İslamda Muhabbet, Allah Rzası İçin Ziyaretleşmek

Peygamber SAS Efendimiz'in bir hadis-i şerifi var. O cümleye, o gruba, o hadis-i şerifin manası içerisine girer faaliyetlerimiz... Peygamber Efendimiz'den hadis-i kudsî olarak rivâyet edilmiş. Allah-u Teàlâ Hazretleri buyurur ki:miz

(Hakkat muhabbetî lil-mütezâvirîne fiyye) "Benim rızam için birbirlerini ziyaret edenlere benim muhabbetim vacib olur, hak olur." diye buyuruyor. Yâni Allah'ın kulu sevmesi, razı olması hak olur.
Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi de sevgisine, rızasına vâsıl eylesin... Müslümanlar arasındaki muhabbetleri, dostlukları, ziyaretleri yardımlaşmaları, samîmî ilişkileri kuvvetlendirsin...
Çünkü müslümanlar dünyanın her yerine yayılmışlar, mâşâallah; Amerika'da da bunu görüyoruz. Avrupa'da ben şaşırdım, hiç ummadığım kasabalarda kapalı, başörtülü, müslüman kardeşler gördüm. Camiler açılmış, en ummadığım uzaktaki kasabalara dahi yayılmışlar. Artık Almanya'da Türkler'i, müslümanları, camileri, ezanı bilmeyen, duymayan, tanımayan ahali kalmamıştır. Amerika'da da öyle, elhamdü lillâh... Her yerde İslâm yayılıyor.

Amerika'da ayrıca çok güzel şeyler gördüm; hürriyet havası var, herkes serbest. Çeşitli medeniyetlere mensub, anlayışlara mensub insanların bir arada huzurla yaşamasını esas almış bir toplum. Kendi tabirleriyle multicultural diyorlar. Çeşitli, değişik kültürlere mensub insanların huzur içinde, birbirlerine tecavüz etmeden, baskı yapmadan yaşamasını esas almışlar. Devletlerinin varlığı ve bekàsı buna bağlı olduğundan buna çok önem veriyorlar. Birisi ötekisini inancından dolayı kınasa, baskı yapsa, polis gelip onu sorgulamağa hak kazanıyor. O bakımdan kimse kimseyi inancından dolayı, kılığından, kıyafetinden, başörtüsünden dolayı kınamıyor, güzel bir şey... İmrendim.
Paralarına (In God we trust) "Biz Allah'a tevekkül ederiz." diye yazmış olmaları, başka paralarda görülmeyen güzel bir şey... Yâni inançlarını herkesin elinde dolaşan paraya aksettirmiş oluyorlar. İnançlarının şekillerini, işaretlerini paralarına işlemiş oluyorlar.
Bunlar tabii güzel şeyler. İnsan burada bu duygularla, medeniyetin, karşılıklı insanların birbirlerine, inançlarına sevgi, saygı duymasının, ilgi duymasının, birbirlerine nezaket ve zerafet dairesi içinde bakmasının güzelliğini görebiliyor. İnşaallah bizdeki aşırılıklar, sivrilikler de bertaraf olur da; o güzel, engin İslâm'ın, güzel, engin, tatlı kardeşlik havası hakim olur. Kimse kimseye yan bakıp, kaş çatıp, baskı yapmağa kalkışmaz.

İslâm'da muhabbet çok önemli. Müslümanın müslümanı sevmesi fevkalâde önemli. Candan bir muhabbet ile, müslümanların birbirlerini kardeş olarak görüp, yardımlaşması lâzım! Birbirlerini sevmeleri gerekiyor, ihtiyaçlarına, yardımlarına koşmaları gerekiyor. Bu bakımdan, açtığımız sayfada mevcut olan bazı hadisleri hemen, bu kadar girişten sonra okumaya geçebilirim.
Yalnız burada dış görünüm olarak hoşuma giden bir başka şey; son bahar yaklaştı tabii, hava güneşli gidiyor ama artık bu sabah bir hayli serindi. Hattâ öğleye kadar, gezdiğim yerlerde pardüsüyle bile, güneşe rağmen serinliği hissettim. Burda çok güzel bir şey oluyor; yaprakların kimisi sararıyor, kimisi de çok güzel kırmızı, mor, canlı renklerle pastel renkler rengârenk oluyor. Yâni ormanlık, ağaçlık kısma baktığınız zaman, bir renk cümbüşüyle karşılaşmak, gerçekten sıcak bir görünüm veriyor, çok güzel...
Kaldığımız evin önü, sağı, solu çayır, çimen... Yâni aslında sekiz tane dairenin bir arada olduğu bir blokta yaşıyoruz ama, son derece güzel, ferah yapılmış evler... Üç tarafı çayırlık ve çayırlar yemyeşil, insan imreniyor. Üzerinde sincaplar ve tavşanlar koşuşuyor. Yâni her an tavşanları görmek mümkün.

Bu gün de sabahleyin arabaya bindik, ana caddede gidiyoruz. Ah elimizde bir tele-objektif veyahut bir video kamera olsaydı. Çok güzel bir olay... Vasıtalar yokuş aşağı, birbiri arkasına dizilmiş akarken; yolun üstünde bir taraftan öbür tarafa uzanan kalın tellerin üzerinde elektirikli, kırmızı, yeşil, sarı yanan sinyallerin üzerinde, baktık sincabın birisi caddeyi üstten geçiyor. Yâni üst geçit, yaya geçidi gibi kullanıyor. Çok hoş bir manzaraydı.
Burda hayvanlara da bir müsamaha var. Yâni hemen, "Tavşan var, yakala, vur, kes, öldür!.. Sincap var, yakala, kovala, taşla!" demiyorlar, böyle bir şey yok... Hayvanlara da bir hayat hakkı tanımışlar. O da güzel, o sevgi, o muhabbet de güzel bir şey, aziz ve sevgili kardeşlerim!..