Canlılardaki Deliller
Canlılığı konu edinen programlara ya da yazılara baktığınızda, ilginç bir üslupla sık sık karşılaşırsınız. "Doğa canlılığı yarattı", "doğa insanı ortaya çıkardı", "tabiat ana hayatın kanununu koydu" gibi ve buna benzer kalıplarla ifade edilen bu üslubun altında çok önemli bir amaç ve bir aldatmaca vardır. Amaç, Allah'ın varlığını gözardı etmek, aldatmaca ise doğanın kendisini bizzat bir yaratıcı gibi göstermektir.
Oysa doğayı bir bakıma üstün yetenekli bir makine olarak görüp "doğa icat etti", "doğa harikası", "tabiat ana" vs. gibi yorumlara yönelenler de gayet iyi bilirler ki "doğa" olarak adlandırdıkları şey, hava, su, toprak, ağaç, çiçek, böcek kısaca dünyayı ve dünyanın içinde bulunduğu güneş sistemini ifade etmektedir. İnsanlara tüm canlıları, tüm güzellikleri "dünya yaptı" veya bunlar "toprağın eseri" denmiş olsa herhalde gülüp geçerlerdi. Ama "tabiat-doğa" gibi kelimelerle yapılan geniş çaplı propagandalar, kişilerin doğayı neredeyse bilinçli bir güç olarak görmeye başlamasına sebep olabilmektedir. Oysa unutmamak gerekir ki doğa, gördüğümüz olağanüstü düzenli ve mükemmel sistemin adıdır, bu sistemi kuran ve ona sürekli olarak hayat verenin değil. Dünya üzerinde hayatını sürdüren her canlı Allah tarafından yaratılmıştır ve Allah kendilerini hangi özelliklerle yarattıysa, onlarla varlıklarını sürdürmektedirler.
Bu bölümde doğadaki bazı canlıların sahip oldukları ilginç özellikleri inceleyeceğiz. Öncelikle de bazı canlıların avlanma ve savunma yöntemlerine bakacağız. Bunu yaparken akılda tutmamız gereken en önemli nokta, doğanın canlılar arasında sürekli devam eden bir avlama-avlanma ilişkisi üzerine kurulu olduğudur. Bu ilişki öyle hassas bir dengeye oturmuştur ki, milyonlarca yıldır, milyonlarca tür canlı bir diğerini yiyerek beslenmekte, ama bu canlılar yok olmamaktadır. Eğer avlama-avlanma zinciri içindeki önemli türlerden birinin soyu tükense, büyük bir dengesizlik ortaya çıkar. Örneğin dünyadaki karıncayiyenlerin soyu tükense, karıncalar kısa sürede büyük toprakları istila edebilirler.
Canlılar arasındaki bu avlama-avlanma ilişkisi, insanoğlunun zararlı müdahaleleri olmadığı sürece, büyük bir uyum içinde devam etmektedir. Bu dengenin sürmesini sağlayan en önemli sistem ise, canlıların sahip oldukları avlama ya da savunma sistemleridir.
Her canlı, kendisini savunmak için farklı yeteneklerle birlikte var edilmiştir. Kimisi çok hızlı ve çeviktir; kendini kaçarak kurtarır. Kimisi yerinden kımıldayamaz, ama sağlam zırhlarla kaplıdır. Kimisi, olağanüstü "korkutma" becerilerine sahiptir. Bazıları, zehirli, yakıcı, ya da kötü kokulu gazlar püskürtür. Daha başkaları, ölü taklidi yapabilecek yetenekte yaratılmıştır. Vücutları kamuflaj için olağanüstü derecede uygun olarak varedilenler de bulunur.
Aşağıda, bu avlanma ve savunma sistemlerinin en çarpıcı ve en şaşırtıcı olanlarından bazı örnekler göreceğiz. Ama unutmamak gerekir ki, bunlar yalnızca birer örnektir ve canlılar burada değinemediğimiz ve hatta insanoğlunun henüz keşfedemediği daha binlerce ilginç sistemle donatılmışlardır. Ve tüm bu sistemler, Allah'ın yaratışının üstünlüğünün birer kanıtıdırlar