETE HİTAP)

    ---------- ********** ----------
    Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli

    Mimsiz medeniyet, taife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış Şer'-i İslâm onları
    Rahmeten davet eder eski yuvalarına Hürmetleri orada, rahatları evlerde, hayatı âilede Temizlik ziynetleri
    Haşmetleri hüsn-ü hulk, lütf-u cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı Bunca esbab-ı ifsat, demir sebat kararı
    Lâzımdır, tâ dayansın Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları
    Yatmış olan hevesat birden bire uyanır Taife-i nisâda serbestî inkişafı, sebep olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birden bire inkişafı
    Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şusuretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir Hem müthiştir tesiri Memnu heykel, suretler, ya zulm-ü mütehaccir, ya mütecessid riyâ, ya müncemid hevestir Ya tılsımdır; celb eder o habis ervahları(SÖZLER, LEMAAT S732)


  2. #11
    Status
    Offline
    selsebil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    11
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bediüzzamanın Hazretlerinin Çarşaf savunması
    demek aker modeli,çok ilginç:)çünkü aker modeli daha çekici,daha modern,şık...ama üzgünüm,Allah örtünme emriyle bunun tam tersini amaçlamıştır.yoksa örtünün anlamı iki tel saçı kapatmak değil.kadının yaradılıştan gelen cazibesini yabancıların yanında örtmektir amaç.kesinlikle önyargılı değilim bu konuda ama bi aker modelinin örtü emrine riayet ettiğini söyleyemeyiz.ancak açık bi bayanın yanında sıkıca giyinmiş gibi görünür hepsi bu:)


  3. #12
    Status
    Offline
    EMRE CAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üst Düzey Yönetici
    Üyelik tarihi
    Dec 2015
    Mesajlar
    273
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart Cevap: Bediüzzamanın Hazretlerinin Çarşaf savunması

    Kadınların kıyafet şekli

    Yalnız Kur’an diyen yalancılar, “Kadının kapanması gerekmez” diyor. “Kadına çarşaf farzdır” diyenler olduğu gibi, “Çarşaf Hristiyan rahibe kıyafetidir, giyilmez. Nitekim Abdülhamid Han çarşafı yasaklamıştı” diyenler de vardır. Dinimizdeki hükme bakalım:
    Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekıte)

    Ahzab suresinde bildirilen cilbab, erkeğin de, kadının da giydiği bir elbise, bir gömlektir. Zevacir ve Berika’daki, (Haya cilbabını [örtüsünü] çıkaranın [aleyhinde] söz etmek gıybet olmaz.) [Beyheki] ve (Cilbabı [gömleği] haram olan erkeğin namazı kabul olmaz.) [Bezzar] mealindeki hadis-i şeriflerde cilbabın bir örtü olduğu açıkça görülmektedir. Cilbabın dış elbise olduğu tefsirlerde de yazılıdır:
    Cilbab, hımarın [tülbentin] üstüne örtülen ve göğse kadar inerek gömleğin ceybini [yakasını] boynu örten baş örtüsü. (Ebüssüud tefsiri)

    Cilbab, tek parça örtü. (Celaleyn)
    Cilbab, göğse kadar inen baş örtüsü. (Ruh-ul-beyan)
    Cilbab, milhafedir. (Beydavi)
    Cilbab, hımardan büyük örtü veya vücudunu örten dış elbise. (Kurtubi)
    Cilbab, bedeni baştan aşağı örten çarşaf, ferace, çar gibi dış giysi. (Elmalılı)
    Cilbab, dışa giyilen örtü. (Tibyan, A.Fikri Yavuz ve Hasan Basri Çantay’ın meali)
    Cilbab, milhafe, entari veya hımar. (El-Envar) [Milhafe = dış örtü ki buna ferace de denir.]
    Cilbab, feracedir. (Ö. Nasuhi Bilmen tefsiri)

    Nur suresinde, (Kadınlar, hımarlarını [başörtülerini] yakalarına örtsünler) buyuruluyor. Eğer cilbab çarşaf demek olsaydı, hımar denmezdi.

    Fıkıh kitapları cilbabın dış örtü olduğunu bildiriyor. Bir örnek: Hanıma verilmesi vacip olan nafaka, yemek, kisve ve meskendir. Kisve, hımar ve milhafedir. (Bahr-ür raık)

    Tefsir, hadis ve fıkıhta cilbab dış örtüdür. Çarşafa bid’at denmez; çünkü âdetteki değişiklik bid’at olmaz. Şalvar ve pantolon da böyledir.

    Çarşaf kelimesi, Farsça çader-şepten [gece örtüsü] bozularak Türkçe’ye girmiştir; tesettür için ev dışında giyilen üstlüktür. Tanzimatta hacca giden İranlılardan alınan çarşaf, önceleri bid’at sayılıp pek tutulmamışsa da, 1870’ten sonra yaygınlaştı. Daha sonra II. Abdülhamid Han, 4 Ramazan 1309 (2 Nisan 1892) tarihli bir emirle çarşafı yasakladı. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi)

    Yaşmak ile ferace giyilirken, 1872’de Subhi Paşanın Suriye valiliğinden dönüşünde ailesi Suriye’den getirdikleri çarşafla görününce, İstanbul’da çarşaf moda oldu. (Musahibzade Celal, Eski İstanbul Yaşayışı)

    1889’dan sonra açık feraceli iki paşa kızına birkaç külhanbeyi laf atıp feracelerini yırtınca, bu defa çarşafa rağbet arttı. Bid’at diyenler de giydi. (Sermed Muhtar Alus, Aylık Ansiklopedisi sayı 36)

    1913’te yüz binlerce Balkan muhacirleri İstanbul’a Ortodoks kadınlarının giydiği siyah çarşafı ile gelmişti. Zamanla bu da İstanbul’a yayıldı. Hükümetin zaten uğraşacak hâli yoktu, çarşafa mani olamadı. (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimler sözlüğü)

    3 Ekim 1883’te Şeyh-ül-islamın teklifi ve padişahın emriyle ferace dışında bir şey giymek yasaklandı. Daha sonra çarşaf da giyildi. O zamanki çarşaflar farklı idi. (Vakit. 4.10.1883)

    Sual: (Çarşaf tam tesettürdür) diyorlar. Buna da delil olarak Âişe validemizin giyiminden dem vuruyorlar. Bence çarşaf İslam’ın evrenselliğine aykırı. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?
    CEVAP
    Sence ile, Bence ile, Onca ile din olmaz. Kitaplar ne yazıyor bunu bilmek gerekir. Bizim veya sizin bu konudaki fikirlerimiz dinde hiç ölçü olur mu?
    Âişe validemiz bir defa çarşaf giymemiştir. Entari giydikleri, eteklik giydikleri hadis-i şeriflerle sabit. Giymiş olsa bile, bu bir âdettir. Peygamber efendimiz de entari giyerdi. Niye erkeklerimiz entari giymiyor? Peygamber efendimiz deveye binerdi, onlar niye Mercedese biniyorlar. Binmelerinde mahzur yoktur. Bunlar âdettir, giyim de bir âdettir. Dinimiz belli bir şekil bildirmemiştir.

    Arap ülkelerinde yaşayanların iklim şartlarına uygun olanı çarşaf olabilir. Fakat kalkıp da kutuplarda yaşayan müslümanlara çarşaf giyeceksin diyemeyiz. Bu iklime uygun olmaz çünkü. Dolayısıyla İslam’ın evrenselliği diye bir şey yoktur bunda.

    Sual: Bazıları, "Çarşaf hristiyan rahibelerinden geldiği için giyilmesi caiz olmaz. Şalvar ve pantolon giymek de bid'attir" diyorlar. Bu hususta dinimizin hükmü nedir?
    CEVAP
    Kadınların vücut hatlarının [kaba avret yerlerinin şekli ve rengi] belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekite)

    Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın mübarek hanımları, çarşafla örtünmemiştir. Hiçbir kitapta çarşaf giydikleri bildirilmiyor. Milhafe, ferace, fistan, entari giydikleri birçok kitapta bildiriliyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, böyle değişik elbise giydiklerini 313. mektubunda bildiriyor. Bu hususlar, Cami-ur-rumuz ve Hidaye kitabında da bildiriliyor.

    Kapanması gereken yerleri örtmek ve yukarıda bildirilen vücut hatlarını belli etmemek şartı ile kadınlar, bulunduğu şehrin âdetine uygun giyinir. Çünkü elbise gibi mubahlarda, şehrin âdetine uymamak tahrimen mekruhtur. Zaruret olmadıkça, haramlarda hiçbir yerin âdetine uyulmaz. (Hadika)

    Peygamber efendimiz, ayaklarına kadar uzun gömlek, yani entari giymiştir. Şalvar ve pantolon giymemiştir. Bunları giymek âdette bid'attir. Âdette bid'at olan şeyi yapmak günah değildir. Taksiye, uçağa binmek de âdette bid'attir. Bunları yapmak günah değil dinin emridir. Bunun için âdet olan yerlerde, kâfirlerden gelmiş olsa bile, kadınların çarşaf ve erkeklerin bol pantolon veya şalvar giymeleri caizdir, günah olmaz. Elbisenin şekli ibadet değil, âdettir. Çünkü Peygamber efendimiz, papaz ayakkabısı, Rum elbisesi giymiştir. (Redd-ül muhtar)

    Peygamber efendimizin böyle âdet olarak yaptığı şeylere Sünnet-i zevaid denir. Bunları terk etmek günah olmaz. (Hadika)

    (Bir kavme benzeyen onlardandır) hadis-i şerifi, ibadetlerde benzemenin tehlikesini bildirmektedir. Mesela papaz zünnarı ve haç takmak böyledir.

    Dikiş makinesi, daktilo, elbise gibi şeyler ise âdettir. Âdetlerde kâfirlere benzemek günah olmaz. Peygamber efendimiz, her zaman belli bir elbise giymezdi. Bazen Rum, bazen Arap elbisesi giyerdi. Kolları dar Rum cübbesi de giymiştir. (Tirmizi)

    Herkesin çarşaf giydiği bir yerde, birkaç kadının manto giymesi fitneye sebep olacağından uygun olmadığı gibi, manto giyilmesi âdet olan yerlerde de çarşaf giyilmesi uygun olmaz. Çünkü bir yerde âdet olan şeyler giyilmezse, gösteriş ve şöhret olur, fitneye sebep olur. Hadis-i şerifte (Fitneyi uyandırana lanet olsun) buyuruldu. (Hadika)

    Eşarbı manto içine koymak
    Sual: Bir âyette, (Başörtülerini yakalarına örtsünler) denildiğine göre, eşarbı mantonun içine koymanın, bu âyete aykırı olduğu söyleniyor. Başörtüsünün mutlaka göğsü ve omuzları kapatacak şekilde olması şart mı? Mantonun içine konsa mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Şart olan saçları örtmektir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
    ([Kadınlar, yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [saç, kulak, boyun, gerdan gibi ziynet takılan yerlerini] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

    Demek ki, başı örtmekten maksat, saçları, kulakları ve gerdanı örtmektir. Bu örtünmenin şekli değil, önemli olan örtülmüş olmasıdır. Örtü, dikkati çekecek renk ve şekillerden de, uzak olmalıdır.

    Çene altını kapatmak
    Sual: Kadınlar, namaz kılarken çene altlarını da kapatmaları gerekir mi?
    CEVAP
    Evet, gerekir.

    Çarşafın yasaklanması
    Sual: II. Abdülhamid Han, kadınların çarşaf giymesini niçin yasaklamıştır?
    CEVAP
    Bu husustaki emrin özeti şöyledir:
    Büyük İslâm devletinin ayakta durması, kadın ve erkek bütün Müslümanların her türlü hâl ve hareketlerinde dinin hükümlerine uymalarına bağlıdır. Aksi hâl, Allah korusun, gerek fertler, gerek devlet için, maddî ve manevî sonsuz zararlara sebep olacağından, İslam kadınlarının Allah’ın emirlerinden olan örtünme usul ve kaidelerine, fevkalade dikkat ve itina etmeleri gerekir. Bu çarşaflar, İslam kadınlarınca örtünmeye asla münasip ve müsait olmadığı gibi, bazı münasebetsiz erkekler tarafından da, kötü maksatlarla giyilebilir. Dindarlık ve maslahat bakımından meydanda olan zararlarından ötürü, gereği uygun bir şekilde anlatılarak, kadınların çarşaf giymelerinin yasaklanması Padişah emri iktizasındandır. (Yıldız Saray-ı Hümâyûnu Baş Kitabet Dairesi 5894; 2 Nisan 1892 Hükümdar Başkâtibi)

    Halebi-i kebir’de, (Kadınlar dır denilen örtüyle örtünür. Dır’ın yakası göğüsten ayağa kadar açıktır) buyuruluyor. Demek ki, İslâm kadınlarının çarşafla örtünmeleri, sonradan âdet oldu. Şimdi, çarşaf âdet olan yerlerde çarşafla, manto âdet olan yerde geniş manto ve kalın baş örtüsüyle örtünmelidir. (S. Ebediyye)

    Dinde tesettür şekli
    Sual: S. Ebediyye’de, Dürer-ül-Mültekıte kitabından naklen, (İslamiyet, kadınların örtünmesi için belli bir örtü emretmedi) deniyor. Buradan, kadın ince giyinebilir, açık giyinebilir, allı güllü giyinebilir, uzun kısa giyinebilir gibi bir anlam çıkmıyor mu?
    CEVAP
    Hayır, asla öyle bir anlam çıkarılamaz. Bu, dîni bilgilerimizdeki alt yapı noksanlığından ileri gelen yanlış bir anlayıştır. Dinimizde şartsız söylenen şeyler şartlı anlaşılır. Mesela, Peygamber efendimiz, (Cömert Cehenneme girmez) buyuruyor. Buradan her cömerdin mutlaka Cennete gireceği anlaşılmaz. Birçok şart var. İlk şartı iman sahibi olmaktır. İmansızsa ne kadar cömert olursa olsun, Cennete girmez, Cehenneme gider.

    (Belli bir örtü şekli yok) demek, kapanmak şartıyla, yaşadığı memleketin âdetine uygun giyinmek demektir. Mesela yaşadığı memlekette şalvar giyiliyorsa şalvar giymek, çarşaf giyiliyorsa çarşaf giymek, entari giyiliyorsa entari giymek, manto giyiliyorsa manto giymek demektir. Ama dine aykırı bir şey, mesela mini etek giyiliyorsa, mini etek giymek demek değildir. Tesettür demek, vücudu baştan ayağa kadar, vücut hatları belli olmayacak şekilde kapatmak demektir. İslamiyet belli bir şekil koymamıştır. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde, örtünme şekli bildirilmemiştir. Belli bir şekil olsaydı, elbette Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilirdi. Bunun için, (Entari veya ferace giymek şarttır) demek yanlış olduğu gibi, (Çarşaf giymek şarttır) demek de yanlıştır. Dine uygun olmak şartıyla, o bölgede âdet olan kıyafet hangisiyse, öyle kapanmak gerekir. Dinimiz kapanmayı emretmiş, (Kadın için, el yüz hariç, vücudunun tamamını kapatması farzdır) buyurmuş, fakat örtünme şeklini serbest bırakmıştır. El yüz hariç, her yerini herhangi bir kumaşla örtebilir. Yine fıkıh kitaplarında kumaşın dikkati çekici renklerde olmaması da bildirilmiştir. Dürer-ül-Mültekıte kitabında anlatılmak istenen tesettür budur.

    Örtülü çıplak kadın
    Sual: Başı kapalı bir kadının, vücut hatlarını belli edecek kadar dar ve ince elbise giymesi, kısa kollu bluz giymesi, mini etek giyene göre daha uygun değil midir?
    CEVAP
    Peygamber efendimiz böyle kadına, (Örtülü çıplak kadın) diyor. Yerine göre böyle giyinmek, belki de mini etek giymekten daha fazla günahtır. Çünkü bu durum, kötü örnek olur. Sanki böyle giyinmekle de, dinin emrinin yerine getirildiği sanılabilir. Mini etekli olan, ahlâkı bozar, böyle giyinen ise dini bozar. İslam Ahlakı kitabındaki bir hadis-i şerif:
    (Örtülü çıplak kadınlar Cennete girmez, kokusunu bile duymaz.) [Müslim]

    Bu hadis-i şerif, kadınların ince, şeffaf veya cilde yapışık olan dar elbise ve başörtüsüyle örtünmelerini yasak etmektedir. Böyle örtünmek, çıplak gezmek gibi günah olur. (İslam Ahlakı)


+ Cevap Ver
Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


Türkiyenıin Baskenti neresi Cevabı? (büyük harfle yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263