Tesettür, Başörtüsü

Tesettür meselesi, sadece Türkiye’nin değil; dünyanın da gündeminde. Geçmiş yıllara nisbetle daha fazla ülkede hanımların ‘tesettürlü olması’ gerektiğine vurgu yapılıyor. Bilindiği üzere çağımız insanının sorularına ikna edici cevaplar veren Kur’ân tefsiri Risâle-i Nur Külliyatı, ‘tesettür’ konusunda çok dikkat çekici tesbitleri ihtiva ediyor.
Hacmi küçük olmakla birlikte, “Tesettür Risâlesi” bu konuda başlı başına bir kaynak. Üstad Bediüzzaman da eserlerinde tesettür konusuna ayrı bir önem vermiş ve her fırsatta hanımları ‘tesettüre dâvet’ etmiştir. Dikkat çekici bir ayrıntı da Bediüzzaman’ın, bu konuda yazdığı eserden dolayı Eskişehir Mahkemesi’nde ‘mahkûm’ edilmiş olmasıdır. (Mahkemede mahkûm olmalarına rağmen, ‘tutukluluk süresi’ aldıkları cezadan daha fazla olduğu için neticede tahliye edilmişlerdir.)
Tesettür niçin bu kadar önemlidir? Çünkü ‘ifsat şebekeleri’ şeytanın da yardımıyla tesettürsüzlüğü teşvik ederek en başta gençleri ve neticede aileleri mahvetmekte ve belki de katletmektedir. Müstehcenliği teşvik eden bu şebekelere karşı el birliği ile tesettürü savunmak ve hanımları bu ‘zırh’a dâvet etmek gerekir.
Kanunsuz başörtüsü yasağına karşı itiraz ederken bunu da hesaba katmak lâzım. Savunulması gereken tek şey başörtüsü değil, temelde tesettür olmalıdır. Kusura bakmasınlar ama başörtüsü taktıkları halde hükmen ‘müstehcen’ giyinenler de ikaz edilmelidir. Tesettür, hanımlar için gerçek anlamda bir ‘zırh’tır ve bu zırhın sağlam kalması gerekir. İfsat şebekelerinin attığı oklar tersine çevrilmeli, bu hususta gerekli takviyeler yapılarak gençler ve aileler korunmalıdır.
Bakınız, bu meselese sadece İslâm ülkelerinin problemi değil. Yaradılış gereği her insan ‘müstehcenlik’ten zarar görür. Nitekim İtalya’da bir ilçede ‘mini etek ve dekolte’ giysi giyilmesinin yasaklanmış olması çok çarpıcıdır. Müslüman bir ülkede değil de, İtalya’da bu yasağın uygulanması ayrıca dikkat çekicidir.
İlgili haberde şu bilgiler yer alıyor:
İtalya’da Napoli kentine bağlı ilçelerden Castellammare di Stabia’da, mini etek ve dekolte giysiyle dolaşmak yasaklandı. Yerel yönetimin yaptığı düzenleme, sayfiye beldesi olan Castellammare di Stabia’da mini etekle düşük belli kotla ya da dekolte giysilerle dolaşanlara, 25 ila 250 avro arasında para cezası kesilmesini öngörüyor. Nüfusu 70 bin civarında olan ilçede yapılan yasal düzenleme, ilçe sakinlerinin kılık kıyafetlerine kısıtlama getirmesinin yanı sıra sokakta küfürlü konuşmayı, dine ve mukaddesata sövmeyi de yasakladı. Çocuklara alkollü içki dağıtmak da yerel yönetimin yasaklar listesinde yer almış. Papaz Paolo Cecere de kararı desteklediğini belirterek, “Bu sayede cinsel tacizin azalacağına inanıyorum” demiş. (AA, 26 Ekim 2010)
Kanunî yasaklamalar belki çare olmaz, ama insanların kalbine bir ‘yasakçı’ yerleştirip müstehcenliğe karşı el birliği ile karşı koymak mecburiyetindeyiz. Bediüzzaman gibi, “Tesettürün fıtratın gereği” olduğunu anlatmak hepimizin işi...


Faruk Çakır