+ Cevap Ver
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Rabb'imin rızası

 ALLAH (c.c) Katagorisinde ve  Allahın Hikmetleri Forumunda Bulunan  Rabb'imin rızası Konusunu Görüntülemektesiniz.=>[Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın ] Sonsuzca yaşamak, hep var olmak ister insan. Bir anlamda yaratılışında kodludur bu arzu. Oysaki dünya hayatındaki varlığı diğer tüm yaratılmış varlıklarda olduğu gibi ölümlüdür. Peki, bir gün öleceğini bilen insanoğlu neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Herhalde bunun en büyük sebebi ...

  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Yer
    bilinmiyor
    Yaş
    29
    Mesajlar
    405
    Tecrübe Puanı
    10

    Red face Rabb'imin rızası

    [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]


    Sonsuzca yaşamak, hep var olmak ister insan. Bir anlamda yaratılışında kodludur bu arzu. Oysaki dünya hayatındaki varlığı diğer tüm yaratılmış varlıklarda olduğu gibi ölümlüdür. Peki, bir gün öleceğini bilen insanoğlu neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Herhalde bunun en büyük sebebi insanın sonsuzca var olma isteği ve tutkusudur. Oysaki yüce Yaratıcımız, insanoğlunun bu arzusunu bu dünya hayatı için değil ahiret yurdu için vaat etmiştir. Beklide insana sunulacak en büyük nimet ve imkân sonsuzca yaşama hakkıdır. Allah, insanoğluna katında sonsuzca yaşama hakkı vermek istemektedir. Bu yüzden olsa gerek insanının içine de yaratılışından itibaren sonsuz yaşama isteği verilmiştir. Şeytanın, Hz. Âdem ve eşine oynadığı oyun da onları sonsuzca yaşama tutkusuna ve ölümsüz olmaya kışkırtmak ve Allah’ın yasak ederek imtihan kıldığı ağaca yönelmelerini sağlamak değil miydi? (7 Araf Suresi 19-25). İnsan hiç ölmemek ister çünkü var olmak tutkuyla arzulanan bir hadisedir. İşte yüce Yaratıcımızın insanoğluna bu dünya hayatındaki davranışlarının bir karşılığı olarak müjdelediği ve korkuttuğu sonsuzca yaşam sadece bu dünya hayatından sonraki tekrardan yaratılışımızda gerçekleşecektir. İnsanlar yaşamları süresince yapmış olduklarının bir karşılığı olarak hak ettiklerini en ufak zerresine kadar orada bulacaklardır.
    Kur’an-ı Kerim ayetlerinde çok defalar cennet ve cehennemle ilgili kesitler sunularak insanoğlu bir anlamda müjdelenmek ve terbiye edilmek istenir. Ancak insanlar tarafından genellikle yapılan bir hata vardır ki oda yine ayetlerde açıklandığı şekliyle cennet ve cehennemin mertebeleri olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesidir. Kendini samimi ve dünyevi beklentisi olmadan Allah yoluna adamış, bu yolda didinip çaba gösteren bir inanan ile yine ayetin ifadesiyle (22 Hac Suresi Ayet 11) Allah’a kıyıdan kıyıya ibadet eden ancak kendisine gelen bir imtihan karşısında bekleneni veremeyen bir kulun ya da bunlar arasındaki sayılamayacak kadar çok çeşitteki insanın ahirette alacakları mükâfatlar ve gönül tatmini bir olmayacağı gibi kısmen ya da tamamen Allah’ın emirlerinden sapanlarla, Allah’a, Peygamberlerine ve inananlara gerek fizikî gerekse sosyal, psikolojik ve ekonomik savaş açan kişilerin dereceleri de aynı olmayacaktır.
    Ayetlerde çeşitli cennetlerden bahsedilmekte ve bu cennetlerle ilgili kesitler sunulmaktadır. Hatta öyle üst mertebede cennetler vardır ki onlara sadece kendisini Allah yoluna adayan oluşta ve yarışta önde giden inananlar ulaşabilecektir. Bunlarsa ayette geçtiği şekliyle büyük çoğunluğu peygamberimiz Hz. Muhammed ve öncesinde yaşamış inananlardan az bir kısmı ise Peygamberimizden sonraki inananlardan oluşmaktadır (56 Vakıa Suresi Ayet 10-14). Allah’ın rızası ve hoşnutluğunun kazanılması ise tüm cennetlerden daha büyük ve önemlidir (9 Tevbe Suresi Ayet 72). Yine cehennemin yedi kapısından ve her kapıya ayrılmış bölük bölük inkârcılardan bahsedilir (15 Hicr Suresi Ayet 44). Yani cehennemde çekilecek olan azabın da dereceleri bulunmaktadır.
    İşte tamda bu noktada özellikle insanların büyük çoğunluğunun cennet anlayışları açısından konunun önemi ortaya çıkmaktadır. İçinde az da olsa Allah korkusu ve cehennemde yanmaktan çekinme bulunan insanların büyük çoğunluğu halk arasındaki yaygın ifadesiyle “bir şekilde cennete girelim de nasıl girersek girelim” anlayışındadırlar. Bu anlayışın altındaki en büyük neden cennetlerde sunulacak imkân ve nimetlerin aynı olacağı inancıdır. Dünya hayatındaki yaşantısında maddi pek çok rüyaların peşine takılan ve doyumsuz olan insan konu ahiret yurdu ve cennet olduğunda kıyısından kenarından olsa da girmeyi hedeflemekte ve bununla tatmin olabilmektedir. Ya da pek çok insan tarafından tekrarlanan diğer bir yaklaşım ise “iyi insanlık” modelidir. Biz iyi insanız kimseye bir kötülüğümüz yok etliye sütlüye karışmayız kendi halimizde yaşayıp gidiyoruz şeklinde açıklamalar ile dini ve Allah’ın emirlerini sadece iyilik ve yardımsever olmaya indirgeyen bu anlayış da kendisini olabilecek en kötü “dindar” modelleriyle mukayese edip cenneti en çok hak eden kişilerden görmeyi “canım bizde cennete girmeyeceksek kim girecek” tarzında söylemlerde bulunmayı kendilerine düstur edinmişlerdir.
    Konunun daha iyi anlaşılması için somut bazı örnekler vermeye çalışalım. İnsanların bireysel maddi manevi birtakım özellikleri için çeşitli sıfatlar kullanırız. Örneğin sağlık, mutluluk, zenginlik, güzellik, çirkinlik, güç, kuvvet vb. Ancak kaçınılmaz olarak şunu biliriz ki pek çok insan zengin sıfatına girebiliyorken zenginlikleri arasında inanılmaz boyutlarda farklılıklar olabilmektedir. Örneğin Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olan X şahsı ülkemiz insanları için ulaşılmaz bir zenginlikte görülürken dünya zenginler sıralamasında isimleri dahi geçememektedir. Ancak bizim bu insanların büyük çoğunluğu için kullandığımız genel bir ifade zengin olduklarıdır. İşte diğer pek çok insani özelliklerde de ortaya çıkan bu derece farkı cennet ve cehenneme girecek olan insanlar içinde aynıdır. Yine insanların güzellikleri ve becerileri de eşit değildir. Ancak bunlar içinde genel ifadeler olarak güzel ya da becerikli yakıştırmaları yapılır.
    Yine sanki kulluk ve ibadet insanın farkındalığından itibaren değil de hayatının son demlerinde adeta yaşlılık meşgalesiymiş gibi algılanıp heba edilen gençlik ve yıllar göz ardı edilmektedir. Kişinin hayatını dünyevi zevk ve saadetler peşinde geçirip yaşlılığında dahi olsa bazı gerçekleri anlayıp pişman olması yinede takdir edilebilecek bir davranıştır. Çünkü Allah’ın kimi ne şekilde affedeceğini sadece Allah bilebilir. Ancak Allah kulunu affetse dahi insanın boşa geçirmiş olduğu yıllarını geri getirebilme ve bu yıllarını hayra yönelik işlerle geçirebilme imkânı olamayacağından insan yine kayıptadır. İnsanın haramlara girebilme imkân ve kudreti varken haramlardan sakınabilmesi ile gerek fiziki gerekse manevi manada bu kudretlerini yitirdiğinde haramlardan uzak kalması arasında oldukça önemli fark olsa gerek.
    Samimi bir inananın en büyük hedefi beklentisiz olarak Allah’ın rızasını kazanmaya çalışıp çabalamak, hesap kitap yapmadan, Allah’ın emir ve yasaklarını sorgusuz bir şekilde harfiyen yerine getirmektir. Zaten yüce Yaratıcımız samimi ve ihlâslı bir şekilde hayırlı işlerle uğraşan emir ve yasaklara uyan kullarının ahretteki mükâfatlarını eksiksiz olarak sunacaktır. Biz kullara düşen ise Rabbimizin takdirini Rabbimize bırakmak beklentisiz olarak en başta Rabbimizin rızasını ve üst mertebedeki cennetleri hak edebilmek için hayırlı işlerde yarışmaktır.
    Ey iman sahipleri! Dikkatlerinizi, sizi korkunç bir azaptan kurtaracak bir ticarete çekeyim mi: Allah’a ve onun resulüne inanır, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla didinirsiniz. İşte bu, sizin için en hayırlısıdır; eğer bilirseniz. Günahlarınızı affeder ve sizi, altından nehirler akan bahçelere, sürekli cennetlerdeki temiz-bereketli barınaklara yerleştirir. İşte bu en büyük başarıdır (61 Saff Suresi Ayet 10-12).
    Konu Ottomanya tarafından (12-09-2009 Saat 02:31 AM ) değiştirilmiştir.

+ Cevap Ver

LinkBacks (?)

  1. Yandex
    Refback Bu Konu
    05-28-2015, 05:13 AM

Benzer Konular

  1. Ya Rabb ...
    By sabır in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-22-2015, 01:30 AM
  2. Allah'ın Rızası ve İnsanların Rızası
    By Ahkaf in forum Allah(cc) ile ilgili yazılar.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03-22-2013, 01:00 PM
  3. Namazla Rabb’e hicret..
    By £laf in forum Namaz ve Abdest
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-31-2012, 02:41 AM
  4. er rabb
    By UHUD in forum İslami Sözlük
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-03-2010, 02:35 PM
  5. Ya Rabb...
    By gultanesi in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-25-2009, 05:36 AM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277