Gerçek mümin nasil olur

ALLAH için yer
ALLAH için içer
ALLAH için nefes alır
ALLAH için yürür
ALLAH için görür
ALLAH için duyar
ALLAH için uyur
ALLAH için güler
ALLAH için ağlar
ALLAH için yazar
ALLAH için okur
ALLAH için konuşur
ALLAH için çalışır
ALLAH için yaşar
ALLAH için ölür

Daha bir kısaca:

GERÇEK MÜMİNyüce ALLAH ın bir KULU
varlığının her zerresi ve ruhu ve bedeni
ALLAH için var ve ALLAH için yaşar.

Resulullah (Allah'ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt'in'e olsun) şöyle buyuruyor:

“Mümin namaza başladığında, Allah Teala, namazı bitirinceye kadar lütuf ve merhamet ile ona bakar ve o ilahi merhamet gölgesinde yer alır; onun etrafını göğün ufuklarına kadar melekler sarar ve Yüce Allah bir meleği onun baş ucunda durup şöyle demekle görevlendirir:

Ey namaz kılan! Eğer kimin sana baktığını ve kiminle raz-u niyaz ettiğini bilseydin, asla bu yerinden ayrılmazdın ve başka bir şeye ilgi göstermezdin.”

Allah'ın sevgisine erebilmenin tek yolu, peygamberi sevmek ve O'nun getirdiklerini gönülden benimseyip kabul etmek; ilâhî rahmetin insanlıktan yana ışık ve enerjisini ondan almaktır.

“Andolsun ki Allah'ın Resulünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 33/21.) buyurmaktadır.

Allah'ın rızası ve sevgisi Hz.Peygamber (sav)'in sünnetine uymakla elde edilebilir. Bir müminin en büyük ideali, kendisini Allah'a sevdirmektir. Yani O'nun rızasını kazanmak, gazabından korunmaktır.

Allah'ı sevenler, “Ben özümü Allah'a teslim ettim, bana uyanlar da öyle.” (Al-i İmran, 3/20.) diyen ve bu ilahî emri tebliğ eyleyen Resulullah'a karşı gelmemek ve onun gibi ihlas ve samimiyetle, “Ben özümü Allah'a teslim ettim.” deyip dininde ve şeriatında ona ve onun öğretim ve bildirilerine uymak ve onu örnek almak lazım gelir.

Bunun zıddı, “Ben Allah'ı severim, ama emrini dinlemem, O'nun sevdiğini sevmem, O'nu sevenleri, O'nun yolunu gösterenleri, O'nun seçip gönderdiklerini sevmem, onlara benzemek istemem.” demektir ki, bu da, “Ben kendimden başka bir şey sevmem, tevhid yolunda yürümek istemem.” demektir. Allah'ın Resulüne uymak istememek, Allah'ı sevmemek ve rahmetinden mahrum olmaktır.

Allah'ın veli kullarından olan Sehl b.Abdullah et-Tüsterî şöyle demektedir: “Allah'ı sevmenin alameti, Kur'an'ı sevip anlamaktır. Kur'an'ı sevmenin alameti, Rasulullah Efendimizi sevmektir. Rasulullah'ı sevmenin alameti, O'nun sünnetini severek yerine getirmektir.”

“Allah'ı, Kur'an'ı, Peygamberi ve Sünnetini sevmenin alameti ise, ahireti sevmek ve ona hazırlanmaktır. Ahireti sevmenin alameti, kendini bilip sevmektir. Kendini sevmenin alameti, dünyanın aldatıcı, oyalayıcı yanlarını sevmemektir. Bunun da alameti, insanı amaca ulaştıracak kadar rızkı helâl yoldan elde etmektir.” (Yıldırım, Celal, İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri, Anadolu Yay., İzmir, trs, II, 884.)