+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar

 İslam da Aile İslamda Kadın Katagorisinde ve  Tesettür Baş Örtüsü Forumunda Bulunan  Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar: İslâm Dîni ibâdetlerin yapılış şeklinde kadınlara bazı kolaylıklar tanımıştır Namaz Kadınlar beş vakit namazla mükellef olmakla birlikte cumâ bayram ve cenâze namazlarından muaf tutulmuşlardır Beş vakit namazı cemâatle kılmak yerine evde kılmalarının üstün tutulması başka bir kolaylıktır Hzav) Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde: Kadının namazını evinde kılması dışarda ...

  1. #1
    Status
    Offline
    cann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    459
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar

    Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar
    Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar:

    İslâm Dîni ibâdetlerin yapılış şeklinde kadınlara bazı kolaylıklar tanımıştır

    Namaz

    Kadınlar beş vakit namazla mükellef olmakla birlikte cumâ bayram ve cenâze namazlarından muaf tutulmuşlardır Beş vakit namazı cemâatle kılmak yerine evde kılmalarının üstün tutulması başka bir kolaylıktır Hzav) Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde:

    Kadının namazını evinde kılması dışarda kılmasından daha fazîletlidir(146) buyurmaktadırlar

    Kadınların namaz için ezân ve kâmet okuma mecbûriyetleri yoktur

    Ayrıca kadın ay hâlinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz Bu günlere rastlayan namazlar kılınmış hükmünde olup iâdesi gerekmez Nitekim Hzav) Efendimiz Fâtıma bint-i Ebî Hubeyş’e hitâben:

    Hayız gördüğün zaman namazı bırak! (147) buyurmuşlardır

    Oruç:

    Kadınlar hayız ve nifâs hâlinde oruçlarını tutmazlar Ancak Ramazân-ı Şerîf Ayı’nda tutamadıkları oruçları daha sonra kazâ ederler Hz Âişe (ranha)’nın bu konuda şöyle dediği rivâyet edilir:

    Biz Rasûlullâh devrinde âdet görüyorduk Namazı kazâ etmekle emrolunmuyor ancak tutamadığımız orucu kazâ etmekle emrolunuyorduk (148)

    Ramazân-ı Şerîf Ayı’nda hâmile veya emzikli olan kadınların kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları hâlinde oruç tutmamaları mübâhtır Daha sonra bunları gününe gün kazâ ederler

    Kadın altmış gün kefâret orucunu tutarken aybaşı veya lohusalık durumu olursa orucu keser ve temizlendiği günden itibâren kalan günleri tamamlar

    Zekât:

    Zekât erkekler gibi zengin olan kadınlara da farzdır Zekât için nisâb miktarı mala sahip olmak gerekir Kadına âid; altın gümüş para veya ticâret malı nisâb miktarına ulaşır ve üzerinden de bir yıl geçerse kadın zekât vermekle mükellef olur Amr b Şuayb babası yoluyla dedesinden şu hadîs-i şerîfi nakletmiştir:

    Yemenli bir kadın kızıyla birlikte Hz Peygamber (sav)’in yanına gelmişti Allâh’ın Rasûlü (sav) kadına

    Bunların zekâtını veriyor musun? diye sorunca kadın:

    Hayır! dedi

    Hz Peygamber (sav)

    Kıyâmet gününde yüce Allâh’ın bu iki bileziği senin koluna ateşten bilezik olarak takmasını ister misin? buyurdu

    Bunun üzerine kadın bilezikleri kızının elinden çıkarıp Allâh elçisinin önüne bıraktı ve şöyle dedi:

    Bilezikler Allâh ve Rasûlü’ne âiddir (149)
    Hac:

    Kadının hac ibâdetini yapması için haccın diğer şartlarının yanında ayrıca yol arkadışının bulunması boşanma veya ölüm iddetlisi olmaması gerekir

    Kadın yanında mahremi bulunmadıkça üç günden fazla yolculuk yapamaz (150)

    Bir kadın yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın!" (151)

    Hac veya umrede ihrâma giren kadınlar normal elbiseleri ile ibâdet yaparlar Hayızlı ve nifâslı kadınların ihrâma girerken temizlenmek gâyesi ile boy abdesti almaları sünnettir Hadîs-i şerîfde:

    Hayızlı veya nifâslı kadınlar boy abdesti alır ihrâma girer ve Beytullâh’ı tavâf etmek dışında haccın bütün menâsikini îfâ ederler (152) buyurulur

    İhrâmdan çıkarken de kadınlar saçlarının ucundan biraz keserler

    Ayrıca sa’y esnâsında kadınların remel (omuzları silkerek çalımlı yürüme) yapması ve iki yeşil direk arasında koşarak yürümesi gerekmez

    Cihâd:

    Güçlüklerine rağmen kadın sahâbîlerin cihâda katılarak geri hizmetlerde bulunduklarını İslâm Târihi’nden okumaktayız

    Cihâdın çok büyük ecir kazandırdığını öğrenen kadınlar erkekler gibi cihâda katılamayışlarına üzülmüşler ve kendileri için cihâdın yerini tutabilecek bir amelin olup olmadığını Hz Peygamber (sav) Efendimiz’e sormuşlar; bunun üzerine Hz Peygamber (sav) Efendimiz; Kadınların cihâdının hacc ve umre olduğunu bildirmişlerdir Bir hadîs-i şerîflerinde:

    Hac ne güzel cihâddır!"(153) buyurmuşlar ve hac veya umre ziyâreti yapan hanımların düşmanla cihâda katılmış gibi ecir kazanacaklarını müjdelemişlerdir Bunlar; namaz oruç hac zekât ve cihâd gibi ibâdetlerdir Peygamber (s Peygamber (s Kızının kolunda iki tane altın bilezik vardı Hadîs-i şerîflerde şöyle buyurulmuştur: Telbiye getirirken seslerini yükseltmezler


  2. #2
    Status
    Offline
    cann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    459
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar


    İslamî emir ve yasakları üstlenmede erkekle kadın arasında önemli bir ayrılık yoktur Ancak kimi ibadetlerde ya da ibadetin yapılış şeklinde kadın lehine bazı kolaylıkların getirildiği görülür Bunları namaz oruç hac zekat ve cihad gibi ibadetler üzerinde belirlemeye çalışacağız
    1) Namaz:
    Kadınlar beş vakit namazla yükümlü olmakla birlikte cuma bayram ve cenaze namazlarından muaf tutulmuşlardır Beş vakit namazı cemaatle kılmak yerine evde kılmalarının üstün tutulması başka bir kolaylıktır Namazlarda kadınların erkeklerden farklı olarak yaptıkları fiil ve davranışları şu şekilde özetleyebiliriz
    Abdest veya boy abdesti almada iki cins arasında önemli bir ayrılık yoktur Ancak saçları uzun kadınların boy abdesti alırken meliklerini söküp sarkan saçlarını yıkamaları gerekmez Belki suyun saç diplerine yani başın deri kısmına ulaşması yeterlidir (bk Müslim Hayz 58; Ebu Davud Tahare 120; Döndüren Delilleriyle islam ilmihali İstanbul 1991 s: 168)
    Kadınların namaz için ezan ve kamet okuma zorunluluğu yoktur Bu yüzden kadının okuyacağı bir ezan iade edilmelidir
    Namazda erkeklerin yalnız göbek ile diz kapak arasını örtmeleri farz iken kadınların el yüz ve topuktan aşağı ayakları dışında tüm bedenlerini bolca bir giysi ile örtmeleri gerekir
    Kadınlar başlangıç tekbirini alırken ellerini parmak uçları omuz hizasına gelecek kadar kaldırır ve ellerini göğüsleri üstüne bağlarlar Bu durum onların daha iyi örtünmelerine yardımcı olur
    Ruküda kadınlar ellerini dizleri üzerine koymakla yetinirler Yine rukuda erkekler bacaklarını dik tutarken kadınların dizleri biraz bükük bulunur ve buna bağlı olarak onların arkaları da biraz yukarıya meyilli bulunmuş olur Secde aralarında veya birinci ya da son oturuşlarda kadınlar sol ayaklarını sağ yanlarına yatık tutarak yere otururlar Bu durum onların daha iyi örtünmesine yardımcı olur
    Hz Peygamber döneminde erkekler gibi kadınlar da beş vakit namazı cemaatle kılmak üzere mescide gidiyordu Allah'ın Rasülü ashabına namaza çıkmak isteyen kadınlara engel olunmamasını bildirmiştir (bk Müslim Salal 135 138 140; Ebü Davud Salat 52; ibn Mace Mukaddime 2; Ab Hanbel l 40 II 43 90 140) Ancak bununla birlikte; "kadınların en hayırlısı mescidi evlerinin içi olandır" (Ab Hanbel VI 297 301) buyurarak kadınların ibadetlerini evlerinde yapmalarının daha faziletli olduğuna işaret etmiştir
    Bu duruma göre kadınlar namaz için mescide gitmekle evde kılmak arasında serbest bırakılmış ancak namaz için cemaate katılmak isteyen kadınlara da engel olunmaması istenmiştir
    Bu yüzden mezhep müctehitleri kadınların cemaate çıkmalarını "fitne korkusu" ile birlikte değerlendirerek kimileri kadını tam olarak evdeki ibadete yöneltmiş kimisi ise cemaate şartlı çıkışı caiz görmüştür Mesela; Ebü Hanife'ye göre yaşlı kadınlar sabah akşam ve yatsı namazlarına devam edebilir Öğle ve ikindi namazları ise bazı fasıkların da katılımı ile kadınlar için fitneye yol açabilir Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ise yaşlı kadınların bütün vakit namazlarına katılmasını caiz görmüştür
    Sonraki hanefî fakihleri zamanın bozulması nedeniyle kadınların cuma ve bayram namazlarına katılmalarını mekruh saymışlardır (bk İbnü'l-Humam'age I 529; el-Meydani el-Lübab l 83; İbn Abidîn age l 529; Döndüren age s: 293; 294) Bununla birlikte bu namazJara katılırlarsa namazları geçerli olur ve ayrıca öğle namazı gerekmez
    Erkekler bulunmaksızın kadınların yalnız başına cemaat oluşturup namaz kılmaları mekruhtur Bununla birlikte cemaat yapmak isterlerse imam olacak kadın aralarında durur ileri geçmez ancak bu mekruhtur Kadınların kendi aralarında cemaat oluşturmak yerine evlerinde tek başına kılmaları daha faziletlidir Hz Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kadının namazını evinde kılması dışarıda kılmasından daha faziletlidir İç odasında kılması da evin diğer kısımlarında kılmasından daha faziletlidir" (Ebü Davud Salat 53199) Diğer yandan cenaze namazı tekrarlanmayan bir namaz olduğu için kadınlar cemaatı tarafından da kılınabilir
    Kadın ay halinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz Bu günlere rastlayan namazlar düşmüş olur Allah elçisi Fatıma binti Ebî Hubeyş'e şöyle buyurmuştur: "Hayız gördüğün zaman namazı bırak" (Buharî Hayz 19 24 Vudü 63; Müslim Hayz 62) Yine aybaşı veya lohusa olan kadın ramazan orucunu tutmaz ve daha sonra kaza eder Hz Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Biz Rasulullah devrinde adet görüyorduk Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk" (Buharî Hayz 20; Ebu Davud Tahare 104) Yine hayızlı kadın hacc'da tavaf yapamaz ( Buharî Hayz 17 Hacc 71 Edahî 3 10; Müslim Hacc 119120) Kur'an-ı Kerîm okuyamaz (el-Vakıa 56/79; Tirmizî Tahare 98; İbn Mace Tahare 105) mescide giremez (İbn Mace Tahare 92; Darimî Vudu 116) eşi ile cinsel ilişkide bulunamaz (el-Bakara 2/222) ve eşi onu boşayamaz (bk et-Talak 65/1; el-Kasanî Bedayiu's- Sanayi' l 44; İbnü'l-Hümam age l 5457 61; İbn Abidîn age l 158 vd) Bununla birlikte çoğunluğa göre boşama tasarrufu geçerli olur
    2) Oruç:
    Farz vacip sünnet veya nafile oruç tutma bakımından erkekle kadın arasında bir ayrılık yoktur Kadın da erginlik çağından itibaren oruç ibadetiyle yükümlü olur Ancak hayız ve nifas halinde bulunan bir kadının tutacağı oruç geçerli değildir Böyle bir kadın ramazanda tutamadığı oruçları daha sonra kaza eder Diğer yandan adet halinde iken geceleyin oruca niyet eden kadın ikinci fecirden önce temizlenmiş otursa orucu sahih olur Böyle bir kadın mesela sular kesildiği veya başka bir nedenle boy abdesti almaya fırsat bulamayıp ikinci fecirden sonra yıkansa da orucuna zarar gelmez Nitekim Ümmü Seleme (r anha)'dan şöyle dediği nakledilmiştir: "Rasulullah (sas) ihtilamdan dolayı değil cinsel tekarrüb nedeniyle cünüp olarak sabahlar sonra orucunu bozmaz kazasını yapmazdı" (Müslim Sıyam 77; bk Ab Hanbel VI 34 36 38 67; krş el-Bakara 2/187; Buharî Savm 22 35; Müslim Sıyam 75-78; İbn Mace Sıyam 27; Malik Muvatta' Sıyam 11) Bununla birlikte sabah vakti girmezden önce cünüplük hayız ve nifastan temizlenmek müstehap sayılmıştır Çünkü Hz Peygamber'in ümmetine kolaylık için guslü sabah vaktine kadar geciktirmiş olabileceğini unutmamak gerekir
    Ramazanda gebe veya emzikli olan kadınların kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları halinde oruç tutmamaları mubahtır Daha sonra bunları kaza ederler Delil; hasta ve yolcuya oruç tutmama ruhsatı veren ayetle (el-Bakara 2/184) şu hadistir: "Allahü Teala yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır; gebe veya emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır" (Nesaî Sıyam 50 51 62; İbn Mace Sıyam 3 50; Tirmizî Edahî 10; A b Hanbel II 183)
    Bir kadın altmış gün keffaret orucunu tutarken aybaşı veya lohusalık durumu olsa orucu keser ve temizlendiği günden itibaren kalan günleri tamamlar (bk Döndüren age s: 459 462 463)
    Hanefîler dışındaki çoğunluk müctehitlere göre kazaya bırakılan oruçlar bir yıl içinde kaza edilmezse bundan sonra kazaya ek olarak hergün için bir fidye de vermek gerekir İşte kazaya orucu kalan kadın olur ve aybaşı veya lohusalık gibi bir özür nedeniyle kaza bir yıl sonraya kalmış bulunursa fidye gerekmez
    Kadınların itikafı kendi evlerinde mescid edinecekleri bir odada olur Burası onlar için bir mescid sayılır Kadının dışarıdaki bir mescidde itikafı caiz ise de kerahetten hali değildir Onların evlerindeki ibadeti daha faziletli olduğu gibi evde itikatları da daha faziletlidir (bk Döndüren age s: 475 vd)


  3. #3
    Status
    Offline
    cann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    459
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Kadınlara İbadetlerde Kolaylıklar


    3) Hac:
    Hac şartlarını taşıyan erkek ve kadın mü'minlere farzdır Beden sağlığı maddi güç ve yol güvenliği yanında kadınlar için ayrıca yol arkadaşının bulunması boşanma veya ölüm iddetlisi olmaması da gereklidir Bu son şartları taşımayan kadına hac farz olmaz Hadislerde şöyle buyurulmuştur: "Kadın yanında mahremi bulunmadıkça üç günden fazla yolculuk yapamaz" (Müslim Hacc 413-424; Buharî Taksîr 4 Mescidu Mekke 6 Sayd 26 Savm 67; Ebu Davud Menasik 2; Tirmizî Rada 15; Darimî İsti'zan 46; ibn Mace menasik 7; Malik Muvatta İsti'zan 37) "Bir kadın yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın" (Buharî Mescidu Mekke 6 Sayd 26 Savm 67; Ebu Davud Menasîk 2; Tirmizî Rada 15; A b Hanbel III 34; eş-Şevkanî neylü'l-Evtar IV 491)
    Bu duruma göre zengin olmak ve diğer şartları bulunmakla birlikte yanında koca oğul torun kardeş baba dede süt oğul süt kardeş ve kayın peder gibi sürekli evlenme yasağı olan mahrem bir hısımı bulunmayan kadına hac bu şartın gerçekleşeceği yıla kadar farz olmaz İleriki yıllarda bu belirtilen hısımlardan birisi hacca gider ve onu da birlikte götürmeyi üstlenirlerse kadına o yıl hac farz olur Aksi halde şartlar gerçekleşmeden ömrü geçerse hac farizası üstünden düşer Ancak böyle bir kadın artık hacca gitmekten ümit kesince kendi yerine hac vekili gönderirse haccın sevabına kavuşacağı umulur
    Şafiî ve Malikilere göre ise kadın güvenilir kadın arkadaşları ile birlikte hac farizasını ifa edebilir Hatta Malikîler buna yalnız güvenilir erkek veya erkek-kadın karışık toplulukları da eklerler Kadın bunlarla birlikte de hacca gidebilir Bu müctehitler; "Oraya gitmeye gücü yeten herkese Allah için Kabe'yi ziyaret edip hac etmek farzdır"(Al-i imran 3/97) ayetinin genel anl----- dayanırlar
    Ancak Allah elçisi kadınların yanlarında mahremi olmaksızın yolculuğa çıkmamasını bildirmesi üzerine bir adam ayağa kalkarak; "Ey Allah'ın elçisi karım hac yolculuğuna çıktı Ben ise falanca gazveye yazıldım Hz Peygamber şöyle buyurdu: "Git ve karınla birlikte haccet" (Buharî Nikah 111Cihad 140181; Müslim Hacc 424)
    Diğer yandan hac yapacak kadının boşanma veya kocasının ölümünden dolayı iddetli olmaması gerekir İslam yaşlı olan veya kocasından yeni boşanmış bulunan bir kadını o yıl hac ibadeti ile yükümlü tutmamıştır Çünkü iddetin yerini değiştirmek mümkün olmamakla birlikte haccın daha sonraki bir yılda ifası mümkündür (bk et-Talak 65/1; ez-Zühaylî el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletuh Dimaşk 1405/1985 III 3637)
    Çoğunluk müctehitlere göre koca karısının farz haccına engel olamaz çünkü hac ilk yükümlülük yılında (fevri) farz olmuştur Şafiîlere göre ise koca karısını farz veya sünnet hac'dan alıkoyabilir Çünkü kocanın hakkı öncelikli olup hac ömür boyu ifa edilebilir
    Hac veya umre için mikatta ihrama giren kadınlar giysilerini çıkarmazlar erkeklerde olduğu gibi baş ve ayaklarını açık bulundurmazlar Yalnız yüzleri açık bulunur telbiye (lebbeyk duası) yaparken seslerini yükseltmezler
    Hayızlı veya nifaslı kadınların da ihrama girerken temizlenmek gayesiyle boy abdesti alması sünnettir Hadiste şöyle buyurulur: "Hayızlı veya nifaslı kadınlar boy abdesti alır ihrama girer ve Beytullah'ı tavaf dışında haccın bütün menasikini ifa ederler (Tirmizî Hac 98; Ebu Davud Menasik 9; A b Hanbel l 364)
    Haccın sonunda Mina'da şeytan taşladıkdan sonra erkekler Mekke'nin hareminde bayramın ilk üç gününden birinde saçlarını keserek veya uçlarından kısaltarak (bk el-Hac 22/29; el-Feth 48/27) ihramdan çıkarken kadınlar saçlarının uçundan biraz keserek ihramdan çıkmış olurlar
    Kadınların sa'y'dan (Safa ile Merve arasında yapılan gidiş-geliş) önce yapılan tavafın ilk üç turunda (şavt) remel (omuzları silkerek çalımlı yürüme) yapması ve sa'y sırasında iki yeşil direk arasında koşarak yürümesi gerekmez
    Kadın ihramda üç konuda erkekten ayrılır Dikişli elbise giymek mest giymek ve başını örtmek
    4) Zekat:
    Zekat erkekler gibi zengin olan kadınlara da farzdır Kur'an-ı Kerîmin 28 ayetinde "Namaz kılınız ve zekat veriniz" emri kadınları da kapsar Diğer yandan "Mü'minlerin mallarından zekatı al ki onları temizleyip mallarını çoğaltsın" (el-Bakara 2/10) "Hasat günü ürünün hakkını ödeyin" (et-Tevbe9/103) ayetlerinde de erkekle kadın arasında bir ayırım yapılmamıştır Genel olarak Hz Peygamberin hadislerinde de durum böyledir Kadınların zekat yükümlüsü olduklarını gösteren özel deliller de vardır
    Amr b Şuayb babası yolu ile dedesinden şu hadisi nakletmiştir: "Yemenli bir kadın kızı ile birlikte Hz Peygamber'in yanına gelmişti Kızının kolunda iki tane altın bilezik vardı Allah'ın Rasulü kadına; "Bunların zekatını veriyor musun?" diye sorunca kadın "hayır" dedi Hz Peygamber; "Kıyamet gününde Yüce Allah'ın bu iki bileziği senin koluna ateşten bilezik olarak takmasını ister misin?" buyurdu Bunun üzerine kadın bilezikleri kızının kolundan çıkarıp Allah elçisinin önüne bıraktı ve şöyle dedi: "Bilezikler Allah ve Rasulüne aittir" (Nesaî Zekat 69; Ebu Davud Sünen l 358 Bu hadis zayıftır)
    Zekat yükümlülüğü için temel ihtiyaçlardan ve borçtan başka nisap miktarı mala sahip olmak gerekir Temel ihtiyaç (havaic-i asliyye) kaps----- ise; oturulan ev mutat ev eşyası nakil aracı özel kütüphane île kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin bir aylık -sağlam görülen başka bir görüşe göre bir yıllık - mutat masrafları girer Bu belirtilenler zekat dışıdır Ancak kadının geçim harcamaları kocasının üzerine vacip olduğu için evli kadın için borçlarına karşılık tutma dışında temel ihtiyaç olarak yedek ayırmak gerekmez Evli kadına ait altın gümüş nakit para veya ticaret malı nisap (96 gram altın veya bunun karşılığı kadar nakit para veya ticaret malı miktarına ulaşırsa ve üzerinden de bir yıl geçmiş olursa kadın zekat yükümlüsü olur
    Bekar veya dul bayanlar ise erkekler gibi temel ihtiyaçları için yukarıda belirttiğimiz yedek akçe ayırma hakkına sahiptir Hesap üzerinde zekat dışı bırakılan miktar ayrıldıktan sonra geride nisap miktarına ulaşan altın gümüş nakit para vb olur ve üzerinden de bir yıl geçmiş bulunursa kadın zekat yükümlüsü olur
    Malikilere göre kadının kullanmakta olduğu altın veya gümüş zinet takımlarına zekat gerekmez Çünkü Abdullah b Ömer'in (ö 73/692) kızlarına ve cariyelerine taktığı zinet eşyasından zekat vermediği nakledilmiştir (Malik el-Müdevvene l 8 II 22 53) Şafiîlere göre ise kadının normalin üstünde zinet eşyası île erkeğe ait zinet eşyasına zekat gerekir Kadının normal zinetleri ise zekata tabi olmaz (eş-Şirazî el-Mühezzeb Mısır ty l 158 vd; eş-Şirbinî muğnî'l-Muhtaç Mısır ty 390 vd) Hanbelîlere göre de kullanılan altın ve gümüş zinet eşyasına zekat gerekmez (İbn Kudâme el-Muğnî III 9-17)
    Sonuç olarak İslam'da kadın kendi malı üzerinde dilediği tasarrufu yapma hakkına sahiptir Evlilikte de eşler arasında "mal ayrılığı rejimi" geçerlidir Bu yüzden kadın kocasının serveti dikkate alınmaksızın bağımsız olarak zekat öşür fitre keffaret diyet vb malî sorumlulukları bizzat üstlenmiş olur
    5) Cihad:
    Cihad sözlükte; çalışmak emek harcamak demektir Bir terim olarak ise; düşmanla yapılan kutsal savaşı; hak dine çağırıp kabul etmeyenlere karşı mal ve canla savaşmayı ifade eder
    Düşmanla savaş çok sert bir mücadeleyi kapsadığı; ölüm yaralanma esirlik savaşların olağan sonucu bulunduğu için tarih boyunca genel olarak erkekler savaşta önde olmuş ve kadınlarının ırz ve şereflerini koruma gayesi de savaşlarda etken olmuştur
    İslam'da cihada katılanlara sağ olarak dönerse "gazî" ölürse "şehid" ünvanının verilmesi ve mücahidlere ahirette büyük ecirlerin verileceğinin bildirilmesi (bk et-Tevbe 9/111 es-Saf 61/10-12) bu amelle kadınların da ilgilenmesine neden olmuştur Nebî (sas) şöyle buyurmuştur: "Allah ve Rasulü nezdinde en faziletli amel cihadır" (Buharî Edeb 1; A b Hanbel II 32) Abdullah b Mes'ud (r anhuma)nın en faziletli amelin ne olduğunu sorması üzerine Hz Peygamber şöyle cevap vermiştir: "Vaktinde kılınan namaz sonra ana-babaya iyilik sonra Allah yolunda cihaddır" (Buharî İman 18 Mevakît 5 Tevhîd 4748 56; Müslim İman 135137-139; Tirmizî Birr 2 Salat 13)
    Cihadın güçlüklerine rağmen çeşitli gazvelerde kimi kadın sahabilerin cihadlara katılarak geri hizmetlerde bulunduklarını yukarıda açıklamıştık Cihadın çok büyük ecir kazandırdığını Allah Rasülünden öğrenen kadınlar erkekler gibi cihada katılamayışlarına üzülmüşler ve kendileh için cihadın yerini tutabilecek bir amelin olup olmadığını sormuşlardır Hz Peygamber bunun üzerine onlara; kadınların cihadının hac ve umre olduğunu" bildirmiştir (bk Buharî Cihad 62 Sayd 26; İbn Mace menasik 8; A b Hanbel VI 67687175 79120) Yani hac veya umre ziyareti yapan hanımların düşmanla cihada katılmış gibi ecir kazanacaklarını haber vermiştir Başka hadislerde; "Hac ne güzel cihaddır" (Buharî Cihad 62) "Hac cihaddır umre ise tetavvu'dur" (İbn Mace Menasik 44) buyurulmuştur
    B) Kadınlara Getirilen Malî Kolaylıklar
    İslam aile fertleri arasında kendine has ekonomik malî ve sosyal bir denge kurmuştur Kadının kocası ve çocukların da babası olan erkek ailenin tüm harcamalarına tek başına üstlenmiştir Bu yüzden de kendisine çocukların eğitimi ve ailede disiplin konularında bazı velayet üstünlükleri verilirken kız kardeşlerine göre mirastan alacağı pay arttırılmış böylece kendisine ekonomik güç kazandırılmıştır Çünkü eşinin çocuklarının ve ailede yoksul düşen bazı yakın hısımların bakımını üstlenen kimsenin böyle bir desteğe ihtiyacı olduğunda açıklık vardır
    Evli olan kadın geçim harcamalarını kendi malı olsa bile ondan karşılamak zorunda değildir Ona kocası bakmak zorundadır Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Onların (annelerin) örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi babaya aittir" (el-Bakara 2/233) "İmkanı geniş olan nafakayı imkanına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin" (et-Talak 65/7) "Onları (boşadığınız kadınları) gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun" (et-Talak 65/6)
    Hadiste şöyle buyurulmuştur: "Eşlerinizin sizin üzerinizde durumlarına uygun olarak yiyecek ve giyecek hakları vardır" (bk Ebu Davud Menasik 56; İbn Mace Menasik 84; Darimî Menasik 34; Ab Hanbel V 72)
    Bu duruma göre kadın evlenip kocasının evine yerleştikten sonra bütün yiyecek giyecek ve mesken masrafları kocaya aittir Bunlar israfa kaçmadan ve cimrilik de etmeden eşlerin sosyal seviyeleri dikkate alınarak karşılanır Giyim için ailenin durumuna göre ve İslam'a uygun olan örf ve adetler ölçü alınır Kadının biri yazlık diğeri kışlık olmak üzere yılda en az iki kat giysiye hakkı vardır Giyim kaps----- normal ev eşyası da girer
    Koca hanımına içinde oturulmaya yeterli eşyası bulunan kötü komşulu olmayan bir mesken sağlamak zorundadır
    Kadın bakıma muhtaç olduğu veya emsali kadınların hizmetçisi bulunduğu takdirde hizmetçi tutulması da nafaka kaps----- girer (bk el-Kusanî age IV 1415; İbnü'l-Humam age III 321-339; el-fetava'l-Hindiyye l 544 vd; ÖN Bilmen Hukuki İslamiye ve İstilahatı Fıkhiyye Kamusu II 450; Döndüren Delilleriyle İslam Hukuku İstanbul 1983 s: 294 vd)
    Çocukların geçim masraflarını da babalarının karşılaması gerekir İslam bu konuda anneye bir külfet yüklememiştir Ayette şöyle buyurulur; "Eğer (çocuklarınızı) sizin için onlar (anneleri) emzirirlerse onlara emzirme ücretlerini tam olarak ödeyin" (et-Talak 65/6) Burada boşanmış bir kadının iddet bittikten sonra kendi çocuğunu emzirmesi durumunda ücrete hak kazanacağından söz edilmektedir Bu durum çocuğun geçim masraflarının babaya ait olduğunu gösterir
    Hz Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: Ebü Süfyan'ın karısı Hind binti Utbe Rasülullah (sas)'ın huzuruna girdi ve: "Ey Allah'ın elçisi! Ebu Süfyan çok cimri bir adamdır Benim kendime ve çocuklarıma yetecek kadar nafaka vermiyor Onun malından haberi olmaksızın bize yetecek kadar bir şey alırsam bana günah var mıdır?" dedi Hz Peygamber: "Onun malından sana ve çocuklarına yetecek kadarını ma'ruf şekilde alabilirsin" buyurdu (Buharî Buyû; 95; Nesaî Kudat 31; İbn Mace Ticarat 65)
    Bu duruma göre bir baba erkek çocuğuna erginlik çağına ulaşıncaya veya iş ve meslek sahibi oluncaya kadar kız çocuğuna ise yaşı ne olursa olsun evleninceye kadar bakmak zorundadır Kız çocuğu çalışmaya zorlanamaz fakat İslam'a uygun şartlar taşıyan bir işte çalışırsa masrafları kendi gelirinden karşılanır (bk Döndüren age s: 307 vd "Nafaka" mad Şamil İslam Ansik V 4 vd) Kocası ölen veya boşanan kadın yeniden babasının evine döner babası ölmüşse sıradaki nesep hısmının bakımı altına girer
    Erkeğe yukarıda belirttiğimiz malî yükümlülüklere karşılık kadından daha fazla miras verilmiştir Ayette şöyle buyurulur: "Allah size çocuklarınız hakkında erkeğe kadının payının iki katı miras vermenizi emreder" (en-Nisa 4/11)
    Böylece bir erkek çocuğun kendi kız kardeşleri ile birlikte mirasçı olması durumunda kız kardeşinin iki katı kadar pay alması erkeğe aile içinde ekonomik güç kazandırır Bu durum onun üstlendiği malî yükümlülüklerle dengelidir Diğer yandan yine anne-baba kız kardeş gibi nesep hısımlarından yoksul düşenlere nafaka verme zorunluluğunun olması erkeğin kadına göre daha çok mala ihtiyacının olduğunu gösterir




  4. #4
    Status
    Offline
    cann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    459
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart Kadınlara İbadetlerde Getirilen Kolaylıklar


    A) Kadınlara İbadetlerde Getirilen Kolaylıklar
    İslamî emir ve yasakları üstlenmede erkekle kadın arasında önemli bir ayrılık yoktur Ancak kimi ibadetlerde ya da ibadetin yapılış şeklinde kadın lehine bazı kolaylıkların getirildiği görülür Bunları namaz oruç hac zekat ve cihad gibi ibadetler üzerinde belirlemeye çalışacağız
    1) Namaz:
    Kadınlar beş vakit namazla yükümlü olmakla birlikte cuma bayram ve cenaze namazlarından muaf tutulmuşlardır Beş vakit namazı cemaatle kılmak yerine evde kılmalarının üstün tutulması başka bir kolaylıktır Namazlarda kadınların erkeklerden farklı olarak yaptıkları fiil ve davranışları şu şekilde özetleyebiliriz
    Abdest veya boy abdesti almada iki cins arasında önemli bir ayrılık yoktur Ancak saçları uzun kadınların boy abdesti alırken meliklerini söküp sarkan saçlarını yıkamaları gerekmez Belki suyun saç diplerine yani başın deri kısmına ulaşması yeterlidir (bk Müslim Hayz 58; Ebu Davud Tahare 120; Döndüren Delilleriyle islam ilmihali İstanbul 1991 s: 168)
    Kadınların namaz için ezan ve kamet okuma zorunluluğu yoktur Bu yüzden kadının okuyacağı bir ezan iade edilmelidir
    Namazda erkeklerin yalnız göbek ile diz kapak arasını örtmeleri farz iken kadınların el yüz ve topuktan aşağı ayakları dışında tüm bedenlerini bolca bir giysi ile örtmeleri gerekir
    Kadınlar başlangıç tekbirini alırken ellerini parmak uçları omuz hizasına gelecek kadar kaldırır ve ellerini göğüsleri üstüne bağlarlar Bu durum onların daha iyi örtünmelerine yardımcı olur
    Ruküda kadınlar ellerini dizleri üzerine koymakla yetinirler Yine rukuda erkekler bacaklarını dik tutarken kadınların dizleri biraz bükük bulunur ve buna bağlı olarak onların arkaları da biraz yukarıya meyilli bulunmuş olur Secde aralarında veya birinci ya da son oturuşlarda kadınlar sol ayaklarını sağ yanlarına yatık tutarak yere otururlar Bu durum onların daha iyi örtünmesine yardımcı olur
    Hz Peygamber döneminde erkekler gibi kadınlar da beş vakit namazı cemaatle kılmak üzere mescide gidiyordu Allah'ın Rasülü ashabına namaza çıkmak isteyen kadınlara engel olunmamasını bildirmiştir (bk Müslim Salal 135 138 140; Ebü Davud Salat 52; ibn Mace Mukaddime 2; Ab Hanbel l 40 II 43 90 140) Ancak bununla birlikte;kadınların en hayırlısı mescidi evlerinin içi olandır" (Ab Hanbel VI 297 301) buyurarak kadınların ibadetlerini evlerinde yapmalarının daha faziletli olduğuna işaret etmiştir
    Bu duruma göre kadınlar namaz için mescide gitmekle evde kılmak arasında serbest bırakılmış ancak namaz için cemaate katılmak isteyen kadınlara da engel olunmaması istenmiştir
    Bu yüzden mezhep müctehitleri kadınların cemaate çıkmalarınıfitne korkusu" ile birlikte değerlendirerek kimileri kadını tam olarak evdeki ibadete yöneltmiş kimisi ise cemaate şartlı çıkışı caiz görmüştür Mesela; Ebü Hanife'ye göre yaşlı kadınlar sabah akşam ve yatsı namazlarına devam edebilir Öğle ve ikindi namazları ise bazı fasıkların da katılımı ile kadınlar için fitneye yol açabilir Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ise yaşlı kadınların bütün vakit namazlarına katılmasını caiz görmüştür
    Sonraki hanefî fakihleri zamanın bozulması nedeniyle kadınların cuma ve bayram namazlarına katılmalarını mekruh saymışlardır (bk İbnü'l-Humam'age I 529; el-Meydani el-Lübab l 83; İbn Abidîn age l 529; Döndüren age s: 293; 294) Bununla birlikte bu namazJara katılırlarsa namazları geçerli olur ve ayrıca öğle namazı gerekmez
    Erkekler bulunmaksızın kadınların yalnız başına cemaat oluşturup namaz kılmaları mekruhtur Bununla birlikte cemaat yapmak isterlerse imam olacak kadın aralarında durur ileri geçmez ancak bu mekruhtur Kadınların kendi aralarında cemaat oluşturmak yerine evlerinde tek başına kılmaları daha faziletlidir Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:Kadının namazını evinde kılması dışarıda kılmasından daha faziletlidir İç odasında kılması da evin diğer kısımlarında kılmasından daha faziletlidir" (Ebü Davud Salat 53199) Diğer yandan cenaze namazı tekrarlanmayan bir namaz olduğu için kadınlar cemaatı tarafından da kılınabilir
    Kadın ay halinde veya lohusalık günlerinde namaz kılmaz Bu günlere rastlayan namazlar düşmüş olur Allah elçisi Fatıma binti Ebî Hubeyş'e şöyle buyurmuştur:Hayız gördüğün zaman namazı bırak" (Buharî Hayz 19 24 Vudü 63; Müslim Hayz 62) Yine aybaşı veya lohusa olan kadın ramazan orucunu tutmaz ve daha sonra kaza eder Hz Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir:Biz Rasulullah devrinde adet görüyorduk Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk" (Buharî Hayz 20; Ebu Davud Tahare 104) Yine hayızlı kadın hacc'da tavaf yapamaz ( Buharî Hayz 17 Hacc 71 Edahî 3 10; Müslim Hacc 119120) Kur'an-ı Kerîm okuyamaz (el-Vakıa 56/79; Tirmizî Tahare 98; İbn Mace Tahare 105) mescide giremez (İbn Mace Tahare 92; Darimî Vudu 116) eşi ile cinsel ilişkide bulunamaz (el-Bakara 2/222) ve eşi onu boşayamaz (bk et-Talak 65/1; el-Kasanî Bedayiu's- Sanayi' l 44; İbnü'l-Hümam age l 5457 61; İbn Abidîn age l 158 vd) Bununla birlikte çoğunluğa göre boşama tasarrufu geçerli olur
    2) Oruç:
    Farz vacip sünnet veya nafile oruç tutma bakımından erkekle kadın arasında bir ayrılık yoktur Kadın da erginlik çağından itibaren oruç ibadetiyle yükümlü olur Ancak hayız ve nifas halinde bulunan bir kadının tutacağı oruç geçerli değildir Böyle bir kadın ramazanda tutamadığı oruçları daha sonra kaza eder Diğer yandan adet halinde iken geceleyin oruca niyet eden kadın ikinci fecirden önce temizlenmiş otursa orucu sahih olur Böyle bir kadın mesela sular kesildiği veya başka bir nedenle boy abdesti almaya fırsat bulamayıp ikinci fecirden sonra yıkansa da orucuna zarar gelmez Nitekim Ümmü Seleme (r anha)'dan şöyle dediği nakledilmiştir:Rasulullah (sas) ihtilamdan dolayı değil cinsel tekarrüb nedeniyle cünüp olarak sabahlar sonra orucunu bozmaz kazasını yapmazdı" (Müslim Sıyam 77; bk Ab Hanbel VI 34 36 38 67; krş el-Bakara 2/187; Buharî Savm 22 35; Müslim Sıyam 75-78; İbn Mace Sıyam 27; Malik Muvatta' Sıyam 11) Bununla birlikte sabah vakti girmezden önce cünüplük hayız ve nifastan temizlenmek müstehap sayılmıştır Çünkü Hz Peygamber'in ümmetine kolaylık için guslü sabah vaktine kadar geciktirmiş olabileceğini unutmamak gerekir
    Ramazanda gebe veya emzikli olan kadınların kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları halinde oruç tutmamaları mubahtır Daha sonra bunları kaza ederler Delil; hasta ve yolcuya oruç tutmama ruhsatı veren ayetle (el-Bakara 2/184) şu hadistir:Allahü Teala yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır; gebe veya emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır" (Nesaî Sıyam 50 51 62; İbn Mace Sıyam 3 50; Tirmizî Edahî 10; A b Hanbel II 183)
    Bir kadın altmış gün keffaret orucunu tutarken aybaşı veya lohusalık durumu olsa orucu keser ve temizlendiği günden itibaren kalan günleri tamamlar (bk Döndüren age s: 459 462 463)
    Hanefîler dışındaki çoğunluk müctehitlere göre kazaya bırakılan oruçlar bir yıl içinde kaza edilmezse bundan sonra kazaya ek olarak hergün için bir fidye de vermek gerekir İşte kazaya orucu kalan kadın olur ve aybaşı veya lohusalık gibi bir özür nedeniyle kaza bir yıl sonraya kalmış bulunursa fidye gerekmez
    Kadınların itikafı kendi evlerinde mescid edinecekleri bir odada olur Burası onlar için bir mescid sayılır Kadının dışarıdaki bir mescidde itikafı caiz ise de kerahetten hali değildir Onların evlerindeki ibadeti daha faziletli olduğu gibi evde itikatları da daha faziletlidir (bk Döndüren age s: 475 vd)
    3) Hac:
    Hac şartlarını taşıyan erkek ve kadın mü'minlere farzdır Beden sağlığı maddi güç ve yol güvenliği yanında kadınlar için ayrıca yol arkadaşının bulunması boşanma veya ölüm iddetlisi olmaması da gereklidir Bu son şartları taşımayan kadına hac farz olmaz Hadislerde şöyle buyurulmuştur:Kadın yanında mahremi bulunmadıkça üç günden fazla yolculuk yapamaz" (Müslim Hacc 413-424; Buharî Taksîr 4 Mescidu Mekke 6 Sayd 26 Savm 67; Ebu Davud Menasik 2; Tirmizî Rada 15; Darimî İsti'zan 46; ibn Mace menasik 7; Malik Muvatta İsti'zan 37)Bir kadın yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın" (Buharî Mescidu Mekke 6 Sayd 26 Savm 67; Ebu Davud Menasîk 2; Tirmizî Rada 15; A b Hanbel III 34; eş-Şevkanî neylü'l-Evtar IV 491)
    Bu duruma göre zengin olmak ve diğer şartları bulunmakla birlikte yanında koca oğul torun kardeş baba dede süt oğul süt kardeş ve kayın peder gibi sürekli evlenme yasağı olan mahrem bir hısımı bulunmayan kadına hac bu şartın gerçekleşeceği yıla kadar farz olmaz İleriki yıllarda bu belirtilen hısımlardan birisi hacca gider ve onu da birlikte götürmeyi üstlenirlerse kadına o yıl hac farz olur Aksi halde şartlar gerçekleşmeden ömrü geçerse hac farizası üstünden düşer Ancak böyle bir kadın artık hacca gitmekten ümit kesince kendi yerine hac vekili gönderirse haccın sevabına kavuşacağı umulur
    Şafiî ve Malikilere göre ise kadın güvenilir kadın arkadaşları ile birlikte hac farizasını ifa edebilir Hatta Malikîler buna yalnız güvenilir erkek veya erkek-kadın karışık toplulukları da eklerler Kadın bunlarla birlikte de hacca gidebilir Bu müctehitler;Oraya gitmeye gücü yeten herkese Allah için Kabe'yi ziyaret edip hac etmek farzdır" (Al-i imran 3/97) ayetinin genel anl----- dayanırlar
    Ancak Allah elçisi kadınların yanlarında mahremi olmaksızın yolculuğa çıkmamasını bildirmesi üzerine bir adam ayağa kalkarak;Ey Allah'ın elçisi karım hac yolculuğuna çıktı Ben ise falanca gazveye yazıldım Hz Peygamber şöyle buyurdu:Git ve karınla birlikte haccet" (Buharî Nikah 111Cihad 140181; Müslim Hacc 424)
    Diğer yandan hac yapacak kadının boşanma veya kocasının ölümünden dolayı iddetli olmaması gerekir İslam yaşlı olan veya kocasından yeni boşanmış bulunan bir kadını o yıl hac ibadeti ile yükümlü tutmamıştır Çünkü iddetin yerini değiştirmek mümkün olmamakla birlikte haccın daha sonraki bir yılda ifası mümkündür (bk et-Talak 65/1; ez-Zühaylî el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletuh Dimaşk 1405/1985 III 3637)
    Çoğunluk müctehitlere göre koca karısının farz haccına engel olamaz çünkü hac ilk yükümlülük yılında (fevri) farz olmuştur Şafiîlere göre ise koca karısını farz veya sünnet hac'dan alıkoyabilir Çünkü kocanın hakkı öncelikli olup hac ömür boyu ifa edilebilir
    Hac veya umre için mikatta ihrama giren kadınlar giysilerini çıkarmazlar erkeklerde olduğu gibi baş ve ayaklarını açık bulundurmazlar Yalnız yüzleri açık bulunur telbiye (lebbeyk duası) yaparken seslerini yükseltmezler
    Hayızlı veya nifaslı kadınların da ihrama girerken temizlenmek gayesiyle boy abdesti alması sünnettir Hadiste şöyle buyurulur: Hayızlı veya nifaslı kadınlar boy abdesti alır ihrama girer ve Beytullah'ı tavaf dışında haccın bütün menasikini ifa ederler (Tirmizî Hac 98; Ebu Davud Menasik 9; A b Hanbel l 364)
    Haccın sonunda Mina'da şeytan taşladıkdan sonra erkekler Mekke'nin hareminde bayramın ilk üç gününden birinde saçlarını keserek veya uçlarından kısaltarak (bk el-Hac 22/29; el-Feth 48/27) ihramdan çıkarken kadınlar saçlarının uçundan biraz keserek ihramdan çıkmış olurlar
    Kadınların sa'y'dan (Safa ile Merve arasında yapılan gidiş-geliş) önce yapılan tavafın ilk üç turunda (şavt) remel (omuzları silkerek çalımlı yürüme) yapması ve sa'y sırasında iki yeşil direk arasında koşarak yürümesi gerekmez
    Kadın ihramda üç konuda erkekten ayrılır Dikişli elbise giymek mest giymek ve başını örtmek
    4) Zekat:
    Zekat erkekler gibi zengin olan kadınlara da farzdır Kur'an-ı Kerîmin 28 ayetindeNamaz kılınız ve zekat veriniz" emri kadınları da kapsar Diğer yandanMü'minlerin mallarından zekatı al ki onları temizleyip mallarını çoğaltsın" (el-Bakara 2/10)Hasat günü ürünün hakkını ödeyin" (et-Tevbe9/103) ayetlerinde de erkekle kadın arasında bir ayırım yapılmamıştır Genel olarak Hz Peygamberin hadislerinde de durum böyledir Kadınların zekat yükümlüsü olduklarını gösteren özel deliller de vardır
    Amr b Şuayb babası yolu ile dedesinden şu hadisi nakletmiştir:Yemenli bir kadın kızı ile birlikte Hz Peygamber'in yanına gelmişti Kızının kolunda iki tane altın bilezik vardı Allah'ın Rasulü kadına;Bunların zekatını veriyor musun?" diye sorunca kadınhayır" dedi Hz Peygamber;Kıyamet gününde Yüce Allah'ın bu iki bileziği senin koluna ateşten bilezik olarak takmasını ister misin?" buyurdu Bunun üzerine kadın bilezikleri kızının kolundan çıkarıp Allah elçisinin önüne bıraktı ve şöyle dedi:Bilezikler Allah ve Rasulüne aittir" (Nesaî Zekat 69; Ebu Davud Sünen l 358 Bu hadis zayıftır)
    Zekat yükümlülüğü için temel ihtiyaçlardan ve borçtan başka nisap miktarı mala sahip olmak gerekir Temel ihtiyaç (havaic-i asliyye) kaps----- ise; oturulan ev mutat ev eşyası nakil aracı özel kütüphane île kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin bir aylık -sağlam görülen başka bir görüşe göre bir yıllık - mutat masrafları girer Bu belirtilenler zekat dışıdır Ancak kadının geçim harcamaları kocasının üzerine vacip olduğu için evli kadın için borçlarına karşılık tutma dışında temel ihtiyaç olarak yedek ayırmak gerekmez Evli kadına ait altın gümüş nakit para veya ticaret malı nisap (96 gram altın veya bunun karşılığı kadar nakit para veya ticaret malı miktarına ulaşırsa ve üzerinden de bir yıl geçmiş olursa kadın zekat yükümlüsü olur
    Bekar veya dul bayanlar ise erkekler gibi temel ihtiyaçları için yukarıda belirttiğimiz yedek akçe ayırma hakkına sahiptir Hesap üzerinde zekat dışı bırakılan miktar ayrıldıktan sonra geride nisap miktarına ulaşan altın gümüş nakit para vb olur ve üzerinden de bir yıl geçmiş bulunursa kadın zekat yükümlüsü olur
    Malikilere göre kadının kullanmakta olduğu altın veya gümüş zinet takımlarına zekat gerekmez Çünkü Abdullah b Ömer'in (ö 73/692) kızlarına ve cariyelerine taktığı zinet eşyasından zekat vermediği nakledilmiştir (Malik el-Müdevvene l 8 II 22 53) Şafiîlere göre ise kadının normalin üstünde zinet eşyası île erkeğe ait zinet eşyasına zekat gerekir Kadının normal zinetleri ise zekata tabi olmaz (eş-Şirazî el-Mühezzeb Mısır ty l 158 vd; eş-Şirbinî muğnî'l-Muhtaç Mısır ty 390 vd) Hanbelîlere göre de kullanılan altın ve gümüş zinet eşyasına zekat gerekmez (İbn Kudâme el-Muğnî III 9-17)
    Sonuç olarak İslam'da kadın kendi malı üzerinde dilediği tasarrufu yapma hakkına sahiptir Evlilikte de eşler arasındamal ayrılığı rejimi" geçerlidir Bu yüzden kadın kocasının serveti dikkate alınmaksızın bağımsız olarak zekat öşür fitre keffaret diyet vb malî sorumlulukları bizzat üstlenmiş olur
    5) Cihad:
    Cihad sözlükte; çalışmak emek harcamak demektir Bir terim olarak ise; düşmanla yapılan kutsal savaşı; hak dine çağırıp kabul etmeyenlere karşı mal ve canla savaşmayı ifade eder
    Düşmanla savaş çok sert bir mücadeleyi kapsadığı; ölüm yaralanma esirlik savaşların olağan sonucu bulunduğu için tarih boyunca genel olarak erkekler savaşta önde olmuş ve kadınlarının ırz ve şereflerini koruma gayesi de savaşlarda etken olmuştur
    İslam'da cihada katılanlara sağ olarak dönersegazî" ölürseşehid" ünvanının verilmesi ve mücahidlere ahirette büyük ecirlerin verileceğinin bildirilmesi (bk et-Tevbe 9/111 es-Saf 61/10-12) bu amelle kadınların da ilgilenmesine neden olmuştur Nebî (sas) şöyle buyurmuştur:Allah ve Rasulü nezdinde en faziletli amel cihadır" (Buharî Edeb 1; A b Hanbel II 32) Abdullah b Mes'ud (r anhuma)nın en faziletli amelin ne olduğunu sorması üzerine Hz Peygamber şöyle cevap vermiştir:Vaktinde kılınan namaz sonra ana-babaya iyilik sonra Allah yolunda cihaddır" (Buharî İman 18 Mevakît 5 Tevhîd 4748 56; Müslim İman 135137-139; Tirmizî Birr 2 Salat 13)
    Cihadın güçlüklerine rağmen çeşitli gazvelerde kimi kadın sahabilerin cihadlara katılarak geri hizmetlerde bulunduklarını yukarıda açıklamıştık Cihadın çok büyük ecir kazandırdığını Allah Rasülünden öğrenen kadınlar erkekler gibi cihada katılamayışlarına üzülmüşler ve kendileh için cihadın yerini tutabilecek bir amelin olup olmadığını sormuşlardır Hz Peygamber bunun üzerine onlara; kadınların cihadının hac ve umre olduğunu" bildirmiştir (bk Buharî Cihad 62 Sayd 26; İbn Mace menasik 8; A b Hanbel VI 67687175 79120) Yani hac veya umre ziyareti yapan hanımların düşmanla cihada katılmış gibi ecir kazanacaklarını haber vermiştir Başka hadislerde;Hac ne güzel cihaddır" (Buharî Cihad 62)Hac cihaddır umre ise tetavvu'dur" (İbn Mace Menasik 44) buyurulmuştur
    B) Kadınlara Getirilen Malî Kolaylıklar
    İslam aile fertleri arasında kendine has ekonomik malî ve sosyal bir denge kurmuştur Kadının kocası ve çocukların da babası olan erkek ailenin tüm harcamalarına tek başına üstlenmiştir Bu yüzden de kendisine çocukların eğitimi ve ailede disiplin konularında bazı velayet üstünlükleri verilirken kız kardeşlerine göre mirastan alacağı pay arttırılmış böylece kendisine ekonomik güç kazandırılmıştır Çünkü eşinin çocuklarının ve ailede yoksul düşen bazı yakın hısımların bakımını üstlenen kimsenin böyle bir desteğe ihtiyacı olduğunda açıklık vardır
    Evli olan kadın geçim harcamalarını kendi malı olsa bile ondan karşılamak zorunda değildir Ona kocası bakmak zorundadır Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:Onların (annelerin) örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi babaya aittir" (el-Bakara 2/233)İmkanı geniş olan nafakayı imkanına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin" (et-Talak 65/7)Onları (boşadığınız kadınları) gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun" (et-Talak 65/6)
    Hadiste şöyle buyurulmuştur:Eşlerinizin sizin üzerinizde durumlarına uygun olarak yiyecek ve giyecek hakları vardır" (bk Ebu Davud Menasik 56; İbn Mace Menasik 84; Darimî Menasik 34; Ab Hanbel V 72)
    Bu duruma göre kadın evlenip kocasının evine yerleştikten sonra bütün yiyecek giyecek ve mesken masrafları kocaya aittir Bunlar israfa kaçmadan ve cimrilik de etmeden eşlerin sosyal seviyeleri dikkate alınarak karşılanır Giyim için ailenin durumuna göre ve İslam'a uygun olan örf ve adetler ölçü alınır Kadının biri yazlık diğeri kışlık olmak üzere yılda en az iki kat giysiye hakkı vardır Giyim kaps----- normal ev eşyası da girer
    Koca hanımına içinde oturulmaya yeterli eşyası bulunan kötü komşulu olmayan bir mesken sağlamak zorundadır
    Kadın bakıma muhtaç olduğu veya emsali kadınların hizmetçisi bulunduğu takdirde hizmetçi tutulması da nafaka kaps----- girer (bk el-Kusanî age IV 1415; İbnü'l-Humam age III 321-339; el-fetava'l-Hindiyye l 544 vd; ÖN Bilmen Hukuki İslamiye ve İstilahatı Fıkhiyye Kamusu II 450; Döndüren Delilleriyle İslam Hukuku İstanbul 1983 s: 294 vd)
    Çocukların geçim masraflarını da babalarının karşılaması gerekir İslam bu konuda anneye bir külfet yüklememiştir Ayette şöyle buyurulur;Eğer (çocuklarınızı) sizin için onlar (anneleri) emzirirlerse onlara emzirme ücretlerini tam olarak ödeyin" (et-Talak 65/6) Burada boşanmış bir kadının iddet bittikten sonra kendi çocuğunu emzirmesi durumunda ücrete hak kazanacağından söz edilmektedir Bu durum çocuğun geçim masraflarının babaya ait olduğunu gösterir
    Hz Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: Ebü Süfyan'ın karısı Hind binti Utbe Rasülullah (sas)'ın huzuruna girdi ve:Ey Allah'ın elçisi! Ebu Süfyan çok cimri bir adamdır Benim kendime ve çocuklarıma yetecek kadar nafaka vermiyor Onun malından haberi olmaksızın bize yetecek kadar bir şey alırsam bana günah var mıdır?" dedi Hz Peygamber:Onun malından sana ve çocuklarına yetecek kadarını ma'ruf şekilde alabilirsin" buyurdu (Buharî Buyû; 95; Nesaî Kudat 31; İbn Mace Ticarat 65)
    Bu duruma göre bir baba erkek çocuğuna erginlik çağına ulaşıncaya veya iş ve meslek sahibi oluncaya kadar kız çocuğuna ise yaşı ne olursa olsun evleninceye kadar bakmak zorundadır Kız çocuğu çalışmaya zorlanamaz fakat İslam'a uygun şartlar taşıyan bir işte çalışırsa masrafları kendi gelirinden karşılanır (bk Döndüren age s: 307 vdNafaka" mad Şamil İslam Ansik V 4 vd) Kocası ölen veya boşanan kadın yeniden babasının evine döner babası ölmüşse sıradaki nesep hısmının bakımı altına girer
    Erkeğe yukarıda belirttiğimiz malî yükümlülüklere karşılık kadından daha fazla miras verilmiştir Ayette şöyle buyurulur:Allah size çocuklarınız hakkında erkeğe kadının payının iki katı miras vermenizi emreder" (en-Nisa 4/11)
    Böylece bir erkek çocuğun kendi kız kardeşleri ile birlikte mirasçı olması durumunda kız kardeşinin iki katı kadar pay alması erkeğe aile içinde ekonomik güç kazandırır Bu durum onun üstlendiği malî yükümlülüklerle dengelidir Diğer yandan yine anne-baba kız kardeş gibi nesep hısımlarından yoksul düşenlere nafaka verme zorunluluğunun olması erkeğin kadına göre daha çok mala ihtiyacının olduğunu gösterir
    KAYNAK: Hamdi DÖNDÜRENDelilleriyle Aile İlmihali"


+ Cevap Ver

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Giriş yapmak için Buraya tıklayın


4+3 (Harfle Yazınız)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277