Açık olan tevbe kapısına teslim olalım


Halkın ve Hakk'ın övdüğü Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz bu gece ALLAH Teâlâ Hazretlerine böyle dua ve niyazda bulunursa, acaba biz âciz kulların ne yapması lâzımdır? O'na ümmet olma şerefine nail olan bizler de, O'nun izinden giderek, bu mübarek gecede affolunmuşlar-dan, helâlinden rızıklandırılmışlardan, sıhhat ve saadete nail olmuşlardan, ilâhî huzura erenlerden olmak niyazında bulunalım. İçimizi ve dışımızı bilen Rabbimize ellerimizi ve gönüllerimizi açıp dua edelim. Selman-ı Farisi (R.A.)'den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
"Rabbiniz Hayy yani isteyene istediğini veren, Kerim yani istemeden veren, bol verendir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldırdığı zaman, o ellerini boş çevirmekten haya eder yani yapılan duayı mutlaka kabul eder." (Ebû Dâvud, Salât:358, No:1488; Tirmizî, Daavât:118, No:3551; İbn-i Mace, Dua:13) buyurdu. O halde Rabbimizin bu vadinden istifâde ederek, açık olan tevbe kapısına ilticâ edelim. Tevbe edelim, tevbemizi kabul eder. O Yüce Rabbimizden mağfiret isteyelim, bizleri affeder. O, bizlere ana ve babalarımızdan daha şefkatli ve merhametlidir.
d- Bu gece mağfiret gecesidir. Ebû Musa el-Eş'ari (R.A.)'den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
"Muhakkak ALLAH Teâlâ, Şaban ayının yarısı, yani Berat Gecesi kullarına rahmetle bakar ve herkesi mağfiret eder. Yalnız müşrik olan kimse ile düşmanlık eden, kin ve husumet besleyen kimseyi mağfiret etmez." (İbn-i Mace, İkame:191)
Ebû Hureyre (R.A.)'den rivayete göre, Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: Şaban ayının yarısı, yani Berat gecesinin ilk vaktinde Cebrail (A.S.) bana geldi, şöyle dedi.
- Ya Muhammed! Başını semaya kaldır... Sordum:
- Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
- Bu gece, ALLAH Teâlâ, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanlardan hemen herkesi bağışlar. Meğerki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kâhin, devamlı şarab, alkollü içki içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olalar. Bu kimseler tevbe edinceye kadar, ALLAH Teâlâ onları bağışlamaz. Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail (A.S.) yine geldi ve şöyle dedi:
- Ya Muhammed! Başını kaldır... Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış. Cennetin birinci kapısında da bir melek durmuş şöyle sesleniyor:
- Ne mutlu bu gece rükû edenlere!.. İkinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: -Bu gece secde edenlere ne mutlu!.. Üçüncü kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu: -Bu gece dua edenlere ne mutlu!.. Dördüncü kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
-Bu gece, ALLAH'ı zikredenlere ne mutlu!.. Beşinci kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
- Bu gece ALLAH korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu!.. Altıncı kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
-Bu gece Müslümanlara ne mutlu!.. Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu:
- Hiçbir dilekte bulunan yok mu ki, kendisine dilediği verilsin'?
Sekizinci kapıda duran melek de şöyle sesleniyordu:
- Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın?
Bunları gördükten sonra, Cebrail (A.S.)'e sordum:
- Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak? Şöyle dedi:
- Gecenin ilkinden, tan yeri ağarıncaya kadar. Sonra şöyle dedi:
- Ya Muhammed! ALLAH Teâlâ, bu gece, Kelb kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısı kadar kimseyi cehenne


Mehmet Talü

araştırmacı yazar