"Düşünülmüş, tartışılmış, kafa yorulmuş, üzerinde karar kılınmış, akıllı tasarıma dayanan bir ahlak sistemi isteniyor. 21. Yüzyılın modern insanlarının köleliğe inanmadığını, kadınların eşitliğini savunduğunu, kibar olduklarını, hayvanlara iyi davranmaya inandıklarını görüyoruz, bunlar tamamı ile düşünülmüş şeylerdir.
Kur’anı ve incilde bunlara temel oluşturacak oldukça az düzeyde şeyler var.
Bunlar tarih boyunca tamamı ile düşünülerek ciddi tartışmalar ve argümanlarla, yasa teorilerle, politik ve ahlaki felsefe ile anlaşılıp geliştirilen şeylerdir. Bunlar dinlerden gelmemektedir. Elbette iyilikten bahseden kısa kesitlere rastlamak mümkün ama çok azdır. Kur’anı yada incili aradığınızda nadiren kabul edilebilir bir ahlak anlayışının olduğu ayetlere denk gelirsiniz."

Diyor Richard Dawkins
Bu sözün incille alakalı olan kısmı doğrudur. Kendi adamlarınında her fırsatta bildirdikleri değişikliklerle kutsiliği kalmamış ve kelime yığını haline getirilmiştir. Hıristiyan papazların (Kitap-ı Mukaddes)lerinin sıhhatini, geçmiş Peygamberlerden veya Havârîlerden birine isnâddan başka ortaya koyacakları bir delîlleri yoktur. Bu iddiâları, îtikat [îman] esaslarını beyan
eden ve doğruluğunda kalblerden şüpheleri giderecek, iknâ edici delîllerden değildir. Hiç bir akıl sahibi, kendisini dünyada rahata ve huzura, âhirette de, azâbdan kurtaracak ve sonsuz saadete kavuşturacak dîni, zayıf esaslar üzerine kurarak, emîn ve rahât olamaz.
Ve görüldüğü gibi rahat ve emin değiller çünkü; değiştirilmiş, dejenere olmuş, ölü kelimeler haline getirilmiş her ne varsa eleştiri alması çok normaldir. Ama ön yargı ile başlayıp, bildiğini zannederek, hayalindeki şeyler ile, bilmeden kavramadan mücadele etmeye çalışmak gerçek ilim adamının yapacağı iş değildir.
Dawkins gibilerin yanılgıları aşağıda açıklanacak.
90/7-20 - 92/5-21