+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Şirk nedir-şirk çeşitleri nelerdir

 İman Esasları Katagorisinde ve  Allaha Şirk koşmak ve tehlikeli sözler Forumunda Bulunan  Şirk nedir-şirk çeşitleri nelerdir Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Şirk nedir-şirk çeşitleri nelerdir? Şirk kelimesi, ortak koşmak (ortaklık) demek, «tevhîd» kelimesinin zıddıdır. Şerik ise, ortak de*mektir. Çoğulu «Şüreka»'dır. Kur'an-ı Kerîm'de insanlar, tevhide, yani Allah'ı birlemeye davet edilmişler, O'na gerek Zâtında, gerek Sıfat ve Fiillerinde başkalarını şerik, yani ortak kılmaktan, yalnız Allah'a mahsus olan ibâdette başkalarını O'na ortak etmekten şid*detle ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    815
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart Şirk nedir-şirk çeşitleri nelerdir

    Şirk nedir-şirk çeşitleri nelerdir?

    Şirk kelimesi, ortak koşmak (ortaklık) demek, «tevhîd» kelimesinin zıddıdır. Şerik ise, ortak de*mektir. Çoğulu «Şüreka»'dır. Kur'an-ı Kerîm'de insanlar, tevhide, yani Allah'ı birlemeye davet edilmişler, O'na gerek Zâtında, gerek Sıfat ve Fiillerinde başkalarını şerik, yani ortak kılmaktan, yalnız Allah'a mahsus olan ibâdette başkalarını O'na ortak etmekten şid*detle menedilmiştir.

    Bu sebeple Kur'an-ı Kerîm'de; «Şirkin pek büyük bir günâh ve zulüm olduğu»(1) Hak Teâlâ'nın «Kendisine şerik koşulmasını asla affetmiyeceği, bundan başka olan günahları dileyeceği kimseler için affedeceği bildirilmektedir.»(2) Çünkü insan, Allah'ın yer*yüzündeki halîfesi (vekili)'dir. Zira yeryüzündeki herşey onun em*rine ve hizmetine verilmiş, onun idaresine terkedilmiştir.(3) Öyle ise nasıl olur da, kâinatı idare etmek için yaratılan insan, kendisi gibi veya kendi hizmetinde olan şeylerin bazısını ilâh olarak kabul ederek Allah'ı bırakıp, ona ibâdet eder veya onları Allah'a şerik koşar?

    İşte şirk insanı bu şekilde alçaltacağı ve Allah'ın onun için tak*dir ettiği yüksek ve şerefli mevkii idrak ederek O'na ulaşmasına en*gel olacağı içindir ki, günahların en ağın olduğu ve Allahu Teâlâ'*nın, kendisine şirk koşan bu gibi insanları asla affetmiyeceği bil*dirilmiştir.

    Şirkin Nev'ileri :

    Şirkin birçok nev'ileri vardır :

    1- Şirk-i İstiklâlî:

    Şirk nev'ilerinin en açığı; güneş, ay, yıldızlar gibi semavî var*lıklara, tabiat kuvvetlerine, yan veya tam ilâh zannedilen insanla*ra, hülâsa, Allah'tan başka canlı veya cansız varlıklara tapınmak ve onlara ibâdet etmektir. Şirkin bu şekilde; Allah'ı bırakarak; veya bir veya daha çok varlıkları ilâh veya ilâhlar olarak kabul edip on*lara tapınıldığından, bu türlü şirke, «Şirk-i İstiklâli» denmiştir.

    Hayır kaynağı olarak bir «hayır ilâhı», şer kaynağı olarak da bir «şer ilâhı» olduğuna inanan ve bu iki ilâha tapan «Seneviyye ve «Mecûsiler»'in şirki, bu şirke dahildir. «Zerdüşt» dininde olduğu gibi...

    2- Şirk-i Teb'iz :

    «Şirk-i Teb'iz» denilen bu şirk nev'inde ise; Allah'a inanmak*la beraber, O'na başka şeyleri şerik (ortak), koşmak, yâni, ilâh ol*duğuna inanılan diğer varlıklarınıda Yüce Allah gibi ulûhiyet sıfa*tıyla muttasıl olduğuna inanmaktır. Hıristiyanlıkta sonradan uydu*rulup icad edilen «Teslis» akidesi, bu nev'i bir şirktir. Çünkü onlaz Hz. îsa'ya oğul, Hz. Meryem'e Ruhu'l - Kudüs adını vererek Oğul veya Ruhu'l - Kudüs'ün de bizzat Allah gibi kâdir-i mutlak ve âlim-i mutlak olduğunu sanmakta ve böylece Baba, Oğul ve Ruhu'l - Kudüs gibi üç başlı bir ulûhiyete inanmaktadırlar.

    3- Şirk-i Takrîb :

    «Şîrk-i Takrîb», adı verilen üçüncü nev'i şirkte ise; bu âle*min yaratıcısının bir olduğu kabul edilmekle beraber, «O'na yakın*lığı temin etmek ve O'nun katında şefaatçi olmak üzere Allahu Teâlâ'yı bırakarak O'ndan başkasına, yani putlara ve heykellere tapmak, hiçbir fayda veya zarar veremiyecek olan bu cansız ve kıymetsiz eşyaya ibâdet etmektir. «Veseniyye», yani «Putperestlik» denilen bu şekil, en âdi, kötü ve gülünç şirk şekli olması Ve İslâmiyetin zuhuru sırasında bütün dünyada salgın halinde bulunması sebebiyle, Kur'an-ı Kerîm'de en ağır kelimelerle sık sık zikredilmiş ve bu sapık inanç şiddetle yasaklanmıştır.(4)

    — Şirkin diğer bir şekli de; bir kısım insanların kendi ara*larından bazılarını «Rabb» olarak kabul etmeleri, onlara körü kö*rüne inanarak Allah'ın emir ve nehiyleri yerine, onların emrettik*lerini yapmaları, yasak kıldıklarını da yapmamalarıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de, Yahudilerin Hahamlarını (yani kendi din adam*larım), Hıristiyanların da Rahiplerini Allah'dan başka birer Rabb edindikleri, yani emir ve yasaklarını bırakarak, kendi din adamla*rının emir ve yasaklarını tuttukları, halbuki bir tek Allah'a iba*detle emredilmiş oldukları beyan edilmektedir.(5)

    Yukarıda zikredilen bu şirk nev'ileri, şu âyet-i kerimede gayet açık olarak şöylece özetlenmiştir.(6)

    «... Hiçbirimiz Allah'dan başkasına tapmıyalım. O'na hiçbir şerik (ortak) koşmayalım. Allah'ı bırakıp içimizden bir kısmını ken*dimize Rab edinmiyelim.»

    Şirkin en kapalı görülen bir seldi de, yine Kur'an-ı Ke*rîm'de bildirilen, insanın kendi heves ve süflî arzularına körü körü*ne uymasidır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de (7)

    «Kendi heves ve arzularım mâbûd edinen kimseyi gördün mü?..* buyurulmak suretiyle bu gibiler kötülenmişlerdir.

    O halde, açık veya kapalı olan her türlü şirkten dikkatle ka*çınmak lâzımdır. Hakîkî Tevhîd'e ancak bu şekilde ulaşılır.

    Allah'a şirk koşmanın bütün bu nev'ileri, bilhassa putperest*lik, güneş, ay ve yıldızlara ve tabiat kuvvetlerine, iki veya daha çok ilâha tapmak ve hıristiyanların teslis akidesi, Kur'an-ı Kerîm'-de şiddetle reddedilmiş, hakîkî tevhîd inancı bütün beşeriyete telkin edilmiştir. Böylece gerçek itaat ve ibâdetin ancak Allah'a yapıla*cağı, Allah'ın emirlerini terk ederek, başka bir kimsenin emirleri*ne veya süflî arzularına itaat etmenin bir nevi şirk hükmünde ol*duğu, birçok âyetlerde beyan buyurulmuştur.(8)

    (1) Lokman, 13

    (2) Nisa, 48

    (3) Bakara, 29-30

    (4) Bak: En'âm, 71. 136-138, 139; İbrahim, 30; Ankebut, 25; Araf. 191, 132. 195, 197; Hacc, 12. 13. 73; Meryem, 81: Furkan, 3: Sebe', 21; Fatır, 13. 14, 40; İsrâ, 56.

    (5) Tevbe, 31

    (6) Âl-i İmrân, 64

    (7) Furkân, 43

    (8) Ali Arslan Aydın, İslam İnançları, (Tevhid Ve İlm-i Kelam), Gonca Yayınları: 289-291.


+ Cevap Ver

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349