Cehennem ve cehennenim bekçileri

Peygamberimiz dünya semasında, kendisini güler yüzle karşılayan melekler arasında yüzü hiç gülmeyen Cehennemin bekçisi Malik adındaki bir Melek ile karşılaşmıştı. Peygamberimiz onun kim olduğunu Cebraile sorup öğrendi.
Peygamber Efendimiz
-Cehennemi bana göstermesini ona emretmez misin? dedi.
Cebrail:
-Olur! dedi ve Cehennemin Bekçisi Mâlike:
-Ey Malik! Muhammede, Cehennemi göster! dedi.
Malik Cehennemin üzerinden örtüsünü açınca, Cehennem kaynamaya ve yükselmeye başladı ki, Peygamberimiz gördüğü her şeyin onu yakalayıp yakıvereceğini sandı.
Peygamber Efendimiz)
-Ey Cebrail! Malike emret de, onu yerine geri çevirsin! buyurdu. Cebrail de, Cehennemi yerine çevirmesi için Malike emretti. O da Cehenneme:
-Sakin ol! dedi. Cehennem çıkmış olduğu eski yerine girince, Malik onun üzerine örtüsünü tekrar örttü. Peygamberimiz; cehennemdeki azap susuzluklarını, azap zincirlerini, azap yılan ve akreplerini ve oradaki azaplardan daha bazılarını da gördü.
Peygamberimiz Cebraile:
-Ben niçin Maliki hiç güler görmüyorum? diye sormuştu.
Cebrail:
-Cehennem yaratıldığından beri, Malik hiç gülmemiştir! dedi.
Peygamberimiz:
-Vallahi ey ümmet-i Muhammed! Benim bildiğimi sizler de bilseydiniz, muhakkak ki çok ağlar, pek az gülerdiniz! Canım, kudret elinde bulunan yüce Allaha yemin ederim ki; benim gördüğüm şeyi sizler de görmüş olsaydınız, muhakkak ki pek az güler ve çok ağlardınız! buyurmuştu.
-Ya Resûlellâh! Sen ne gördün? diye sordular.
Peygamberimiz:

Cenneti ve Cehennemi
gördüm buyurdu.