“Ey iman edenler, Allah’tan korkup-sakının ve (sizi) O’na (yaklaştıracak) vesile arayın; O’nun yolunda cehd edin (çaba harcayın), umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Maide Suresi, 35)

Yüce Allah, müminlere sadece Kendisi'nden korkmaları gerektiğini bildirmektedir. Allah'ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O'nun büyüklüğünü gereği gibi takdir edebilen, akıl ve vicdan sahibi her insan, Allah'tan gücü yettiğince korkup sakınır. Mümin, Allah'ın azabından, Allah'ın hoşnutluğunu ve sevgisini kaybetmekten büyük bir korku duyar ve bu nedenle hayatı boyunca çok ciddi ve samimi bir çaba içerisinde olur. [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]
Rabbimiz bu ayetiyle insanları Kendisi'ne yakınlaşmak için yollar aramaya çağırmıştır. Allah'a yakınlaşmak, örnek ve önder bir mümin olmak için gayret sarfedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle bir müminin yaşamının en büyük hedefi Allah'ın bu çağrısı doğrultusunda çaba harcamak ve gelmiş geçmiş tüm insanlar arasında Allah'a en yakın kul olmaya çalışmaktır. Bu konuda müminlerin kendilerine örnek aldıkları kimseler ise peygamberlerdir. Peygamberlerin Allah'a olan yakınlıkları, onların Allah'tan çok korkan ve Allah'ı çok seven, takva sahibi, güzel ahlaklı ve samimi insanlar olmaları nedeniyledir.

Kendisine peygamber ahlakını ve samimiyetini örnek alan her kişi, Allah'tan korkup sakınarak, Kuran'ın hükümlerini titizlikle yerine getirerek ve hayatını Allah'ın rızasını kazanmaya adayarak Allah'a yakın olabilmeyi umabilir. Bir insanın Allah'a yakınlık konusunda gelişme gösterebilmesi yalnızca samimi bir istekle, birkaç saniye içinde olabilir. Çünkü Allah insanlara çok yakındır ve kullarının dualarına icabet edendir. Bu yüzden bir insanın Allah ile yakınlaşması yalnızca kesin bir niyetine bağlıdır. [Linkleri sadece kayıtlı üyeler görebilir. Kayıt olmak için tıklayın]

Ayetin sonunda, Allah yolunda çaba gösteren, Allah'ın hükümlerine göre yaşayan, Allah korkusuna sahip müminlerin kurtuluşu yani Yüce Allah'ın rızasını ve cennet hayatını umabileceği müjdelenmektedir.

Kuran'da "Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun Bizim Katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır." (Sad Suresi, 25) ayetiyle Hz. Davud'un Allah'a olan yakınlığı tüm Müslümanlara örnek verilmiştir. Peygamber ahlakını ve samimiyetini örnek alan tüm müminler, aynı şekilde Allah'tan korkup sakınarak, Kuran'ın hükümlerini titizlikle yerine getirerek ve hayatlarını Allah'ın rızasını kazanmaya adayarak, peygamberlerin Allah'a yakınlıklarını elde etmeyi umabilirler. Ancak burada önemli bir nokta daha vardır: Bir insanın Allah'a yakınlık konusunda gelişme gösterebilmesi samimi bir istekle Allah'ın izniyle birkaç saniye içinde olabilir. Çünkü Allah insanlara çok yakındır ve kullarının dualarına icabet edendir. Bu yüzden bir insanın Allah ile yakınlaşması yalnızca kesin bir niyetine bağlıdır.