Gönüller Allah'ın Elindedir

Şimdi dört hadis-i şerif olduğuna göre, bir hadis-i şerif daha okuyarak sohbetimizi kapatalım. Aynı sayfada bildiğiniz bir hadis-i şerif. Sonunda dua olduğu için biz de o duayı okuyarak sohbetimizi kapatırız. Peygamber SAS buyuruyor ki:

RE. 127/7 (İnne kulûbe benî âdeme küllehâ beyne isbaîne min esâbiir-rahmân, kekalbi vâhidin yasrifuhû haysü yeşâ'; allàhümme müsarrifel-kulûb, sarrif kulûbenâ alâ tâatik!) Ahmed ibn-i Hanbel'de, Müslim'de, Dâre Kutnî'de Abdullah ibn-i Amr ibnül-Âs RA'dan rivayet edilmiş olan bir hadis-i şerif. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
(İnne kulûbe benî âdeme küllehâ beyne isbaîne min esâbiir-rahmân) "Bütün insanların hepsinin iç âlemleri, vicdanları, gönülleri, kalbleri Allah'ın iki parmağı arasındadır. Rahmân'ın parmaklarından ikisi arasındadır. (Kekalbi vâhidin) Bir kişinin kalbi gibidir." Yâni bunları yönetmek, kişilerin çokluğu Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne asla zor gelmez. "Bütün insanların kalbleri onun parmaklarından iki parmağının arasındadır, (yasrifuhû haysü yeşâ') gönlü nereye isterse o tarafa döndürür. O tarafa çevirir." Yâni sevdirir, ısındırır, birleştirir, insanlar arasında sevgiler meydana getirir.
Yâni gönüllere hâkim olan Allah'tır. Gönülleri sevkediyor, bir istikàmete, bir fikre, bir fikir etrafında toplanmaya sevkediyor. Kàdirdir. Bir kısım insanlar Peygamber SAS Efendimiz'e azılı düşmanlar idiler. Ondan sonra hepsi müslüman oldular ve İslâm için cihadlar eylediler, nice ülkeler fetheylediler, İslâm yolunda şehid oldular.

Kalbdeki bu değişiklik, yâni insanların kafasındaki, aklındaki, gönlündeki bu değiklik nerdendir?.. Allah'tandır. Onun için, Peygamber Efendimiz bunu beyan ettikten sonra buyuruyor ki:
(Allàhümme müsarrifel-kulûb) "Ey Allah'ım! Ey kalpleri istediği istikàmete çeviren Rabb'im! (Sarrif kulûbenâ alâ tâatik!) Bizim kalplerimizi, bizlerin kalplerini sana ibadet ve taat yönüne çevir. Gönüllerimizi sana ibadet, güzel kulluk yapmak tarafına doğru yönelt! Biz onları sevelim, o yola kayalım, o tarafı sevelim, o yolda çalşalım!" diye gönlünün hayırları, iyilikleri sevmesini, o tarafa meyletmesini Allah'tan istemiş hadis-i şerifin sonunda...
Tabii aziz ve muhterem kardeşlerim, şimdi ülkemizde gönüllerin birlik ve beraberliği, hayra meyletmesi, hayrı işlemesi çok önem kesbediyor. Mühim bir ülkeyiz, büyük bir ülkeyiz. İnsanlarımızın arasında çeşit çeşit sıkıntılar, fitneler, fesatlar var... Ayrıcalıklar, ayırımlar, tefrikalar var, tehlikeler var... Tabii biz de bu hadis-i şeriften görüyoruz ki, Allah-u Teàlâ Hazretleri kàdirdir, her şeyi dilediği gibi yapmaya gücü yeter. Peygamber SAS Efendimiz'in burada da belirttiği gibi, Allah-u Teàlâ Hazretleri gönüllerimizi hayra, ibadete, imana, ihlâsa, güzel şeylere döndürsün...
Güzel şeyleri yapmayı ülkü edinelim kendimize, onları sevelim! Hayatımızı boş şeylerle geçirmekten kendimizi çekelim, kurtaralım! Allah yoluna dönelim, Allah'ın dinine hizmet edelim!.. Cenneti kazanacak işler yapalım! İnsanlara mutluluk götürecek, hayır götürecek işler yapalım!..
............
Bir yazar bana kitabını hediye etmiş. Ben bugün onu yanıma aldım, beş-on sayfasını okudum. Çok hoşuma gitti, yazarı tebrik ederim. Kitabı bitirdikten sonra da belki sizlere anlatacağım. Tam okuduktan sonra, şimdi biraz erken diye söylemiyorum.
Yirmibirinci Yüzyıl'a hazırlanmalıyız. Biz müslümanlar, Türkiye'nin mü'minleri, memleketini seven, İslâm'ı seven, tarihe bağlı, hayır yapmak isteyen, Allah'ın rızasından başka arzusu olmayan insanlar, çağın gerisinde kalmamalıyız!..
Şimdi Almanya'dan sesleniyorum. Almanya'yı gören, buradaki çalışmaları gören bir insan olarak sesleniyorum. Bir cami yeri alalım diye, bir mülkü görmeye gittik. Bu ısıtma-soğutma tesisatı yapan bir firma... Yâni evine veya iş yerine, "Bana bir ısıtma tesisatı yapıver!" diyorsun. Kalın kalın boruları, münâsip yerlere döşüyor; nihayet oranın ısıtılmasını veya yazın sıcakta soğutulmasını veya havalandırılmasını sağlayacak. Böyle bir firma, dört katlı binası var. Biz orayı alıp da cami yapmak istiyoruz. Dua buyurun da, inşaallah hayırlısıyla nasib olursa çok sevineceğim. İnşaallah olur veya daha hayırlı bir yer nasib olur. Ama çok güzel bir yer, geniş bir yer...
Biz alıcı olduğumuz için, orada bizi gezdirdiler. Binanın dört katını da gezdik. Her odada iki tane bilgisayar vardı en aşağı. Her katta kaç tane bölme, kaç tane oda ve her odada iki tane bilgisayar... Yâni basit bir havalandırma, ısıtma, soğutma firması Yirmibirinci Yüzyıl'a yakışacak tarzda bu kadar cihazlarla donatılmış, bu kadar ciddi çalışırsa, bizim ne yapmamız lâzım Türkiye'yi kurtarmak için?.. Çok daha fazla çalışmamız lâzım!..

Ordan onu çıkarttım ve size çok candan, kalbimin derinliklerinden, bazı duyguları acı acı hissederek, ülkemizdeki acı olayları ve acı durumları düşünerek anlatıyorum. Mü'min kardeşlerim, ihlâslı kardeşlerim, Yirminci Yüzyıl'ı bırakın, Yirminci Yüzyıl eskidi, sonuna geldik; Yirmibirinci Yüzyıl'a hazırlanın!.. Her şeyinizi Yirmibirinci Yüzyıl'a göre yapın! Yirmibirinci Yüzyıl'ın hizmetlileri olarak kendinizi yetiştirmeye çalışın!..
Allah-u Teàlâ Hazretleri sizin kalplerinizi, bizim kalplerimizi rızası yoluna çevirsin... Allah hepinizden razı olsun... Allah iki cihanda cümlenizi aziz ve bahtiyar eylesin...
Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü