YARIN ÖLSENİZ KEFEN CEBİNİZDE NELER OLACAK?
Diyelim ki yarın öldünüz…
Geride kalanlar size ve anılarınıza duydukları özlemlebirkaç gün gözyaşı dökecek, mirasınızı paylaşacak, hatıra eşyalarınızı büfeyeyerleştirecek ve sonra yıldönümlerinde hatırlamak üzere sizi anılarla baş başabırakacaklar.
Onlar yaşamaya ve sizi anlatmaya devam ederken, siz sonnefesinizi verip, ruh emanetinizi gerçek sahibi olan Yüce Allah'a iadeettiğiniz andan itibaren yola tek başınıza devam edeceksiniz…
Önce musalla taşında, sonra cenaze arabasında ve en sonkabirde derin karanlıklar içinde bir âlemden diğerine geçecek ve bu dünyanınbir hayal ve ahiretin asıl gerçek olduğunu anlayacaksınız. Beyaz kefene sarılıbedeniniz toprakla örtüldüğünde, kalabalık evlerine dağıldığında, sorgumelekleri gelecek kabrinize ve size sizinle ilgili aslında cevabını çok iyibildikleri birkaç soru soracaklar. Adeta ön duruşma yapacaklar. Sonra sizehesap gününe kadar yaşayacağınız ıstırap veya huzura (Cennet veya cehennem) aitbir dünya gösterecek ve beklemenizi isteyecekler. Beraat edecek, hür olacakveya adeta tutuklu yargılanıyorcasına acıya muhatap olacaksınız.
Siz kıyamete kadar o kabirde genişlikler ve huzur içinde,cennet sabırsızlığı ile mışıl mışıl uyuyacak veya ıstıraplar içinde, daracıkkabirde ruhunuz sıkılarak, cehennem korkularıyla, kâbuslar ve elemler içerisindekavrulacaksınız. Ceza veya ödülünüz siz daha kabirdeyken başlayacak, kıyametekadar sürecek ve hesap – mizan günü de bu dünyadaki fani hayatınızın külliyenmahkemesi görülecek.
Yeniden diriltildiğinizde mahşer yerine koşarak gidecek,gruplar, ümmetler halinde toplanacak, doğrusunu Allah bilir, gelmiş geçmişyaşamış tüm mahlûkatın toplandığını gözlerinizle göreceksiniz. Müminleretraflarından dökülen nurlarla ilerlerken, bazı kâfirlerin kapkaranlıklariçinde ve alınlarında kafir damgasıyla ayakları geri geri giderken ilerleyişineşahit olacaksınız. Bu gruplar halinde toplanmada da Müslüman olan herkes (Ümmetarasına karışıp) aynı grupta değil iman derecelerine göre kendi içinde ayrılmışolarak toplanacaklar. Amel defterleri dağıtılacak ve herkes bekleyecek.
Mahşerde neler olup bittiğini, kâinatın neden yaratıldığını,Allah'ın kudret ve azametini çok net bir şekilde herkes anlayacak. O alandaşahitler de (Her gün doğan güneş, ay, yıldızlar, karıncalar, yapraklar, uçankuşlar…) hazır bulunacak. Elleriniz, ayaklarınız, derileriniz sizin hakkınızdaşahitlik edecek. Yapmadığınız iyilikler ve güzellikler için varlıklar sizisuçlayacak ve sözgelimi güneş diyecek ki; "Rabbim bize her gün doğudandoğup batıdan batmayı emretti. Ben şu kadar yıl bir gün emre karşı gelmedim,saniye aksatmadım. Oysa siz, sizden istenen sadece iman etmek, ahlaklı veadaletli yaşamak ve ibadet etmekken bunu bile yapmadınız. Ben sizdenşikâyetçiyim."
Bu haklılık karşısında dudaklar susup, gözler yaşlanacak.
Duruşma öncesinde helalleşeceksiniz. Bu dünyada hakkınıyediğiniz bir karıncanın, yok yere kırdığınız bir dalın, haksızlık ettiğinizkomşunuzun, çaldığınız tek kuruşun, kamu ve yetimlere ait yediğiniz hakların,yaptığınız adaletsizliklerin, zulme karşı kaldığınız sessizlik halinin hesabınıverecek ve helallik almadan sorgunuz bitmeyecek. Herkesle, her şeylehesaplaşacaksınız. Hesap ve mizanın en uzun süresi Allah bilir bu süreç olacak.Yoksa sizin omuz başlarınızdaki melekler sizin her saniye yaptığınızı ezbere vezerre kadar şey unutmadan not ettiği için zaten mahkeme duruşmanız kısa sürecekama bu helalleşme safhasında hakkını bir kişinin yediyseniz sadece onunla,devlet malı yediyseniz o devlet vatandaşlarının tamamıyla helalleşeceksiniz. Buçok uzun ve ıstıraplı sürecek.
Helalleşirken önce hakkını yediklerinize sevaplarınızdanverecek ve helallik isteyeceksiniz. Sevaplarınız bitince ise onlarıngünahlarını üzerinize alacaksınız. Ne kadar hak yediyseniz, ne kadarzulmettiyseniz o ölçüde günahlarınız ağır basacak ve duruşmada amel defteriniztartıya konduğu zaman günahlarınızın ağırlığı ile tartı kefesi dibe vuracak.Boynuzlu hayvanın boynuzsuzla hesaplaşacağı o haşmetli günlerde herkes İlahiadaletin ve Yüce Allah'ın azametini çok iyi anlayacak. Eğer bu dünyada Allah'ınadalet ve dürüstlüğüne tabii olmuş ve öyle yaşamışsanız mutlu, aksine yaşamış,dünyevi arzu, çıkar ve hevesler peşinde zalimlik yaptıysanız mutsuzolacaksınız. Mahkemeniz de bu hesaplaşmadan sonra çabucak görülecek.
Sonra gruplar halinde ebedi mekânınıza sevk edileceksiniz.Sırat-ı Müstakim 'de kâfirleri ebediyen kalmak üzere, az günahı olan müminlerigeçici süre kalmak üzere insan alıp götüren mahlûklar alaşağı edecek, müminkullar ise esenlikler içinde, selametle karşıya geçecek.
Cehennem çukuruna düşenlere zebaniler; "Size Allah'ınkitabı gelmişken niye kulak vermediniz?" diye soracak." Madem kulakvermediniz o zaman çekin cezalarınızı" diyerek cehennem kapaklarınıüzerinize kapatacaklar.
Cennet yolcusu iman edenler ise sırat köprüsünden esenliklegeçip Peygamber sancağı altında toplanıp, Kevser'den içecek ve oradan dua veteşbihlerle cennet kapılarına ulaşacaklar.
Cennettekiler huzur, refah ve saadet içinde, gölgeliklerde,ipek giysiler ve huriler arasında, altın köşklerde içeceklerini yudumlarken sizateşler içinde kavrulacak, ölmek isteyip ölemeyecek, şeytana benzeyen zakkumağacı ile beslenecek, irin içecek ve ne olur dünyaya dönsek te bu hatalarımızıdüzeltsek diye yalvaracaksınız. Yüce Rabbimin şefaati olmazsa da çok uzun zamanbu acı çok uzun zaman sürecek.
Bu dünyada takip ettiğiniz, Allah'a ortak koştuklarınızlaberaber yanacaksınız.
İlah edindikleriniz size şöyle diyecek; "Ben sizizorlamadım, süslü gösterdim. Bana uydunuz çünkü siz zaten inkâriçindeydiniz!" O iblis, o firavun, o kâfir her kimse sizi savunmayacak,şefaate mazhar olmanızı da engelleyecek ve sizi sonsuz elemle baş başabırakacak. Siz aldanmış ve aldatmış kâfirler olarak ölmenin ceremesiniçekeceksiniz.
Yok bu dünyada imana, adalete, sevgi ve muhabbete, dürüstlükve ahlaka, hak yememeye değer vermişseniz o zaman küçük ve hatta bazı büyükgünahlarınız bile affolunacak, Yüce Rabbimin ve O'nun müsaade ettiği şefaatmakamlarının ki en mübarek olanı Hz. Muhammed (s.a.v) peygamberimizdir,şefaatiyle bağışlanacak ve sırat-ı müstakim 'den esenlikler içinde geçerekPeygamber sancağı altında, Kevser'in başında toplanacak ve oradan gruplar vekeyifler içinde cennete adım atacaksınız. Melekler size "hoşgeldiniz"le karşılayacak, sizi sonsuza dek yaşayacağınız mekânınıza kadareşlik edip sizi fani dünyadaki ahlak, ibadet, sabır, şükür, merhamet veimanınız için tebrik edecekler. Siz Allah'a bir kere daha dünyada yaptığınızgibi şükredecek, kalbinizdeki haset ve kinlerden, en ufak kötülüklerden bilearınmış olarak burada yaşayacaksınız.
Herkes bu fani dünyada yaptığı veya yapmadığı şeyler içinhesabı görülmüş olarak, fani dünyadaki yerini bulmuş ve yerleşmiş olacak. Ozaman tevbe etmek, dünyaya dönüp yeniden akıllanmış olarak yaşamak, ana vebabanızdan bile yardım almak olmayacak. Herkes kendi sevap veya günahı ilezerre kadar haksızlık yapılmayan o ilahi mahkemede gerçek adaleti görecek veyaşayacak. Doğrusunu Yüce Allah bilir ama mizan ve hesap âlim ve hadislerdenöğrendiğimiz haliyle bu mizansen benzer bir şey olacak. Sonuçta zerre kadariyilik ve zerre kadar kötülük unutulmayacak, tartıya girecek. Kimse sizikurtaramayacak ve kimse günahınıza ortak olmayacak. Şefaat sadece Yüce Allah'ave O'nun müsaade ettiklerine ait olacak.
Şimdi henüz ayaktasınız, nefes alıyor ve yaşıyorsunuz.
Gelin;
Perişanlık ve hüzün içinde ateşlerde yok olmaktansa bu dünyaheveslerinden vazgeçip, üş kuruş menfaat için ahiretinizden vazgeçmeyin.
Zulme boyun eğenin de zalim gibi kör şeytan olduğunuanlayın.
Yol yakınken suça ortak olmaktan, birileri uğruna Allah yolundancaymaktan, baki hayatta acılar içinde kavrulmayın.
Daha nefes alıyorken boşa geçirdiğiniz her anın ziyanınız,işlediğiniz her günahın boynunuza geçecek ateşten halka, yediğiniz her yetimhakkının cehennemde geçecek binlerce yıl demek olduğunu idrak edin.
Amelleriniz niyetinize göre olacağından hak yemeseniz bilehak yiyenlerle dost olduğunuz sürece aynı akıbete maruz kalacağınızı bilin.
Tevbe kapısı kapanmadan Allah yoluna dönün!