Kuranı kerimde kabir azabı ile ilgili ayet varmıdır


Kabir azabının olup olmadığı hakkında bazılarının kafasında nedense bazı şüpheler var. Bu düşüncede olanlar, sahih hadiste verilen bilgilerle iktifa etmiyorlar.Kerameti kendinden menkul bazı ilahiyatçıların sözlerinden etkilenerek, "peki madem kabir azabı var, neden Kuranda bununla ilgili bir ayet yok" diyerek, kendilerince haklı bir argüman geliştirdiklerini zannediyorlar. Bu günlerde bazı islami sitelerde de rastladığım, geçmişte de bu tür sorulara muhatap olduğum için böyle bir başlık altında konunun açılması gerektiğini düşündüm. Belki bu forumda bu konu daha önce tartışılmış olabilir, yine de tekrar edilmesinde fayda mülahaza ediyorum.

Aslında, sahih hadislerde belirtildiği gibi kesin bir gerçek olduğu şüphe gotürmez bir gerçek olan kabir azabını bu kadar kolay reddetmek herhalde ancak cehalet sebebiyle olabilir. Bilinen bir sözdür: "cahil, cesur olur." Zira; fıkıh usulüne göre islamın dört kaynağından biri olan sahih sünnet, K.Kerimden sonra ikinci temel kaynağımızdır. Yani orada yer alan bir bilgiyi aklı başında bir müslümanın reddetmesi nasıl mümkün olabilir, anlaşılır şey değildir.. Yine; K.Kerimde yer alan ve Allah (cc)ın çok açık ve net bir şekilde peygamberimize itaati emrettiği ayetler, bize sahih sünnetle amel edilmesinin gereğini açıkça ortaya koyar. Yeri gelmişken, bu ayetlerden bir-ikisini buraya yazalım

"Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allahtan korkun. Çünkü Allahın azabı şiddetlidir."(Haşr Suresi, Ayet 7)

"O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz. O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir." ( Necm Suresi, Ayet 3-4)

Yine de, bazı kardeşlerimizin aklında böyle bir "soru" yer aldığına göre, bu konu hakkında kısa bir bilgilendirme yapmak gerek.

Bu konu hakkında söyleyecekleri olanların da, bildiklerini bizlerle paylaşmalarını bekliyoruz.

Peki gerçekten de Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde kabir azabının olduğuna dair bir ayet yok mudur?

K.Kerimde Kabir azabına doğrudan yer verilmemekle birlikte, bir kaç ayrı yerde -aslında görmek istenirse bir çok yerde- işareten yer verilmektedir. Tefsir kitaplarında, bu ayetlerin kabir azabı ile ilgili olduğunun belirtildiği ehlince malumdur.

Bu ayetlerden bir kaçının mealini vermek yeterli olacaktır kanaatindeyim.

1- "Firavun ve adamları sabah-akşam ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı gün de denilir ki; Firavun hanedanını ateşin en şiddetlisine sokun" (Mümin Suresi, Ayet 46 )

2-"O zalimleri ölümün pençesinde çırpınırken ve melekler ellerini uzatıp `Haydi verin canınızı, Allah hakkında söylemiş olduğunuz asılsız, yakışıksız sözlerden ve Onun ayetlerine karşı kibirlenmelerinizden dolayı bu gün onur kırıcı bir azaba çarptırılacaksınız derlerken görmelisiniz." (Enam Suresi, Ayet 93)

3-"Fakat melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırken acaba halleri nice olur?" (Muhammed Suresi, Ayet 27)

4-"Her kim de benim zikrimden (Kurdan) yüz çevirirse, (bilsin ki) ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.
Diyecek ki: "Ey Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin. Oysa ben, gören bir kimse idim?"
Allah: "Böyledir, sana âyetlerimiz gelmişti de onları sen unutmuştun, bugün de öylece unutulursun" der.
Ve işte haddi aşıp Rabbinin ayetlerine inanmayanları Biz böyle cezalandırırız ve elbette o ahiret azabı daha çetin ve daha kalıcıdır."(Taha Suresi, Ayet 124-127)

Kuran müfessirleri içerisinde en muteberi olarak kabul edilen, Mekke tefsir okulunun kurucusu ve sahabe-i güzinden olan, ayrıca ilim konusunda sevgili peygamberimiz (sav)in övgüsüne mazhar olmuş Hz. İbn-i Abbasın tefsirinde Taha suresinde yer alan 124. ayetteki "danka" kelimesine "kabir azabı" anlamı verildiğini özellikle belirtmemiz gerekir.