Hamd hep Allah'a, ki başların üstündeki gökleri ve ayaklarınaltındaki yeri yarattı ve karanlıkları ve nuru yaptı. Şu halde onun bunlarüzerindeki mülk ve saltanatı, sahipliği, yalnız var olduklarından sonrakitedbir ve olgunlaşmaları, sonra gelen arızalar üzerinde cereyan eden, zâtı vetabiatlarına mahkum bulunan bağımlı ve hasta bir mülk ve sahiplik değil, dahaönce yaratma ve yapma ile bütün varlıklarına da hâkim olan bir mülk vesaltanattır. Ve bunun için bütün hamd ve senâ, bütün ululama ve teşekkür ancakve ancak Allah'ın hakkıdır. Zât ve sıfatı bakımından Allah'a mahsustur.
Kur'ân'da beş sûrenin başında "hamd" kelimesizikredilmiştir.
Birinci olarak Fâtiha'da "Hamd âlemlerin Rabb'i olanAllah'a mahsustur."
İkincisi bu sûrede (En'am 6/1) "Hamd, gökleri ve yeriyaratan, karanlıkları ve nuru var eden Allah'a mahsustur."
Üçüncüsü Kehf sûresinde "Hamd, kuluna Kitab indirenAllah'a mahsustur".
Dördüncüsü Sebe sûresinde "Hamd, göklerde ve yerdebulunanların hepsi kendisinin olan Allah'a mahsustur".
Beşincisi Fâtır sûresinde "Hamd, gökleri yaratan,melekleri elçiler yapan Allah'a mahsustur" buyurulmuştur ki hepsiFâtiha'daki "hamd, âlemlerin Rabb'i olan Allah'a mahsustur." hamdiyleâlemlerde ilâhî mülkiyetin çeşitleri ile açıklama ve izahıdır.
Sonra bütün bu nimetlere nankörlük edip küfredenler Oyaratan Rab'larına bu yaratılmışları veya bunlardan bazılarını denk tutuyorlar.Bir kısmı tutuyor eşyanın tabiatına tapıyor bir kısmı tutuyor yıldızlara,güneşe tapıyor. Bir kısmı tutuyor hayır ilâhı, şer ilâhı, Yezdan ve Ehremendiye karanlığa ve nûra tapıyor, bir kısmı tutuyor sıcağa, ateşe tapıyor, birkısmı tutuyor taşlara, topraklara, madenlere ve bunlardan yaptıkları putlaratapıyor, bir kısmı tutuyor bitkilere ve hayvanlara tapıyor, bir kısmı insanlaratapıyor. Bir kısmı tutuyor Firavun ve Nemrud gibi azgın Tağutlara tapıyor. Birkısmı da İsa ve anası veya Me lekler gibi Allah'ın kullarına tapıyorlar. Kibütün bunların yaratıcı Allah'a karşı ne büyük bir küfür, ne kadar birutanmazlık olduğu açıktır. (EHY)
Allah öyle âlemlerin Rabbidir ki maddiyât ve mâneviyâtiylegökleri ve yeri, ve arasındakileri yaratmış, karanlıkları ve nûru yapmıştır.Allah o kadar yücedir ki; kainatın en uzak köşesindeki yıldızla bir tozzerresinin projesi aynıdır.
O, Milyonlarca tür ve milyarlarca canlıya hayat veren,rızklandıran, evrende kusursuz bir denge ve ahenk kuran, ilmin, kudretin verahmetin sahibi Allah'tır. Yaratandır, öldürendir, tekrar diriltecek olandır.Güneşi, ayı, evcil hayvanları, gökten inen tatlı suyu, topraktan fışkıranbaşakları veren hep O'dur. O herşeyin yaratanı, herşeyin sahibidir. Eşi,ortağı, yardımcısı yoktur.
Bu nedenle tek sığınacak limanımız, tek serinleyecekgölgemiz Allah'ındır.
Dualarımız, imanımız, tövbelerimiz, şükürlerimiz vehamd'lerimiz yalnız ve yalnız Alemlerin Rabbi olan Allah'adır.