Bilinçli Hücreler
Konumuz olan gözü ele alalım. Göz içiçe bir çok farklı katman ve organelden meydana gelir. Bu organel ve katmanların mutlaka bir düzen ve uyum içinde oluşmaları gerekir. Her hücre ne zaman ne yapacağını bilmelidir. İris, kornea, göz bebeği, göz merceği ve retinanın her birini oluşturan hücreler birbirlerinden farklıdır. Buna karşın tabakalar arasında bir karışma olmaz. Bu noktada bir çok soru ile karşı karşıya kalırız: Bu hücreler kendi aralarında nasıl anlaşmışlardır? Bir tabakaya ait hücre nasıl olur da öteki tabakaya karışmaz. Hücreler nereye kadar bölünüp, ne zaman duracaklarını nereden bilirler?

Hamileliğin ilk ayğnda gözlerin gelişimi başlar. Beşinci haftada siyah iki nokta belirir. Şeffaf gözkapakları ikinci ayın sonunda oluşur. Beşinci ayda göz kapakları tamamen kapalı ve koruyucu yağlı bir maddeyle kaplanır. Bu evreler sonucunda gözkapağı gelişimini tamamlar. Yeryüzünün en büyük mucizelerinden biri anne karnında yoktan varolur.
Hücreler arasında hayret verici bir zaman planı vardır. Farklı tabakalar bir uyum içinde oluşurlar. Bir organel oluşurken, aynı zamanda beraber çalışacağı diğer organel ve her ikisini birden besleyecek kan damarları da oluşur. Bağımsız organeller birbirlerinin ne önüne geçerler ne de geri kalırlar.
Çok kısaca tarif edilen bu gelişme sonucunda tek bir hücreden farklı organlar, bunları oluşturan farklı organeller oluşurlar. İnsanın bu oluşumda hiçbir kontrolü yoktur. Bir zamanlar bir "hiç" iken kendisini kusursuz bir vücut ile doğmuş bulur.
Unutmamanız gerekir ki aynanın karşısına geçtiğinizde gördüğünüz vücudun oluşumunda sizin hiçbir rolünüz olmadı. Hiçbir özelliğinizi kendiniz yaratmadınız. Kendinizi, gözleriniz, kulaklarınız, diğer organlarınız ve ruhunuzla birlikte yaratılmış buldunuz.