Kırdım zincirlerimi, yıktım duvarlarımı

Öyle bir yol ki.. Ne ten,ne can,ne yar,ne yaren..!!!

Sen gelip gönül mülküne şah oluyorsun, bir bir tükeniyor yollar. Kayboluyor gam ve mihnet deryası…
Parlıyor ayna.. .Can evinde hüma kuşu… Harabe içinde define.. .Ben ne yaptım da geldi bu saadet.. .
Mansur gibi dara mı çekildim. Ne yaptım da şad ettin gönül hanemi… Bilirim ki rahmetindir bu…
Sen olmasan ne yol biter ne feryadım.
Ne tedbirim kâr eder ne cehdim.
Meğer ki, hep sendeymişim, seninleymişim. Ne yol varmış ne yolcu… Hasretin vuslat, uzağın yakın imiş.
Bunu da sen bildirdin. Şimdi şahbaz olup devran etmenin vaktidir gökleri… Şimdi selâmlamanın vaktidir melekleri…
Tur dağında Musa, gökyüzünde İsa olmanın demi…
Kapı açıldı, suret belirdi. Bitti kavga, bitti tuzak…
Ne daneler var yolda ne avcı kuşları…
Sen ki vefa bağının gülüydün, cefa senden uzak… Ben derdim, sen dermanım, sen ikrarımsın benim.
Saf tutmuş selvinin secdesi sana. Bütün yollar sana doğrudur sana…
Şimdi ulu divânında yine rahmet, lütfet ki bağışlansın suçum, uzun yoldan geliyorum ama ellerim boş.
Sâdece hasretimi sunabiliyorum sana bir de aczimi…
Kabul buyurur musun?