Başörtülü öğrencilere yapılan ve yapılacak haksızlıklar

Öğrencilerin dersten çıkarılamayacağına dair YÖK yazısının İstanbul Üniversitesi’ne ulaşmasından sonra başörtülü öğrenciler sıkıntılı şekilde derslerine girmeye başladılar... Ancak başörtüsü karşıtı öğretim üyeleri bu öğrenciler hakkında, YÖK’ün yazısında belirtildiği gibi, tutanak tutuyorlar... Öğrenciler kendilerine bir suçlu gibi davranılmasından rahatsızlar... Bir öğretim üyesinin görevi dersini anlatmak, araştırmasını yapmak, böylece kendi alanında bilime ve eğitime katkıda bulunmaktır...
Ders anlatırken öğretim üyesini en çok rahatsız eden husus, öğrencilerin kendi aralarında konuşmaları, yaptıkları gürültü sonucu, arkadaşlarının derse ilgisini ve öğretim üyesinin dikkatini dağıtarak dersin kalitesini olumsuz etkilemeleridir. 28 Şubat dönemine kadar derslerine rahatça girebilen başörtülü öğrencilerden bir tanesinin dahi bu tür olaya sebebiyet verdiğine şahit olmadım...
Öğrencilerin genelini kapsamayan bu tür olaylarda dahi, öğretim üyesi onları sözlü olarak uyarır... Uyarmanın şekli öğretim üyesinin yapısına göre değişir... Ancak bu tür davranışları sergileyerek dersin huzurunu bozan öğrenciler hakkında dahi tutanak tutmak ve dekanlığa şikâyet etmek pek rastlanan olaylardan değildir.
Öğrencinin kıyafeti aslında genel ahlak kurallarına aykırı olmadıktan sonra kendi işini yapan öğretim üyelerini rahatsız etmez... Kaldı ki derste abartılı şekilde sakız çiğneyen öğrencileri bile hoş görenler, şimdi başörtülü öğrencileri tutanak ile tespit ederek dekanlığa bildiriyorlar... Oysa YÖK’ün yazısında “başörtülü öğrenciler hakkında tutanak tutun” diye bir emir yok... Bu davranış öğrenciler arasında ayrımcılık yapmak demektir... Bu durum öğrencilerin üzerinde bir baskı oluşturuyor... Öğretim üyesi bir öğrenci ile ilgili nasıl tutanak tutar?.. Çağıracak öğrenciyi, kimliğini isteyecek ve bunu tutanağa geçirecek... Dersin yapıldığı salonda 10 tane başörtülü öğrenci varsa her derste en az on beş dakikanın bu işe ayrılması gerekecektir. 50 dakikalık dersin üçte bir süresi tutanak tutmaya ayrılmış olacak... Bu sürenin öğrenci sayısına göre de değişeceği açıktır... Dersin düzenini bozmayan öğrenciler hakkında tutanak tutmak, aslında dersin düzeninin öğretim üyesi tarafından bozulmasıdır... Öğrenciler ders düzenini bozmadıktan sonra hiçbir öğretim üyesi bu konuyla ilgilenmemeli... Saygın bir öğretim üyesi öğrencisine kıyafetinden dolayı ayrıcalıklı muamele etmez...
ÖĞRENCİYE BAŞÖRTÜSÜNDEN DOLAYI DÜŞÜK NOT VERİLEBİLİR Mİ?
Ancak öyle öğretim üyeleri var ki; başörtülü öğrencisi hakkında tutanak tutmasa da, öğrencinin dersinden geçmesi ile ilgili vereceği notu bu durum etkileyebilir!.. Sağlık eğitimi veren bir fakültede, örneğin diş hekimliği fakültesinde başörtülü kız öğrenciye “Böyle derse girilir mi?.. Bu siyasi olarak üniversiteye dayatılmıştır!..” diyen öğretim üyesinin bu ifadesinden sonra öğrenci düşünmeye başlıyor; “Tezimi de aynı yerden aldım, acaba bana kırık not vererek tezimin bitirilmesine engel olurlar mı?..” diye endişe duyuyor... Üniversitelerde gerçekten öğrenciyi siyasi olarak değerlendiren öğretim üyeleri var ve bunlar görevine yakışmayacak şekilde öğrencilere düşük not verebilirler... Tutanak tutan öğretim üyelerinin davranışları bu potansiyeli taşımaktadır... Bu korkuyla öğrenciler başını açarak derslerine devam etmekteler... Öğrencilerini tehdit edenler ancak militan olabilirler...
Malum 2008 yılında İstanbul Üniversitesi’nin eski Rektörü Prof.Dr. Mesut Parlak, Meclis’te 411 oyla başörtüsü serbestisini getiren anayasa değişikliğinin onaylanmasından sonra, Kanal 1’de Fatih Altaylı’nın konuğu olduğunda: “Bu gerginlik bizi bile etkileyecek. Belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz” dedi...
Parlak aslında konu ile ilgili açıklamasının yanlış anlaşıldığını söyleyerek düzeltmeye çalıştı... Ancak kendisi için olmasa da sadece başörtülü öğrenciler için tutanak tutan öğretim üyelerinin bu davranışı sergileme ihtimalleri vardır... Bu şekilde ideolojik davranacak öğretim üyelerinin yasa ve yönetmeliklere aykırı tutumu mercek altına alınmalıdır. Yönetimler, öğrencileri tehdit ederek görevini kötüye kullananlar hakkında gereğini yapmalılar...

Şefik Dursun