+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Yine Allah korkusu

 ALLAH (c.c) Katagorisinde ve  Allah(cc) ile ilgili yazılar. Forumunda Bulunan  Yine Allah korkusu Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Büyük ahlâk ve fıkıh âlimi Ebü'l - Leys es- Semerkandî (rahimehuffahu) şöyle der: Allah'ın yedinci kat semada birtakım melekleri var ki, yaratıldıkları andan beri secdededirler. Böğürleri Allah korkusu ile devamlı titrer haldedir. Kıyamet günü başlarını secdeden kaldırarak «Ey noksanlıkların her türlüsünden berî olan Allah'ımız! Sana lâyık olduğun derecede ibadet edebilmiş ...

  1. #1
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.422
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart Yine Allah korkusu

    Büyük ahlâk ve fıkıh âlimi Ebü'l - Leys es- Semerkandî (rahimehuffahu) şöyle der:


    Allah'ın yedinci kat semada birtakım melekleri var ki, yaratıldıkları andan beri secdededirler. Böğürleri Allah korkusu ile devamlı titrer haldedir. Kıyamet günü başlarını secdeden kaldırarak «Ey noksanlıkların her türlüsünden berî olan Allah'ımız! Sana lâyık olduğun derecede ibadet edebilmiş değiliz» diyeceklerdir.


    Kur'ân-ı Kerim'in şu âyeti, onların bu hâllerine işaret eder;


    «— Üstlerindeki Rabb'lerinden korkarlar ve emrolunduklarını yaparlar (göz açıp kapayana kadar bile Allah'ın emrini kırmazlar)» (6).


    Peygamberimiz (S.A.S) şöyle buyurur:


    «— Kulun vücuda, Allah korkusu ile ürperdiği zaman, yaprakları dökülen ağaç gibi günahlarından sıyrılır.»


    — HİKÂYE-


    Adamın biri bir kadına tutulur. Günün birinde kadın bir iş için yolculuğa çıkar. Adam de peşine takılır. Kafilenin mola verdiği bir sırada yol arkadaşlarının uykuya dalmalarını fırsat bilerek kadınla başbaşa kalmayı başaran âşık ona sırrını açar, Kadın adama «bak bakalım herkes uyuyor mu» der. Bu sözü, karşı tarafın arzusuna ram olmak üzere olduğu şeklinde yorumlayarak sevince kapılan âşık derhal yerinden fırlayarak kafilenin etrafında bir tur atar. Her-kesin mışıl mışıl uyuduğunu görür. Kadının yanına dönerek «evet, herkes uyuyor» der. Bunun üzerine kadın adama «acaba Allah hakkında ne der-sin, o da mı uyuyor» diye sorar. Adam «Allah uyumaz. O'nu hiç bir zaman ne uyku ve ne de uyuklama hali yakalamaz» diye karşılık verir. O zaman kadın der ki, «insanlar bizi görmüyorsa da şu anda uykuda olmayan ve hiç bir zaman uyumayan Allah bizi görüyor. Buna göre asıl O'ndan kork-malıyız»


    Kadının bu sözleri üzerine adam Allah'dan korkarak tuttuğu kötü yol-dan vazgeçer de kadının yanından ayrılır, evine döner.


    Öİdüğü zaman bir tanıdığı onu rüyasında görür, «Allah sana nasıl mu-amele etti» diye sorar. Adam «Allah'dan korkarak o günahı işlemediğim için O beni affetti» diye cevap verir.


    — HİKÂYE—


    Zamanın birinde İsrailoğullarından biri vardı, adam kendini ibadete vermişti. Çoluk çocuk sahibi idi. Günün birinde ailece aç kalırlar. Tama-men çaresiz kaldığı için yiyecek bir şeyler bulup getirsin diye karısını dı-şarıya gönderir.


    Kadın bir tüccarın evine varır, çoluk - çocuğuna yedirecek bir şeyler ister. Tüccar, kadına «olur, fakat önce bana kendini teslim et» diye teklif eder. Kadın hiç bir cevap vermeden çıkar, evine döner. Yavrularını «an-neciğim! Açlıktan öleceğiz, bize yiyecek bir şey ver» diye feryad eder du-rumda bulur.


    Geri çıkarak tekrar tüccarın yanına varır, yavrularının acıklı durumu-nu anlatır. Tüccar «istediğim olacak mı?» diye sorar. Kadın «evet» der.


    İkisi başbaşa kalınca kadının mafsalları (eklemleri) öylesine titreme-ye başlar ki, azaları yerlerinden çıkacak gibi olur. Tüccar «ne oluyor sa-na» diye sorar. Kadın «Allah'dan korkuyorum» diye cevap verir.


    Aldığı cevap üzerine kendine gelen adam «sen şu sıkışık durumuna rağmen bu günahtan dolayı Allah'dan korkuyorsun, oysa asıl benim korkmam gerekir» diyerek yapacağı işten vazgeçer. İstediklerini vererek kadını gönderir. Kadın kucağındaki yiyecekler ile yavrularına döner. Çocukların sevinci sonsuzdur.


    Bu sırada ulu Allah'dan tüccar hakkında Hz. Musa'ya (A.S.) vahiy gelir. Allah «falan, oğlu filâna bütün günahlarını affettiğimi söyle» diye bildirir;


    Bunun üzerine Hz. Musa (A.S.) tüccarı bulur, ona «mutlaka Allah ile aranızda sır kalan bir hayır işlemiş olmalısın» der. O zaman tüccar kendi-sine yoksul kadınla arasında geçenleri anlatır. Hz. Musa (A.S.) «işte bu yüzden Allah, geçmiş bütün günahlarını bağışladı» diyerek tüccara müj-deyi verir (7).


    Rivayete göre Peygamber'imiz (S.A.S.) demiştir ki: <<— Uıu Allah şöyle buyurur: Şu iki korku ile iki gün aynı kulumda blraraya getirmem. Dünyada benden korkanın Ahiretini emin kılarım. Bu-na karşılık dünyada iken benim korkumu yüreğinde taşımayanları Kıyamet günü korkuya düşürürüm.»


    Ulu Allah (C.C.) buyuruyor:


    — İnsanlardan değil, benden korkunuz» (8). Diğer bir Âyette de şöyle buyurur:


    — Eğer müminseniz, onlardan değil, benden korkunuzu (9)


    Hz. Ömer (R.A.) Kur'ândan bir âyet dinlediği zaman yere baygın dü-şerdi. Bir gün eline bir saman kırıntısı alarak şöyle dedi, «keski ben de bir saman kırıntısı olsaydım, adı anılmaya değer bir şey olmasaydım. Keski anam beni doğurmamış olsaydı.»


    O çok ağlardı, hüngür hüngür yaş dökerdi. Bu yüzden yanaklarından süzülen yaşların bıraktığı iki siyah iz her zaman yüzünde görülürdü.


    Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:


    — Sağılan süt memeye dönmedikçe Allah korkusu ile ağlayan kimde cehenneme girmez.»


    Rivayet edilir ki, Kıyamet günü bir kul Allah katına çıkılacak ve gü-nahlarının ağır bastığı görülerek cehenneme atılması emredilecektir. Bu sırgda kirpiklerinden bir tel dile gelerek şöyle diyecektir: Ey Rabb'im! Se-nin Resul'ün Muhammed «kim Allah korkusu ile ağlarsa Allah onun yaş döken gözlerini cehenneme haram kılar» diye bildirdi. Ben senin korkun-dan ağlamıştım.


    Bunun üzerine dünyada Allah korkusu ile ağlayan bir kirpik teli sa-yesinde adam affedilecektir. Cebrail (A.S.) «falan oğlu filân bir tel kirpik sayesinde kurtuldu» diyerek bu durumu ilân edecektir. (10)


    Rivayet edilir ki, Kıyamet günü cehennem ortaya çıkınca öylesine kükreyecek ki, bütün ümmetler dehşetinden dizüstü" kapaklanacaklardır. Nitekim ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:


    «— ... Ve sen her ümmeti dizüstü çökmüş (ne olacağını endişe ile bekler) görürsün. Hem ümmet amel defterini almaya çağılır (11)


    İnsanlar cehenneme yaklaştırıldıklarında onun öfke ve kükreyişini duyacaklar, bu kükreyiş beşyüz yıllık mesafeden duyulacaktır.


    O zaman peygamberler dahil herkes kendi derdine düşerek «ben ne olacağım, ben ne olacağım» diyecektir. Yalnız peygamberlerin ulusu olan Hz. Muhammed (S.A.S.) müstesna, O «ümmetim ne olacak, ümmetim ne olacak» diyecektir.


    O sırada cehennemden dağlar gibi bir ateş kütlesi çıkacaktır. Pey-gamberimizin (S.A.S.) ümmeti «ey ateş kütlesi! Namaz kılanlar, doğru-luktan ayrılmayanlar, Allah'dan korkanlar ve oruç tutanlar hakkı için geri döner misin» diye yalvararak ateşi geldiği yere göndermeye çalışacaklar, fakat ateş geri dönmeyecektir.


    Bu sırada Cebrail'in (A.S.) «ateş kütlesi Muhammed'in ümmeti üze-rine yöneldi» diye seslendiği duyulacaktır. Bunun üzerine Cebrail, bir bardak su getirerek Peygamber'imize uzatacak ve «ey Allah'ın Resulü! Bu-nu al, ateşin üzerine at» diyecektir. Peygamber'imiz (S.A.S.) Cebrail'den aldığı bardağı ateşin üzerine boşaltır boşaltmaz ateş sönecektir.


    Peygamber'imiz (S.A.S.) «bu su nedir? diye soracak ve Cebrail'den (A.S.) şu cevabı alacaktır: Bu senin ümmetinin, Allah korkusu ile ağla-yan günahkârlarının gözyaşıdır. Şimdi ateşin üzerine serpip onu Allah'ın izni ile— söndüresin diye sana getirme emri aldım» (12).


    Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle dua ederdi: ,


    -Allah'ım! Bana senin korkun ile ağlayan iki göz bağışla».


    Gözyaşı dökmek konusunda şu beyit ne kadar düşündürücüdür:


    Ey gözlerim, günahıma ağlar mısınız?


    Ömrüm ellerimden uçtu, gitti de farkında olmadım.


    Peygamber'imizin (S.A.S.) şöyle buyurduğu bildiriliyor:


    — Hiç bîr mümin düşünülemez ki, Allah korkusu ile gözünden sinek başı kadar yaş çıksın ve elmacık kemiğine kadar insin de o kula cehen-nem ateşi değsin.»


    —HİKÂYE—


    Anlatıldığına göre Muhammed İbni Munzir —rahimehullahialeyh— ağladığı zaman gözyaşları ile yüzünü, sakalını ovar «duyduğuma göre göz-yaşı değen yere cehennem ateşi değmez» derdi.


    Mümin Allah'ın gazabından korkmalı ve kendini nefsin azgın arzu-larına uymaktan sakındırmalîdır. Nitekim (Allah (C.C.) şöyle buyuruyor:


    Nefsinin azgın arzularına uyan ve dünya hayatını (Ahirete) tercih edenlerin varacağı yer cehennemdir. Rabb'ının makamından ve nefsini azgın arzulardan alıkoyanların varacağı yer ise cennettir» (13).


    Allah'ın gazabından kurtularak sevab ve rahmetine nail olmak iste-yenler, dünyanın sıkıntılarına sabırla katlanmalı, Allah'ın buyruklarına uy-makta ısrar etmeli ve günahlardan sakınmalıdırlar.


    Rivayete göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:


    — Cennetlikler cennete girdikleri zaman melekler onları türlü türlü hayır ve nimetlerle karşılarlar, onlar için sedirler kurularak döşenir. Ken-dilerine çeşit çeşit yemek ve meyvalar ikram edilir.


    Bu nimetlere rağmen üzerlerinde bir durgunluk farkedilir, belirli bir bekleyiş havası içinde bulundukları görülür. O zaman ulu Aüah «ey Kullarım! Burası durgun ve bekleyiş içinde olunacak bir yer olmadığı hal-de sizdeki bu durgunluk ve bekleme hali nedir» diye buyurur. Cennetlikler «bize yapılmış bir vaad vardı, şimdi zamanı geldi» diye cevap verirler.


    Bu cevap üzerine Allah (C.C.) meleklere «perdeleri yüzlerinden kal-dırın» diye emir buyurur. Melekler «ey Rabb'imiz! Bunlar seni nasıl göre-bilirler, dünyada günah işlemişlerdi» derler. Meleklerin bu sözlerine kar-şılık ulu Allah emrini tekrar ederek şöyle buyurur: «Perdeleri kaldırın, on-lar dünyada iken bana kavuşmak arzusu ile zikretmişler, secde etmişler ve gözyaşı dökmüşlerdir,»


    Perdeler kaldırılır ve bakarlar, ansızın Allah katında secdeye kapa-nırlar. O zaman Allah onlara «kaldırın başınızı, zira burası amel yeri değil, bağış ve mükâfat yeridir» diye buyurur. Başlarını kaldırınca keyfiyet öl-çüleri dışında onlara cemalini gösterir.


    Arkasından sevinçlerini zirveye çıkarmak üzere onlara şöyle seslenir, «ey kullarım, selâm üzerinize olsun! Ben sizden hoşnudum, siz de benden hoşnud oldunuz mu?» Cennetlikler şöyle karşılık verirler, «ey Rabb'imiz! Nasıl hoşnud olmayalım ki, sen bize hiç bir gözün görmediği, hiç bir ku-lağın işitmediği ve hiç bir insanın hayalinde canlandırmadığı nimetler verdin» (14).


    Bu konuda ulu Allah (C.C.) şöyle buyurur:


    — Allah onlardan hoşnud oldu, onlar da Allah'dan hoşnud oldu» (15)


    Diğer bir âyette de şöyle buyurur:


    — Rahim olan Rabb'den selâm vardır (onlara)» (16).

  2. #2
    Misafir
    Üyelik tarihi
    Sep 2012
    Yaş
    35
    Mesajlar
    49
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Cevap: Yine Allah korkusu

    emeginize saglik tesekkürler

  3. #3
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2012
    Mesajlar
    806
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Cevap: Yine Allah korkusu

    Allah ac razı olsun. Hem anlamlı hemde ince düşünmemizi gerektiren hikayeler. Emeğinize sağlık...

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Allah korkusu
    By YaŞuHa in forum Allah(cc) ile ilgili yazılar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-09-2012, 09:16 PM
  2. Allah korkusu
    By Ahkaf in forum Serbest Bölüm
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-15-2011, 03:28 PM
  3. Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine sığınmak
    By Karani in forum Allah(cc) ile ilgili yazılar.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-16-2010, 12:38 AM
  4. Allah sevgisi ve Allah korkusu nasıl olur
    By Karani in forum Allaha iman etmek
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-26-2010, 02:14 PM
  5. Allah korkusu
    By baskentli1969 in forum Allahın Hikmetleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-07-2009, 12:16 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379