+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

VERMEK, ne güzel bir kelime.

 ALLAH (c.c) Katagorisinde ve  Allah(cc) ile ilgili yazılar. Forumunda Bulunan  VERMEK, ne güzel bir kelime. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>VERMEK, ne güzel bir kelime. VERMEK’, ne güzel bir kelime Kulak vermek, gönül vermek ve ALLAH yoluna hayatı vermek… İllâ ALLAH için vermek, ne veriyorsak O’nun adına vermek. Verirken güzelleşiyor, seviniyor, mü’min olduğunu anlıyor insan. İşte sahabelerin de yaşadığı bu halis sevinçlerden bir numune: Tâbiîn âlimlerinden Ebû Hâlim, Seleme bin ...

  1. #1
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Post VERMEK, ne güzel bir kelime.

    VERMEK, ne güzel bir kelime.

    VERMEK’, ne güzel bir kelime

    Kulak vermek, gönül vermek ve ALLAH yoluna hayatı vermek…

    İllâ ALLAH için vermek, ne veriyorsak O’nun adına vermek.

    Verirken güzelleşiyor, seviniyor, mü’min olduğunu anlıyor insan.

    İşte sahabelerin de yaşadığı bu halis sevinçlerden bir numune:



    Tâbiîn âlimlerinden Ebû Hâlim, Seleme bin Dinar anlatıyor:

    “Bir gün, Ashâb-ı Kiram’dan Sehl İbn-i Sad (ra): ‘Cuma günleri pek sevinçli olurduk’ dedi. ‘Niçin sevinçli olurdunuz?’ diye sordum.

    Şunları söyledi: ‘Yaşlı bir hanım ninemiz vardı. Su kenarlarına dikilen pazı köklerini toplar, onları bir şömineye koyar, içine biraz arpa ilâve ederek pişirirdi.

    Bu yemeğin içinde ne iç yağı, ne et yağı olurdu. Cuma namazını kılıp döndüğümüzde onu ziyaret ederdik, onun bize ikram ettiği bu yemeğe kaşık sallardık.” (Buharî, Cum’a; 40)


    Vermek güzelleştiriyor insanı.



    Vermemek, elindeki nimeti kendinden bilmek, kendine ait zannetmek, cimriliktir.

    Cimrilik ise cehennem ağacından bir daldır.

    ALLAH’ım, kim ne verirse versin, onun eliyle gönderen Sen’sin.

    Bizi de verenlerden eyle, vermekle sana yaklaşanlardan eyle.



    Mevlânâ Câmi’den ibretli bir öykü:


    “Bir cömerte sordular: ‘Muhtaçlara verdiğin, yoksullara dağıttığın şeylerden dolayı gönlünde, kibir ve fakirler üzerine bir minnet yüklemek hisleri geliyor mu?’

    Cömert şöyle cevap verdi:


    ‘Hayır, ne münasebet! Ben bir şey verirken, kendimi aşçının elindeki kepçe gibi farz ediyorum. Veren aşçıdır, fakat kepçeden geçiyor. Kepçe, ‘Rızkı veren benim’ gibi bir histe bulunabilir mi?!’


    “Verilen rızk insanların elinden çıkıyorsa da, asıl veren Cenâb-ı Hak’tır.

    Bundan dolayıdır ki, rızka vâsıta olan hiç kimsenin minnet yüklemesi doğru değildir.”

    Vermek güzelleştiriyor, insana yakışıyor.


    Ve onu ALLAH’a yaklaştırıyor.

    Hele verenin, verdirenin sadece ALLAH (cc) olduğunu bilmek ne kadar izzetli ve şerefli, yüksek bir hâldir.



    Rabbimizin güzel isimlerinden biri de Cevad’dır, yani ‘çok ihsân eden, çok cömert olan’.

    Rabbimiz, Cevad isminin bir tecellisi olarak yarattığı kâinattaki her bir canlıya bol bol ihsan etmekte, yeryüzünü bir nimet sofrası halinde açmakta, hiç kimsenin sayamayacağı sayısız nimetlerini o sofrada sermektedir.

    Yine bu ismin tecellisidir ki, bahar ve yaz mevsimlerini gayb hazinesinden gelen binler nimetlerle yüklü birer vagon hâline getirip, onları en tatlı ve lâtif rızıklarla doldurup göndermektedir.

    ALLAH cömert olduğu gibi, bizim de cömert olmamızı, bizim de kendi servet ve mallarımızdan gücümüz yettiği oranda yardım ve hayırda bulunmamızı istiyor.



    Bir hadis-i şerifte:

    “ALLAH tayyiptir, iyiliği sever; ve ALLAH cömerttir, cömertliği sever” buyurulur. (Tirmizî, Edep; 41)
    İnanan bir insan, hakîkî bir tevekkülle ALLAH’a bağlanmıştır.

    Her şeyi verenin de alanın da O (cc) olduğuna inanmıştır.

    Her şeyle birlikte kendisinin ve elindekilerin de, Rabbinin mülkü olduğunu ve O’nun hazinesinin ise bitmez tükenmez olduğunu bilir.

    Bu bilginin getirdiği güvenle, Hak yolunda yapacağı harcamanın neticesinde, sonsuz hazinelerin sahibi olan ALLAH’ın (cc) kendisini asla muhtaç bırakmayacağına inanır.

    İmanı kuvvetlendikçe tevekkülü artar, tevekkülü kuvvetlendikçe cömertliği artar.

    Cömertlik, inancımızın kuvvetini gösteren ölçülerden biridir.


    Hz. Peygamberimiz (asm) bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyurur:

    “İki haslet vardır ki, onların ikisi de bir mü’minde bir araya gelmez: Cimrilik ve kötü ahlâk.” (Tirmizî, Birr; 41)
    Gerçekten de cimrilik kuvvetli bir imanla bir arada olamaz, çünkü hayatı ve hayatına lâzım olan her şeyi yoktan var eden sonsuz merhamet sahibi bir Rabb’e iman eden kimsenin, fakir olacağı endişesiyle cimrilik yolunu seçmesi, Yüce Yaratıcının sonsuz rahmetine olan o temiz imanı zedeler, sarsar.

    Hem bizdeki mal-mülk de fânidir, her an elimizden çıkabilir. İnanana yakışan, ALLAH’ın vaadine kulak vermektir, şeytanın telkin ve vesveselerinden uzak kalmaktır.

    “Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur ve kötülüğü emreder. ALLAH ise lütfundan bir mağfiret ve bir kâr vaad ediyor. ALLAH’ın kudreti geniştir, her şeyi kemâliyle bilir.” (Bakara, 268)


    Vermek insanı güzelleştiriyor.


    Rabbimize yakın ediyor.

    Bırakın vermeyi, vermeyi istemenin kendisi bile güzel.

    “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.

    ” ALLAH, vermek istemeseydi, bize de isteme duygusunu vermezdi.

    ALLAH’ım, kim ne verirse versin, o verme duygusunu insanda yaratan da Sen’sin.

    Cömertlik yolu, Peygamberlerin yoludur. Her iki dünyanın mutluluğudur.

    Nasıl olsa elimizden çıkacak olan dünya malı ile ALLAH’ın rızasını ve ebedî sevapları kazanmak, gönülleri fethetmektir. Bu ne büyük bir şeref ve fazîlettir.

    Hz. Ali (ra):


    “Dünya sana yöneldiği zaman, ondan ALLAH yolunda harca” diyor. “Çünkü o ALLAH yoluna harcamakla yok olmaz.

    Dünya senden uzaklaştığı zaman, yine ondan ALLAH yolunda harca, çünkü o senin elinde kalmaz.”

    Vermek, sevmek demektir.

    ALLAH için vermek, onun en güzel isimlerinden biri olan Cevâd ismine aynadarlık etmektir.


    Vermek kolay değil…

    Güzel hasletler her zaman ve herkeste doğuştan bulunmayabilir.

    Bir insan cömert olmayabilir veya hayır ve iyiliğe karşı elini alıştırmış da olmayabilir.

    Ama şurası bir gerçek ki, her güzel haslet gibi cömertlik de, irâdemizi zorlamakla elde edilir.

    İnsan vere vere, vermeye alışır. Vermek duygusu, onun bir melekesi haline gelir.

    Ruh, vermekten ulvî bir zevk almaya başlar.

    Evet, hiçbir karşılık ve menfaat beklemeden, sadece ALLAH için yapılan yardımlar ve ikramlar, inanan insanların ebedî kârıdır, kazancıdır.

    Fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, ALLAH nâmına ve O’nun emri dairesinde olmadığı takdirde, boşu boşuna gider ve birtakım tehlikeli sonuçlar doğurur.



    Ey sevgili ALLAH’ım, Rabbim, Rahman’ım! Biz bu dünyada senin misafiriniz. Sofra Senin, nimetler Senin, karşında boyun bükmüş duruyoruz. Senden gelen her şeye râzıyız. Sen bizi, bizden daha çok düşünürsün. Her hâlimizi bizden daha iyi bilirsin. İhsan ve in’âmını bekliyoruz. Ümidimizin boşa çıkmayacağını biliyoruz. Âmin.




    Selim Gündüzalp
    Yeni Asya Gazetesi
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

  2. #2
    Administrator £laf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yer
    Benim sessizliğim içimde
    Mesajlar
    5.757
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: VERMEK, ne güzel bir kelime.

    Sahip olduklarınızdan verdiğinizde,çok az şey vermiş olursunuz;
    gerçek veriş,kendinizden vermektir....

    Çok fazla şeye sahip olup,çok az verenler,
    bunu gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar,
    ki buda hediyelerini yararsız kılar...

    Bazıları vardır ki,çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler...

    Bunlar hayata ve hayatın definesine inananlardır ve kasaları hiç boş kalmaz...


    Bazıları sevinçle verirler,
    bu sevinç onların ödülüdür...

    Bazıları ise ızdırap içinde verirler
    ve bu acı onların hayatıdır...

    İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir;
    fakat istenmeden,
    ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır...

    Ve cömert olan için,verecek kimseyi aramak,
    veriş olayından daha fazla sevinç getirir...

    Vermekten alıkoyacağınız herhangi birşey olabilir mi?
    sahip olduğunuz herşey birgün verilecektir..

    Çoğunlukla şöyle dersiniz;
    "vereceğim ama,hak edeni bulabilsem.."

    ...ne korulukta ki meyve ağaçları böyle düşünür,nede çayırda ki sürüler...
    onlar,saklandığında çürüyecek olanı,yaşayabilsin diye verirler...

    Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden bir kişi,
    sizden gelebilecek şeyleride hak eder...


    Ve hayat okyonusundan içmeye hak kazanmış bir insan,
    sizin küçük ırmağınızdanda bir bardak su alabilir...

    Siz önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında
    bir aracı olarak görün...

    Çünkü gerçekte herşeyi veren vardır...

    Ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde,

    sadece bir şahit olduğunuzu
    unutuyorsunuz!!! ........
    Kalbi Fani Şeylere Anmış Bir Zavallıyım

    Aklımdan çıkmasın diye, kalbime tembihledim;- Fânisin ! Acizsin ! Emanetsin !


    Bugün hazirim olmeye diyebilecek miyiz acaba?

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-23-2014, 09:39 PM
  2. Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur
    By MuHaMMeD in forum Hadis-i şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-26-2014, 09:18 PM
  3. Kelime-i şehadeti söylemek,Kelime-i şehadet getirmek
    By Karani in forum Doğru İslam Bilgileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-20-2011, 04:14 PM
  4. Sır Kelime...
    By £laf in forum Hikmetli Sözler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-05-2011, 07:46 PM
  5. 70 bin Kelime-i Tevhid
    By MuHaMMeD in forum Fıkıh
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07-24-2010, 12:34 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
^

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277