ŞİRK:

Allah’a zatında, sıfatlarında, hükmünde, ulûhiyet, ibadet veya mülkünde ortağı, dengi bulunduğuna inanmak ve bunu benimsemektir. Küfür nasıl imanın zıttı ise, şirk de tamamen Tevhidin zıttıdır.

İTAATTA ŞİRK:

Allah’ın hükmünden başkasını kabul etmek, meşrû görmek veya onun Allah’ın hükmünden üstün yönleri olduğuna inanmaktır. Hüküm ve hakimiyet yalnızca Allah’a has bir haktır. (Hiçbir mahlûkun hükme ehliyeti yoktur. İnsan yalnızca Allah’ın hükümlerini uygulamakla memurdur),

Yusuf Suresi 40. Ayet-i Kerime

Bismillahirrahmanirrahim

'' "Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiç bir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler." ''

Allah’a isyan olan bir ameli helal görecek kadar alim veya şeyhlerine uyanlar (Allah korusun) bu sınıftadırlar.

Tevbe Suresi 31. Ayet-i kerime

Bismillahirrahmanirrahim

“Onlar, hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu İsa Mesih’i, Allah’tan başka rabler edindiler. Hâlbuki onlar, ancak bir olan ve kendisinden başka ilah bulunmayan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah, onların koştukları ortaklardan münezzehtir.”

Bu ayet indikten sonra, Adiy b. Hatim et-Tâî, Hıristiyanların rahip ve hahamlarına ibadet etmediklerini, dolayısıyla bu ayette kastedilenin ne olduğunu Allah Resulüne (S.A.V..) sorunca, Hz. Peygamber (S.A.V.) ona şöyle cevap vermiştir: “Din adamları helali haram, haramı helal yaptılar. Hıristiyanlar da onlara uydular. İşte bu, onlara ibadet etmeleridir.”

Yaratma ve Emir sadece ALLAH ' a mahsustur. Bu gerçeklik Araf Suresi 54. Ayet ile de sabitlenmiştir.

Yarattıkları üzere yegâne tasarruf sahibi olan yalnız Yaratıcıdır. Allah azze ve celle dir. Yarattıklarının yararına olanı en iyi bilen de sadece O’dur. O’ndan başkası hiç bir şey yaratmamıştır.

Allah’tan başkası, yaratılmış olduğundan acizdir, kendinde bile bilmediği sayısız husus vardır. İnsan bunu bile bilmekten âcizken yaratılmışlara uygun ve yararlı olanı nereden bilebilir ki? Bu da gösteriyor ki, insanlar tarafından hayata bir sistem olarak yön vermesi üzere konulan bütün kanun ve düzenler batıldır. Hiçbirisiyle hüküm vermek asla câiz değildir. Hakimiyet ancak Allah’ındır, O’ndan başkasının, katından bir hüküm getirme hakkı asla yoktur. (En maddesel konularda bile insan, dün inkar ettiğini bugün ikrar veya dün ikrar ettiğini bugün inkar ediyorsa bu âciz haliyle -Yaratıcısını ve de O’nun hükümlerini inkar ederek- ortaya koyacağı hayat sistemi elbette batıl olacak ve elbette her şeyi ilmiyle kuşatan hiçbir noksanlığı olmayan yüceler yücesi Allah’ın kanunları yegâne, alternatifsiz doğrular olacaktır).