Tesettür başörtüsü farzdır - 2

Müslümanların bu farzı yerine getirmesine engel olunamaz!..

Avrupa'da, anayasalarında lâiklik ilkesi bulunan ülkelerin üniversitelerinde başörtüsü serbesttir. Üniversitelerinde başörtüsünü yasaklamış medenî ve demokrat bir ülke evet dünya üzerinde böyle bir ülke yoktur.

Lâik bir rejimin parlamentosu din hakkında kesinlikle kanun çıkartamaz. Böyle bir şey hem lâikliğe, hem de temel insan hak ve hürriyetlerine aykırı olur. Dindar Müslüman kız öğrencilerin başörtüsü yüzünden yüksek tahsil haklarının engellenmesi ve kösteklenınesi bir zulümdür, bir insan hakları ihlâlidir, anti-demokratik bir uygulamadır. Böyle bir yasağın hiçbir meşru dayanağı ve gerekçesi yoktur.

Başörtüsü yasağında direnenler medenî kimseler değildirler. Bunlar Batıcı da değildirler. Batıcı olsaydılar, başörtüsü konusunda Batı'daki uygulamayı ve özgürlüğü kabul ederlerdi. Bazıları da, "Başörtüsü çene altından fiyonk yapılarak bağlanırsa buna rızamız vardır..." şeklinde konuşuyor. Halbuki Müslüman kadın ve kızlar, kendileri nasıl istiyorlarsa öyle giyinirler ve örtünürler. Tesettürün nasıl olacağı konusunda ancak ehliyetli ve icazetli din âlimleri fikir ve görüş beyan edebilir.

Türkiye'nin başörtüsü diye bir meselesi kesinlikle yoktur. Bu mesele, bu kriz tamamen yapaydır, sun'îdir, bazı kimselerin bir bardak suda koparttığı fırtınadan ibarettir. Başörtüsü serbest bırakılırsa lâiklik ilkesi kesinlikle tehlikeye girmez. Gireceği iddiası safsatadan ibarettir.

Tesettür konusu yıllardan beri ülkemizde müzmin bir şekilde tartışılıp durmakta, her kafadan ayrı bir ses çıkmaktadır. Şu anda ülkemizde dinî konularda doğru bilgi ve fetva verecek en selâhiyetli makam T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'dır. Başkanlığın tesettür ve başörtüsü konusunda geçmiş yıllarda verilmiş iki gerekçeli ve uzun kararı vardır.

l. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 3 Şubat 1993 tarihli kararı.

2. İmam-Hatip Liselerinde Okuyan Kız Öğrencilerin Kıyafetleri konulu 30.12.1980 tarihli karar.

BİRİNCİ RESMÎ KARAR

Sayı: B.02.1.DİB.0.10/212/11.02.1993/0221

Konu: Tesettür

Karar No: 6

Karar Tarihi: 03.02.1993

İslâm dininde kadının kıyafeti ile ilgili olarak zaman zaman sorulan sorular dolayısıyla konu, Kurulumuzca ele alınıp incelendi: Nûr Sûresi'nin 30. âyet-i kerimesinde: "Resûlüm! Mü'min erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz ALLAH, onların yapmakta olduklarından haberdardır." Buyrularak mü'min erkeklerin harama bakmamaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sonra 31. âyet-i kerimesinde kadınlarla ilgili olarak da:

"Mü'min kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler..." buyurulmakta ve âyet-i kerimenin devamında kadınların kendiliğinden görünıneyen zînet yerlerini, kimlerin yanında açabilecekleri belirtilmektedir. Şöyle ki:

"Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları Mü'min kadınlar, ellerinin altında bulunanları yani köleleri, erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar. Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler. Ey Mü'minler! Hep birden ALLAH Teâlâ'ya tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."

Mehmet Talü

araştırmacı yazar