Kavimleri Müslüman ve kâfir diye ayıran,

İnsanların dünya ve ahirette varacakları sonun belirleyicisidir bu kelime…

Bu kelimedir baba ile oğlu karşı karşıya getiren tarih sayfalarında…

Bu kelimedir Nuh (as)’ı kurtuluş gemisine alıp; ciğerparesini azgın dalgalarda boğmaya mahkûm eden…

Bu kelimedir Lut (as)’ı kurtulanlardan kılıp; karısının başına gökten yağmurlar yağdıran…

Bu kelimedir İbrahim (as)’a; babasına ve kavmine karşı tüm cesaretiyle “siz de babalarınız da sapıklarsınız “ dedirten…

İsrailoğullarını zamanın tağutundan kurtaran, bu kelime üzerinde sabretmeleriydi; kırk yıl çöllerde dolaştıran da bu kelimeye olan ihanetleriydi.

Tüm aristokratların, peygamberlerine eziyet etme sebebiydi.

Kur’an’da peygamberlerin mücadelesini anlatan her ayetin başlangıcını oluşturan bu kelimeydi.

Zamanın en güveniliri iken, Resulullah (sav)’e birden; yalancı, şair, mecnun damgası vurduran da bu kelimeydi.

Arapları zillet ve kölelikten kurtarıp, yeryüzünün efendileri yapan yine bu kelimeydi.

Daha sayacak olursak bu kelimenin önemini anlatan yüzlerce cümle ve delil sayabiliriz. Gerek peygamberler tarihinde olsun gerek de son peygamber Muhammed Mustafa (sav) döneminde olsun, önemi ve çizgileri bu kadar belirgin olan bu kelime, asrımızın en yitik kelimesi halini almıştır. Neredeyse davetçiler bu kelimeyi unutmuş ve davet listelerinden çıkarmışlardır…

Şirkin yaygınlaşıp, en karanlık dönemini yaşadığı bu zamanda, her davetçinin üzerine düşen, bu kelimeyi, bu kelimenin manasını ve şartlarını Kur’an menhecine uygun olarak, apaçık bir şekilde anlatmasıdır. Ta ki bu kelimeye sadık olanlarla, bu kelimeye karşı hain konumunda olanlar belirginleşsinler...

Allah (cc)’a hamd olsun ki yaşadığımız topraklarda bu kelimeyi anlayan, yaşamaya çalışan bir nesil yetişiyor. Bazı kardeşlerim bu kelimeyi ders yapacakları zaman, konuyu, ders yapılabilecek bir şekilde anlatan bir eserin yokluğundan sürekli yakınıyorlardı. Biz de hem İslam ümmetine tevhid davetinde katkımız olsun, hem de bu kardeşlerimize davet yolunda bir yardımımız dokunsun diye yüce Allah’tan yardım dileyerek bu risaleyi yazmaya karar verdik. Konu başlıkları altında konuya dair ayet ve hadislerin Arapçasını vermeye çalıştık. Ta ki ezberlemek isteyenler için kolaylık olsun. Ne çok geniş açıklama ne de çok özet olmamasına dikkat ettip, konuları orta seviye denilebilecek şekilde açıklamya çalıştık.

“Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na dayandım ve yalnız O’na döneceğim.” (Araf 88)