+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası

 ALLAH (c.c) Katagorisinde ve  Allah(cc) ile ilgili yazılar. Forumunda Bulunan  Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası Gelelim bu hususu teyid eden Hazret-i Aişe Anamız RA'dan rivâyet edilmiş bir diğer hadis-i şerife: 409/10 (Men iltemese rıdallàhi bisehatın-nâsi radiyallàhu anhü ve erda anhün-nâs, ve men iltemese rıdan-nâsi bisehatillah sehatallàhu aleyhi ve eshata aleyhin-nâs.) Hatırda mutlaka kalması gereken bir diğer hadis-i şerif bu... Peygamber ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.422
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası

    Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası

    Gelelim bu hususu teyid eden Hazret-i Aişe Anamız RA'dan rivâyet edilmiş bir diğer hadis-i şerife:
    409/10 (Men iltemese rıdallàhi bisehatın-nâsi radiyallàhu anhü ve erda anhün-nâs, ve men iltemese rıdan-nâsi bisehatillah sehatallàhu aleyhi ve eshata aleyhin-nâs.) Hatırda mutlaka kalması gereken bir diğer hadis-i şerif bu... Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
    "Kim Allah'ın rızâsını, Hoşnutluğunu, kazanmayı ümit ederse, niyet ederse; (bisehatin-nâs) insanlar kızsa bile, insanlar hoşlanmasa bile; yaptığı iş insanları kızdıracak bir şey bile olsa, Allah'ın rızâsını kazanmayı tercih ederse..." Allah'ın sevdiği râzı olduğu, sevaplı güzel bir iş, ama çevresindekiler memnun olmayacak... Olsun... İnsanları kızdırmak pahasına bile olsa, Allah'ın rızâsını arayan, onu isteyen, ona niyet eden bir kimse ne olur?.. (radıyallàhu anhu) "Allah ondan râzı olur." Neden?.. Allah'ın rızâsını istiyordu. Benim rızâmı istiyor diye, Allah ondan râzı olur.
    Başka?.. (ve erda anhun-nâs) "Allah insanları da ondan râzı hâle getirir, insanlara da onu sevdirir, insanlar onu severler." Halbuki bu insanların hoşnutluğunu düşünmemişti, hattâ insanları kızdıracak bir şey bile yapmıştı; ama insanlar yine onu sever. Neden?.. Gönülleri yönlendiren Allah'tır. Allah insanlara onu sevdirir. Kızdıracak iş yaptı ama, Allah'ın rızâsını kazanmak için yaptı.
    Diyelim ki, bir toplantıda doğru sözü söyledi. Adam doğruyu söyleyince dokuz köyden kovacaklar, insanlar sevmeyecek ama, doğruyu söyledi. Bunu Allah sevsin, Allah râzı olsun diye, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yaptı. Tamam, Allah onu sever, Allah ondan râzı olur; bir...
    --İnsanlar kızabilirdi...
    Hayır! Allah insanların gönlüne sahip olur, hâkim olur. İnsanları da ondan hoşnut ve râzı eder. Evet, ilk başta biraz kızarlar ama, sonra; "Yâ bu adam doğru söylüyor, dürüst adam, dobra dobra hakîkati söyledi. Evet biz hoşlanmadık ama, adam haklı..." derler, severler. "Bu adam dürüst, bu adam itimâta şâyan, bu adam iyi adam!" derler. Bak, Allah sevdirir.
    Demek ki insanları kızdırmak pahasına bile olsa, Allah'ın rızâsını kazanmak isteyen insandan Allah râzı olur. İnsanları da, o doğruyu söyleyen, doğru işi yapan, iyi işi yapan, Allah'ın rızâsını kazanmak için davranan insandan râzı eder, onu sevdirir.
    Bunun aksi:
    (Ve men iltemese rıdan-nâsi bisehatillah) Allah'ın kızması pahasına, insanları hoşnut etmek isteyen insanlar da olabilir. Meselâ ne olur?.. Kalkar bir fıkra anlatır, bir komiklik yapayım der. Bunu neden yapıyor? İnsanları güldürmek için, hoşnut etmek için, insanların gözüne girmek için... Tamam, ama yaptığı şey günah, söylediği söz günah; Allah'ı kızdıracak bir şey, Allah'ın sevmeyeceği, râzı olmayacağı bir şey... İnsanların hoşnutluğunu, rızasını kazanmak için, kalbini kazanmak için Allah'ı kızdıracak işi yapanlar ne olur?.. (sehatallàhu aleyh) "Allah'ın gazabına mâruz olurlar. Bir kere Allah onlara kızar ve yaptığı rızâsına aykırı işten dolayı onu cezâlandırır. (ve eshate aleyhin-nas) İnsanları da ona kızdırtır."
    Üç beş kişiyi güldürecek, hoşnut ed************************************************ ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** ************************************************** **************

    onların sevgisini, hoşnutluğunu kazanmak için, alkışını kazanmak için, veyahut oy kazanmak için, kendisinden hoşnut olan insanların adedini arttırmak için, sözü eğip bükmeğe lüzum yok!.. Doğruyu söylemek lâzım, hakkı söylemek lâzım, hakkı tutmak lâzım!.. "İnsanlar severse sevsin, sevmezse sevmesin; kızarsa kıssın, kızmazsa kızmasın; o bana âit değil! Benim vazifem hakkı söylemek, doğruyu söylemek, güzeli söylemek, haktan yana olmaktır, doğrudan yana olmaktır." diyecek, öyle hareket edecek!.. Bu çok önemli bir kanun...
    Türkiye'nin %99'u müslüman biliyoruz, ama ben diyar-ı gurbette Türkiye'deki olayları tâkib ediyorum. İnsanda vatan hasreti daha cûşa geliyor, "Türkiye'de ne oluyor, ne bitiyor" diye, dışarıdan televizyonları, radyoları, gazeteleri dikkatle tâkib etmeğe çalışıyorum. Çok ahlâksızca işler oluyor, çok edepsizce işler oluyor, çok yanlış hareketler oluyor. Bu böyle gün gibi âşikâr, halkın gözü önünde, halkın sahnesinde herkes oynuyor, görüyoruz. Yapılan işleri görüyoruz, söylenen sözleri duyuyoruz, kimin hangi dalavereleri çevirdiğini görüyoruz. Bu ülkenin %99'u müslüman, kimse de kalkıp, "Ben kâfirim, ben Allah'ı inkâr ediyorum!" demiyor; veya diyecek olan kimseler yok denecek kadar az, diyemiyorlar. Oyalan yanlış işleri yapanları da biliyoruz, aslında kâfir değil ama, bu yetmiyor.
    Bu hadis-i şerif önemli bir kural, Müslümanların bunu öğrenmesi lâzım!.. Allah'ın rızâsını kazanmağa çalışmalı; insanlar isterse memnun olsun, isterse hoşlanmasın... Doğruyu söylemeli, doğruyu işlemeli. İnsanların hoşnut edeceğim diye de Allah'ın rızâsına aykırı, yanlış yollara sapmamalı, yanlış işleri yapmağa girişmemeli!..

    Bu çok önemli bir kural! Onun için biz tasavvuf yolunda kardeşlerimize öğretmeye çalışıyoruz. Diyoruz ki:
    "--Her işinizi Allah rızâsı için yapın, 'İlâhî ente maksdî ve rıdàke matlûbî' deyin; 'Yâ Rabbî, benim maksûdum sensin! Ben seni seviyorum, senin rızânı kazanmağa çalışıyorum, her yaptığım iş senin rızân için!' deyin, ve öyle hareket edin! Bu sözü söyleyin ve bu sözün eri olmağa çalışın!" diyoruz.
    Öyle dalkavukluğa, yalan yanlış işlere, kimse kaymamalı! Hele müslümansa Allah'ın azabından, gazabından korkmalı, yanlış işlere girişmemeli!..
    Aziz ve sevgili kardeşlerim, bu çok önemli bir kaide... Aksi takdirde, aksine hareket edersek, günah işlemiş oluruz. Günah işleyince de ruhu, kalbi, işi, gücü, maddesi, mânâsı mahvoluyor. Bir önceki hadis-i şerifte onu anlatmıştım; hem kalbi kararıyor, hem içinde kötü huylar doğuyor... Hem ibadete tembellik olduğundan, hayırları, sevapları işlemekte geri kalıyor; hem da geçimi daralıyor, maaşı azalıyor, kesesi boşalıyor, bereketsizlik oluyor. Onun için, her şeyi Allah'ın rızâsına uygun yapmağa çalışmalı!
    Bu sözlerime bir iki hadis-i şerif ekleyerek, bu konuyu bunlar da tamamlayacağı için, bunlarla bitirmek istiyorum.

    d. Haram Lokma

    İbn-i Mesud RA'den rivâyet edilmiş, bir hadis-i şerif okumak istiyorum:
    409/4 (Men ekele lokmaten min harâmi lem tukbel lehû salâtü erbaîne leyleh, ve lem tüsteceb lehû da'vetü erbaîne sabâhan ve küllü lahmün yunbitühül-harâmu fen-nâru evlâ bihî, ve innel-lokmatel-vâhidete minel-harâmi letunbitül-lahm)
    Bu çok önemli bir hadis-i şerif... Hadis-i şerflerin hepsi önemli de, bazı hadis-i şerifler bize hayatımızda ışık tutacak çok önemli ana kuralları öğretiyor. O bakımdan ana kural öğreten hadis-i şerif demek istiyorum. Bu hadis-i şerifi onun için yine can kulağıyla dinleyin, hattâ elinizde kalem olsun, bu söylediklerimi not alın! Çünkü bunlar ilâhî kanunlar... Ben sizin günaha girmemenizi, dünyada, ahirette mutlu olmanızı istediğim için, onları gösterecek hadis-i şerifleri özellikle seçmeğe çalışıyorum.
    (Men ekele lokmaten min harâmi) Haram kazanıyor, kazandıktan sonra da onunla yiyor, içiyor, geziyor, tozuyor. "Bir adam haramdan bir lokma yerse..." Ne olur?.. (min erbai'ne leyleten) "Kırk gece namazı kabul olmaz; (ve lem tüsteceb lehu da'vetu erbai'ne sabahan) ve kırk sabah duası kabul olmaz." Gece gündüz ibadeti, duası kabul olmuyor. Neden? Bir lokma haram yedi diye...
    Aziz ve sevgili kardeşlerim, bu çok önemli. Bir lokma haram yedi, kırk gece namazı kabul olmuyor, kırk sabah duası kabul olmuyor. Dua ediyor, Allah duaları kabul edici ama, kabul olmuyor. Neden? Haram yediği için...

    (Ve küllü lahmu yunbituhul-haram) "Haram yedikten sonra hâsıl olan her et ki, yediği haram lokmadan hâsıl olmuştur, meydana gelmiştir. (fen-naru evlâ bihî) Haramdan oluşan bir ete, cehennem ateşi daha lâyık olur; yâni mutlaka cehennemde yanar." Haram yeyip de vücudunda haram lokmadan et hâsıl olan kimsenin, o eti mutlaka cehennemde yanar, cehenneme daha lâyıktır.
    (Ve innel-lokmatel-vâhidete minel-haram) "Şu da bilinsin ki, haramdan bir lokma bile yese..."
    --Canım bu azdır, bunun ne kadarı vücuda geçiyor, ne kadarı sindiriliyor, ne kadarı dışarıya atılıyor; yâni bundan ne olacak, ne kadarcık et hâsıl olacak, kaç tane hücre hasıl olacak?..
    Hayır! (Ve innel-lokmatel-vâhidete minel-haram) "Haramdan bir lokma bile (letunbitul-lahm) bir et meydana getirir, et hâsıl eder, haramdan bir parça hâsıl olur." Haramdan bir parça hâsıl olduğuna göre o da cehennemde yanacağına göre, cehenneme lâyık olduğuna göre, kişi cehenneme atılacak demektir.

    O halde sevgili kardeşlerim, aman tarikatın, tasavvufun, İslâm'ın îmanın, ihlâsın, ihsânın temeli olan helâl lokma yemeğe çok dikkat edin. Kazancınız helâl olsun, elinizin emeği olsun veya meşrû yoldan kazanılmış olsun, yaptığınız işi hakkıyla yapın, aldığınız parayı hak edin. Harama dönmeyin, harama göz dikmeyin, harama el uzatmayın, haramdan gelecek kazancı kabul etmeyin, haram lokma yemeyin, size bulaşmasın diye haramı gözleyin. Haramdan sakının.
    Hani çok salgın, çok bulaşıcı hastalıklar oluyor. İnsan o hastalığın mikrobunu aldığı zaman ölüyor, halbuki bir şey yoktu. Mesela Mekke-i Mükerreme'de bir talebe kardeşimiz vardı, bir sebeple hastaneye düştü, kanını değiştirdiler. Kanını değiştirirken hastalıklı bir kan vermişler, kardeşimiz öldü, Allah rahmet eylesin... Halbuki öldürücü hastalığı yoktu, yeni aldığı kandaki öldürücü hastalık dolayısıyla öldü. Böyle öldürücü hastalıkları duyanlar oraya yaklaşmıyor, kaçıyorlar.

    Bir cildiye, deri hastalıkları mütehassısı kardeşimiz anlatıyor. Antalya'da kendisine bir hasta gelmiş, öteki doktorlar bilememişler, nâdir görülen bir hastalık.
    "--Nedir bu?.. Nedir bu?.."
    Bizim arkadaş iyi, mesleğinde mâhir; bizim kardeşlerimiz hep böyle mesleklerinde elhamdü lillah ileri oluyorlar. Öteki doktorlara:
    "--Kardeşim, bu cüzzam hastalığı..." demiş.
    "--Hiii, cüzzam mı?!.."
    Herkes bir tarafa dağılmış. Yâni cüzzam çok kötü bir hastalık olduğundan, korkunç bir hastalık olduğundan, herkes bir tarafa kaçmış. Bizim kardeşimiz hastayla meşgul olmuş.
    Ne yapalım? Doktorluk bir kere şerefli bir meslektir, hastaları doktorlar tedâvi etmese, tabipler tedâvi etmese kim tedâvi edecek? O kaçmamış "Allah'ın kaderidir, Allah korur." diye tedâvisi neyse onu yapmış. Ama ötekiler kaçmışlar. Demek ki günahtan nasıl kaçacağız? Cüzzamdan kaçar gibi kaçacağız, aslandan kaçar gibi kaçacağız, öldürücü mikroptan kaçar gibi kaçacağız, düşmandan kaçar gibi kaçacağız. Haram lokma gerçekten düşman.
    Bu konuyu tamamlayan bir hadis-i şerif daha söyleyerek bu cuma sohbetimi bitirmek istiyorum. Demek ki aşağı yukarı günah işlememek, haram lokma yememek, Allah'ın rızâsını kazanmağa çalışmak, insanlara "Onların gönlünü alacağım, hoşnutluğunu kazanacağım." diye dalkavukluk etmemek, helâl lokma yemekle ilgili hadis-i şeriflerle bir bütünlük gösterdi konuşmamız... Sonuncu hadis-i şerifle bugünkü sohbetimizi tamamlayalım:

  2. #2
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.422
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası

    Allah rızasının karşılığı âhiret mükafatıdır

    Şu bilinmelidir ki Allah-u Teâlâ’nın insanın ibadetine, tââtına asla ihtiyacı yoktur. Hâşâ Rabbül-Âlemin onlarla ne büyük, ne de küçük olur. Yapılan bütün amellerde tek maksud Allah’ın rızasıdır. Eğer Allah rızasını tahsil etmek nasip olursa, Rabbül-Âlemin onu ebedül ebed maksuduna erdirir, ebedi saadet ihsan eder. Ve nihayet ebedi olarak Cemalullah’a kavuşturur.

    Bu Nakşîbendi yolunda olanların tamamı Maksud-i Bizzat içindir. Peygamber (sav) şeriatı içindir.
    Nakşîbendi Tarikatında ve diğer tarikatlarda tek gaye, Allah ve Resûlünün sözünden çıkmamak, Peygamberin (sav) şeriatına tam ittiba ederek Allah’ın rızasını kazanmaktır.

    Şu husus bilinmelidir ki, maksud tarikat değil, maksud Allah’ın Zatı, Allah’ın dostluğudur.

    Bütün düşünce Allah ve Resûlü’nün emirlerine uyarak maksudunu Allah’ın Zatı yapmaktır. Bu da ancak Allah’ın emirlerine uymakla olur. Allah’ın emirlerinden asla çıkmamaya gayret edilmelidir. Çünkü tek gaye, maksud odur.

    Bunların elde etmenin tek yolu kendini çok muhafaza ederek Allah’ın emrine muhalefette bulunmamak, kendinden günah sudur etmemesine dikkat etmektir. İnsanın Allah yolundan, hakikat yolundan çıkmaması lâzımdır.

    İşte bunlara titizlikle riayet edilirse Allah rızası o zaman meydana gelir. Rabbül-Âlemin o zaman insandan razı olur. Allah rızası elde edilince insanın bütün işleri hallolmuş olur.

    Bütün gayeler, tarikat ve diğer çalışmalardaki bütün gayeler yalnız ve yalnız Allah rızası içindir. Maksudi Bizzat içindir. Maksud Allah’ın Zatı ve talep onun rızasıdır.

    Allah rızası, ancak emirlerine tam itaat etmekle, muhalefet etmemekle, nasıl emretmişse harfiyen tatbik etmekle kazanılır. Ve o kazanıldıktan sonra insanda hiçbir noksanlık kalmaz.

    Nasıl kalır ki Allah (c.c) ona dost, o da Allah’a (c.c) dost olmuş olur.

    Menzil, Allah’ın rızasına giden yolun adıdır. Bu yola giren istese de, istemese de Allah’a imanlı olarak teslim edilir. Menzil, varılacak olan yer ve hedeftir. Ebedi saadetin ilk durağı Menzil köyüdür.

    Bir önceki yazımız olan Rabıta ile ilgili edepler başlıklı makalemizde Allah sevgisi, Allahı zikretmek ve feraset hakkında bilgiler verilmektedir.

  3. #3
    Administrator Karani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Yer
    Erzincan, Turkey
    Mesajlar
    13.483
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası

    Allah (cc) Razı olsun.

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Allah Rızası İçin İş Yapmak
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02-05-2015, 01:41 AM
  2. ALLAH rızası için yapılmamışsa
    By £laf in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02-24-2014, 03:27 AM
  3. Allah Rızası için Bir bakın
    By ceykiii in forum Fıkıh
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-21-2013, 08:28 PM
  4. Her Şeyden Önce Allah (c.c) Rızası
    By Karani in forum Doğru İslam Bilgileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-30-2012, 09:06 PM
  5. ''Allah'ın Rızası'
    By Ruhul-kudus in forum Kuran Fihristi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-13-2010, 02:30 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379