Allah Korkusunun Bilimsel Temeli...



Ey iman edenler Allahtan nasıl korkmak gerekiyorsa öyle korkun.( Ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin. (Al-i İmran Suresi, 102) )

Korku ;kişisel bilince ulaşma düzeyi, eğitim,nefis terbiyesi ve imtahan için gelinen dünyada başarılı olabilmenin tetikleyici enerjisidir.

İnsan beyninde ortalama 100 milyar hücre bulunmaktadır.Bunların 10–15 milyarı nöron adı verilen düşünme ve öğrenmeyi sağlayan sinir hücreleri, geri kalanlar ise glia adı verilen beslenme ve temizlik gibi işlevler yürüten yardımcı hücrelerdir (Özden, 2003; Soylu, 2004).

Yaşadığımız mutluluk, ödül, ceza, tecrube, korku içerikli deneyimler, beynimizde elektrik kabloların donanımı misali, nöronal sinapsların oluşmasını sağlamaktadır Kaçınmak için korkmak, korku için nedeninin, gereğinin hissedilmesi gerekir. Kısaca acı, korku kaçınma aslında yaratıcımızın insanı programlasının ve eğitiminin gereğidir.

Gopnick ve arkadaşları (1999)

Vücuda gelen sinyaller bir nörondan diğerine bu küçük boşluklardan geçerek iletilir. Nörotransmitter adı verilen kimyasallar ise sinyallerin nöronlar arasında iletilmesinde aktif rol almaktadır. Belirtilen bu elektrokimyasal işlem tüm davranışlarımızın ve vücut fonksiyonlarımızın temelini oluşturmaktadır (Weiss, 2000)

Korkmak sakınmanın temel inşasıdır. Sakınanlara ise müjde vardır.

(Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın Meryem *97

Kulları içinde ancak bilginler, Allah’tan korkar.” [Fatır, 28]

İnsanın ben Allah’ı seviyorum ondan korkmuyorum demesi eksik ilim ve bilgiden kaynaklanmaktadır. Allah sevgisi arttıkça Allah korkusu da artar. Seven insan kalbinde sevdiğini taşır. Her an kalpleri bilen Allah’a karşı içinden bir anlık olabilecek hata ,günaha düşmek,edepsizlik ,saygısızlıktan dahi korkar. Korkar ki en sevdiğini incitmesin. Yoktan var edildiğini ve aslında Yüce Yaratıcısının her emrinin, yine kendi iyiliği için olduğunu idrak eder.

Onun sevgisine layık olabilmek için ifadesiyle;’’: Lebbeyk der.Buyur Rabbim Kuran-ı Kerimin her harfine Resulu Ekremin(sav) her cümlesine ,buyruklarının her hecesine aşkla itaatteyim.Ola ki kusurum olduğunda yine bağışlayan sensin.Her ne olursa bana sırtını dönme,beni sevgi ekseninle himayene al’’ diye dua da bulunur.Artık azab ne demek diye düşündüğünde ;Der ki azab Allah ve peygamber sevgisi mahrumiyetidir.Aşık olan gönlün ;Cennetinin adı da Allah ve peygamberin hoşnutluğu,tebessümü, rızası ve sevgisidir.


Allah emirlerini peygamberimiz aracığıyla göndermiş ve buna insanların itaat etmesini istemiştir.Karşı gelenlere ceza uyanlara mukafat vardır.İnsanın emosyanel uyarılarla , ödül ceza sistemine gore beyinde nöronal bağlantı ve sinapslar kurup yeni bir yapılanmaya girdiği tesbit edilmiştir.Bu şekilde salgıladığı nörotranmiter ve hormonal yanıt sistemleriyle psikosomatik davranış haline yansıyacaktır.Aslında her ilahi emir ve itaat kişiye ruhi,manevi, ve bedeni fayda kazandırmaktadır.

“Gücünüzün yettiği kadar Allah’tan korkun, öğütlerini dinleyin, emirlerine itaat edin, nefisleriniz için hayır işleyin.” (Teğabun:16) Allah korkusu insanı kötü arzusu ve isteklerden alıkoymalıdır. İnsanı zararlı halden kurtarıp faydalı hale getirmelidir. Böylece ruhunu olgunlaştırıp cennetle müjdelenecektir.

Allah yanında iki damladan daha sevimli bir şey yoktur. Biri Allah yolunda akıtılan, diğeri de Allah korkusundan akan gözyaşı.” (Tirmizi, Cihad:26) Korku ve ümit arasında affedilme duasıyla gözyaşlarıyla günahlara tevbe edilmedir.

Allahan korkmak beraberinde saygıyı itaati getirir. İtaatın getirdiği ödüllerden birisi ;Allah ,Peygamber sevgisi ile vaad edilenler ,diğeri ise cennet ve güzellikleridir.Kısacık dünya hayatı için didinen insan! akledip ebedi kalacağı ahiret yurdu için bir ömür hem de her nefes alışında çalışma niyetinde olmalıdır.


yazar.

Seda SEZER (Uzm. Dr.) ...